9 Aralık 2009 Çarşamba

Alya'nın İncileri..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 16:02 3 Dusunce
Öncelikle tekrar merhaba..
Uzun soluklu bir süreç olduğu için blog dönem dönem yazamadığım oluyor.Neden bilmiyorum açasım bile gelmiyor.Bir arkadaşta okumuştum,depresyonda blogum diye.Sanırım bende de aynı durum söz konusu.
Herneyse..
Öğlene doğru Alya'nın çorbasını içirirken alt damağında patlamak üzere olan daha damağı yamamış tırtıkları belli dişlerini gördüm.O kadar heyecanlandımki kalbim duracakmış gibi sandım yani..
Aslında kendim için değil,sürekli dişi çıktımı diye sorup beni bayanlar içindi sevincim.
İşte böyle..
İlk dişlerimizin patladığı tarih ve ortalama 9 ay-3 haftalıksın Annecim..
Hayırlı uğurlu olsun incilerin..

8 Aralık 2009 Salı

Yiğit-Ayşe-Kamil'lerdeyiz..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 16:38 0 Dusunce
Kamil benim Citroen de çalıştığım dönemden arkadaşım..Eşi Ayşe ile de aramız iyi olunca uzun soluklu oldu arkadaşlığımız.Maşallah diyelim..
Pazartesi için sözleştik.Ben pazartesi günü babamlardan atlayıp bir taksiye gittim önceden..Ayşe sağolsun masamızı hazırlamıştı,hemen çayımızla birlikte karnımızı doyurduk..

Eee çocuklu ev nasıl olur..O akşam yemeğini hazırlarken ben iki canavarın başında durdum..Yiğit tabi daha hareketli büyük olduğu için Alya daha cadı ama.Çocuğu bir rahat bırakmadı.Elini tutmaya çalışmalarda cabası.. :)

Birlikte oynadılar daha doğrusu Yiğit oynadı,Alya sevindi.Yiğit el çırptı,Alya da çırptı..Çok eğlenceliydi ikisini izlemek.
Nereye bakıyorlar acaba??
Tabiki Televizyona...Reklam yakaladılar.. :)
Akşam babamız ve Kamil gelince yemeğimizi yedik,çerezlerimiz,meyvemiz derken gün zaten bitti..



Çok keyifli bir akşamdı..
Buradan da kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz..



5 Aralık 2009 Cumartesi

Babamızın zehirlenmesi..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 16:07 1 Dusunce
Evlenirken hiç düşünmeden aldık yıkanma aracımızı..Şofben mi termosifon mu diye bile hiç girmedik ayrıma.Direk şofbendi kararımız.
Ben babaevimde hep şofben kullanmıştım çünkü,herhangi bir arazımızda olmamıştı şükür.Olacağını da düşünmüyordum.Her zehirlenen ve sonu ölümle biten insanlar gibi.
Cumartesi günü sabahtan duşa girdim.Pek kalmam duşta ben maksimum 5-6 dakikadır süre.Peşime babamız girdi.Kapıyı kapatır,buharın ve sıcağın etkisiyle uzun dakikalar kalır.Taa ki ben gidip tüpü kapatıp hadi çık artık diyene kadar..
İşte..işte bu gün bir değişilkil oldu ve babamız sadece 5 dakika sonra yanımdaydı salonda.Üzerinde bornozu,rengi sapsarı,kapıdan girer girmez üzerime yığılmıştı çok kötüyüm ben diyerek.
Önce şaka sandım.Ayağa kaldırdım,uzanmasını sağladım koltuğa.Ne oldu dedim,banyoda çok kötü bir koku var dedi.Hole çıkmamla o kokuyu hissettim..Hemen gidip tüpü kapattım.
Koşa koşa yoğurdu aldım,5-6 kaşık yedirdim..
Biraz dinlendi,uzandı.İyim ben diyerek 1 saat sonra işe gitti..
Bende peşinden hazırlanıp babamlara geçtim.
Öğlene doğru eşimden gelen bir telefon..
İn aşağı hastaneye gidelim..
Tamam dedim hemen Devlet Hastanesinin Aciline gittik.Girişimizi yaptım hemen.
Önce tansiyonu ölçüldü,bu arada doktora durumu anlattık.Hemen serum takılsın dedi.Bu arada tansiyonu 15-10.Serumun tkılması ile kusmaya başladı,simsiyah bir irin aktı resmen.Doktor zehirlenmelerde siyah olur kusmuğun rengi dedi.
Beyin tomografisi çekildi,akciğer filmi filan.
Şükürki bir şey çıkmadı ama doktor önlem olarak 4 saate yakın müşaade altında tuttu bizi..
Bir şeyi yoktu aslında ama önlem olarak kaldık.
Tabi kararımız hemen belirdi kafamızda eve gelirken.Evdeki şohbeni kaldırıp hemen termosifon alacaktık..Bunun için araştırmalar yaptık,Vestel'e karar verdik.
Hakkımızıda hayırlısı..
Blog Widget by LinkWithin

Beni Sevenler:)

Kimler Gelmiş??