30 Temmuz 2010 Cuma

Dozer-Bambam-Çakıl...Hepsi Bir Arada..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:20 0 Dusunce
Ailece var bizde bu durum sanırım..Bambamız biraz gerçek ama...
Parka gittik,şöyle Alya kaydıraktan kaysın biraz akranlarıyla oynama şansı bulsun diye..Biz kaşındık aslında..
Çok mutlu oldu önce..Çocuklarla oynadı filan..
Aşağıdaki fotoyu babası sallanan salıncağa doğru gidiyor diye geri çekince surat yapmasına istinaden çekti..Tam surat yapıyor hanım bize:))


Bir süre sonra iki üç arkadaş buldu kendine..3 yaşlarındalardı.İkisiyle oynamaya başladı..


Bıraksak çıkıyor merdivenden ama bırakamıyoruz.Ya babaısyla birlikte çıktı kaydırağın tepesine oradan babası bıraktı;tek başına kaymasını sağladı.Yada direk kaydırağın tepesine koydu merdivene bulaşmadan..


Bu pozdan az önce başımıza gelen olay..Bambam dememin nedeni yani...Kayanları izliyoruz Alyayla hemen dibindeyim ben,elini tutuyorum.Bir anda kaydıraktan kayan bir kız çocuğuna Alya hemen koşup sarılıyor.Küçük kızda ona.Kızımız daha narin biraz zayıflığınında etkisiyle Alyanın sarılmasıyla yere düşüyor,Alyada üzerine..Çocuk ağlıyor,babasıyla biz Alyayı o an bırakıp diğer kız çocuğunun durumuna bakıyoruz.Bir yandan su çıkarıyorum bir yandan ıslak mendil.Serinliğin iyi geleceğini düşünüyorum kendimce..
Annesinden gelen bir sesle kendime geliyorum..
-Lütfen çocuğunuzu alır mısınız siz?Bizi rahat bırakın...
Hiç bir şey demeden uzaklaşıyoruz banka geçiyoruz Alyayı alıp.Alyaya su içiriyoruz,ellerini siliyoruz.Çocukta ağlama yok,annesi salıncağa götürüyor.Salıncakta sallıyor bize kötü bakaraktan..Babamıza diyorum yolabilirim her an bu kadını..
Alya tekrar kaydırağa gitmek istiyor,kalkıyoruz peşine.Kaydırıyoruz,yukardan hoop yapıyor salıyor kendini aşağıdan tutuyorum her zamanki gibi..


Az önce oynadığı abalarından biri geliyor yanına..Alya gülmeye başlıyor..


Alnının ortasındaki kızarıklığa dikkat bu arada,çocuğun üzerine düşünce Alyadada bu araz kalıyor..
Sanki suçlu benim..Çocuğumu salmışım ortaya ona buna bulaşıyor da sanki..Yahu dibindeyim olay olurken kaldı ki olay yok..Parkta olabilecek bir şey bu..Biri 1.5 yaşında değil,ötekide en fazla 2.5 yaşında.Gözlemimizdeyken gerçekleşen kazada bu gerginlik niye..Kırma çabası niye...Yardımcı olmaya çalışan bir anneye bu tepki niye?Ki o an ki elim ayağımın boşalmasını ben biliyorum..Niye yani..



26 Temmuz 2010 Pazartesi

İshaliz!..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 11:32 3 Dusunce

Bu az önce çektiğim fotoğraflardan biri...Bebeğini sallıyor,ona birşeyler anlatarak.Aynı benim onu uyuttuğum gibi,ben onun yanına uzandığımda 1-2 dakika anlatırım..Çok güzel yemek yedin annecim,uyan dışarı çıkıcaz yada baban gelsin sahile gideceğiz tarzında.Kendi kendine yatağına bıraktığım zamanda uyuun diye sadece bir iki kelime eder çıkarım odadan...
Bebeğiyle konuşması beni çok etkiledi,derlerya çocuklar bir tarla ne verirseniz onu alırsınız diye..Sanırım durumumuz bu..Çok seviyorum seni güzel kızım benim.
3 gündür ishal durumundayız.Artık bezini 3-4 saatte bir dolduğu için değil,ishal olduğu için alıyorum ve ortalama en fazla 2 saatte bir yapıyor.Onun haricinde bir araz yok ama.Ha birde pişik..Gece su istedi,01:30 sularında.Babası verdi,sonra yanımıza gelmek istedi.Aldık aramıza.Sonra feryat figan bir ağlama.Ne olduğunu anlayamadığımız bir ağlama.Baktım gene kaka mı yaptı diye,o an neye uğradığımı şaşırdım.Portakal kabuğu görünümünde bir popo..Ki ıslak mendil kullanmam her bez değişiminde mutlaka yıkarım poposunu birde zaten günde 2 kere yıkanıyoruz.Hemen gittik yıkadık popoyu.Kuruladık,kremledik.Dişlerin etkisi sanıyorum bu ishal..
Çünkü yemesi gayet güzel bir sıkıntısı yok,suyunu da içiyor.Meyve püresini yiyor gün içinde meyve suyunuda içiyor.Sıvı gıdayı eksik etmemeye çalışıyorum.Gecede sütüni içiyor.Bu sebeple doktora gerek görmedim.Bakalım..
Alya çorap giymiyor,ev zaten sıcak,hava sıcak..Karşıdaki bir komşu teyze kızım çorapsız olmaz dedi,çorap giydir...Kaybetmediysek bulduk dedim içimden...
Yok teyze dedim,giymiyor benim kızım;giymesinde...Aman kızım olur mu dedi...Olur teyze dedim,çocuk benim...Sen torununa giydir..Ne karışırlarsa elalemin işine...
--------------------------------
Bu arada dün hava çok sıcaktı Samsunda.Saat 2 ye gelirken çıktık denize geçtik babasıyla.Alya denizi görünce ohhh ohh,bıcı bıcı yaptı:)
En uygun yeri bulup hemen soyunduk dökündük hooop denize..Simidiyle denizde açıldık,biz yüzerken o da bize eşlik etti.Dalgalara sırtımızı verip yükselip alçaldık,kimi zaman gözlerimize su geldi,kimi zamanda su yuttuk:)))
1 saati aşkın süre denizde kaldıktan sonra çıkalım dedik,Alyaa çıkalımmı dediğinde babası Alyadan bir cırlamayla birlikte ııığğhhhhh sesi yükseldi..Demek ki istemiyor dedik,yarım saat daha durduk.Çıkarken etinden et koparmışcasına ağladı Alya..Sadece mayosunu çıkardık üzerini giydirmedik,etrafı meraklı gözlerle izledi..Sonra dayanamayıp tekrar bıcı bıcı dedi,en fazla 10 dakika durmuşuzdur karada..
Tekrar denize girdik,gelen laf attı giden laf attı kızıma:)Ama babası,kötü bakışlarla uzaklaştırdı bizi sevmeye kalkanların yanından..Hele bir adam,Alyanın smidine ellemeye kalkınca babamızdan müthiş cevap abi bırak simidi;ben sağ gözümden sol gözüme güvenmem çocuğumu emanet konusunda..
Hönnnkk olarak kaldım tabi:)
Adam nasıl kaçacağını bilemedi yanımızdan..İnsanlarda bir değişik,ne ellersin milletin çocuğuna hangi mantıkla yani...
5 e geliyordu çıktık denizden,Alyanın üzerini değişip hemen eve attık kendimizi.Babası yıkadı kızını,bende eşyalarını ayarladım..Mis gibi etli taze fasülyesini yiyiyp uyudu baba kız...Güzel bir pazardı..
Haftaya da havuza gitmek niyetimiz,bakalım kısmet:)

25 Temmuz 2010 Pazar

Nasıl Bir Anneyim?

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 13:03 0 Dusunce



Kendimi eleştireyim istiyorum bugün..Anneliğimi sorgulayayım,deşeyim...


Nasıl bir anneyim acaba,Alyaya sormak lazım aslında.İlerde beni anlattıracağım ona,dışardan nasıl göründüğümü;yapmak istediklerimin ona yansımasının nasıl olduğunu...Zaman bir gelsin hele...


Bence iyi bir anneyim elbette.Her anne gibi.


Doğduğu güne gidersek;doğduğunda sezeryanın etkisi ile susturun şunu diye bağırmışım mesela hiç hatırlamıyorum..Tamamen narkozun etkisi,yoksa aylardır yıllardır hasret olduğum o ses için nasıl böyle bir söylemde bulanabilirimki...


Hem yayığım hemde panik..Duruma göre değişiyor bu halim..Kendime bile şaşıyorum iki ucu ayı anda nasıl yaşadığım ve çevreme yaşattığım için.Değişik bir psikoloji..

Önce benim inanmam lazım olan yada olacak bir şeye.Hasta diyelim normal soğuk algınlığı geçirdiğine ben inanmalıyım önce ve ilaca cevap vermeli.Vermediği taktirde anında doktorunda alırım soluğu.Yada ararım bilgilenirim,ilaç değişikliği gerekiyorsa inanılmaz sorgularım ki bunu doktorumuza çok güvendiğim halde yapıyorum..Güvenmesem demek:)Ben inanacağım ben ikna olacağım..
Ben internette iki doktorun sıkı takipçisiyim,Alya 40 günlükken Dr.Kadir Tuğcunun bir forumdaki yazılarına denk gelmiştim.O zaman başladı benim ona tutkunluğum,bu sebeplede beslenme ve hastalıklar konusunda onun görüşleriyle eğittim kendimi..Çok şey kattı bana hala da katıyor eski yazıları..
İkinci doktorumuzda Prof.Dr.Sabiha Paktuna Keskin.Bayılıyorum bu kadına..Etiketlerinden taşıdığı sıfatlardan çok bir çocuğun psikolojisini anneye o kadar güzel yansıtıp o kadar aydınlatıcı bilgiler sunuyorki..Bir lafı var mesela;çocuğunuzun beynini uçurmasına izin verin diye..Hep bu vardır aklımda benim..O yüzden de Alyaya hayır derken düşünürüm;gerekli bir hayır mı-onun bilinçaltında yer eder miyim?
Bana herkes seni bildiğini okuyorsun der,ben dinlerim;bazende dinlemeden kestirir atarım söylenenleri.Hayatımın her alanında böyleyimdir.Umursamam..Çocuğumu büyütürkende böyle yapıyorum..Kimin ne dediği ne yedirdiği umurumda değil..Kimseyle kıyaslama yapmam ne boyunu ne kilosunu;ne becerisini..Mesela bu haftasında kaç kutuyu üst üste diziyor demedim hiç? :)Çünkü biliyorumki 3 yaşından önce çocuğa bu tarz şeyler öğretmek yanlış,3 yaşına kadar kişiliğini oluşturmak en mantıklısı kimliğini ortaya koyarken yardımcı olabilmek bir ebeveyn olarak..
Yemesi ve uykusu konusunda titizimdir,hep söylerim bunu..Kahvaltısı,meyvesi,öğle yemeği,yoğurdu,şimdilerde akşamları muhallebi yerine yine akşam yemeği yiyoruz;gecede maşallahki 2 gecedir süt içiyoruz tekrardan.Yada ben yatarken süt içmezse muhallebi yapacağım..Ayrı menü,ayrı karışımlar..Meyvemi sebzemi sadece pazardan alırım,o an lazım olsun,almak için market yerine direk Fizandada olsa pazara giderim.İşte delilik belkide..7.5 lt süt kullanıyoruz haftada 5 lt.salı günü;2.5 lt de cumartesi günü alıyorum sütcümden.Kesinlikle hazır gıda hazır süt kullanmam..Çalışmamamın avantajını fazlasıyla kullanıyorum bu konuda;k çalıştığım zamanda kayınvalideme giderken yemesini istediklerimi günlük olarak götüreceğim..
Uykumuz hala çok düzenli,pek nadir 21:30 a kaymamız;bu konuda kendimide tebrik ediyorum.Nerde olursak olalım bende uyumasa bile uyutmak için pek azimliyim..18 ayına girmek üzere olan bir çocuğu kendi istediğiniz saatte yatırmak pek de kolay değildir çünkü..
Benim içimde yaradır biz hiç pazarları ailece birşeyler yapmadık.Annemde çalışan kadın olduğu için fiksti.Cumartesi günü teyzemlere tüm teyzeler olarak gider kuzenlerle oynardık.Pazarlarıda annem ütü,çamaşır ev temizliği bizim eşyalarımız derken bizi eve tıkar;gezme bilmezdik.O yüzden de kızım aynı hisleri yaşamasın pazar gününden nefret etmesin diye pazarları iş yapmam,ailece mutlaka Alyayı mutlu edebileceğimiz yerlere götürmeye çalışırım babasıyla..
Panik olduğum konularda var..Mesela balkon cam,ıslak zeminler.Elinde kırılmaya müsait bir objeyle yürümesi,benim 1 mt ilerimde olması,pişik konusunda da hassasım fazlaca...Asla kabul edemem Alyayı kucağında tututpda camdan balkondan baktıran birini.Ben güvenemezken ona,karşımdakinin güvenini anlamak imkansız oluyor benim için...
Kıyafetleri konusunda da çok dikkatliyimdir,paspal haliyle fotosunu çekmem mesela,ki paspal dolaşması için zorda kalmam gerek..Sayılıdır:)Ütülerim herşeyini mis gibi..
Şimdilik aklıma gelenler bunlar..Belki 2.ve 3.seriyide yazabilirim kimbilir:)

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Alican ve Sevgi de Evlenenler Kervanında...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 22:51 0 Dusunce
Kayınvalidemlerin belkide 40 yıllık ahbapları Fatoş Teyzeler..İlk kez babamla tanışmaya geldiklerinde kayınvalidemlerle gelmişlerdi..Dün gibi gözümün önünde:)
Oğlu Alican o zaman Kimyada okuyordu,evliliği düşünmüyordu falan fistan..Sonra birden duydukki Alican çalıştığı bankada sigorta departmanında çalışan kızla flört ediyor ve nişanlanacak..Dün gibi,dün...
Sonra nişan oluyor,üzerinden 1 sene geçiyor..Ve düğün zamanı gelip çatıyor..Samsunun En Nadide otelini ayarlıyorlar,öğleden sonra nikah,akşam da yemek için...
Nikaha ben gidemedim,Alyayla zor olur diye.Kayınvalidem ve kayınpederim gittiler..Biz de akşam yemeğe gittik;havuzbaşında..Çok seviyorum bu otelin havuzbaşı yemeklerini ben..Şık bir ortam,güzel insanlar,loş ışık;romantik bir müzik filan..


Aslında foto kötü,o anı yansıtabilseydim müthiş olurdu...
HErşey çok güzeldi bir kere..Masa oturtma düzeni,glen konukları ağırlama,yemek seçimleri,menüdeki zenginlik filan..Hayatımdaki en güzel havai fişek gösterisiydi diyebilriim..Müthişti o an..Yaklaşık 5 dakika ara vermeden onlarca havai fişek atıldı.Birde uyduruklardan değildi belli,hep gökyüzünün en derin yerlerinde patladı büyük büyük ışıklar saçtı,sesler yayıldı...
Sadece biraz müzik seçimi kötüydü,kötüde demiyeyim sadece ağır takıldı..:)
Havazun kenarında olunca bizim masa Alya bizi ayakta tuttu..En fazla 1 saat,ben başıma geleceği bildiğimden öğle uykusuna yatırmadım Alyayı,ordada 21:00 gibi otopark alanına götürdüm yoğurdunu yedirdikten sonra;uyuttum bebek arabasında..Yoksa Allah korusun bir kaza yaşanabilirdi..



Ve bizden de bir foto:)Alya yok:)
Gece 12ye gelirken bitti düğün,geze geze evimize geldik..Gecenin yorgunluğu ve o müthiş havai fişek gösterisi dilimizde olarak..
Oğlumuz zaten çok yakışıklı,gelinimizde hoş..Allah mesut bahtiyar etsin inşallah evlerinde yuvalarında onları...

23 Temmuz 2010 Cuma

Neden,Anlamam...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 21:32 0 Dusunce
Yaklaşık 3 yıldır hatta 3.5 yıldırda olabilir evimizde internet kullanıcısıyız.Evlendiğimizin 6.ayında almıştık interneti evimize.O zaman eski kirada olduğumuz evdeydik.Hiç değişmedi ödediğimiz miktar,30 Ytl yi geçmedi tutar.
Ev telefonuda kullanıyorduk,ikisi banka hesabımızdan otomatik çekiliyordu..Taaki son döneme kadar...
Ailemize olan evimize geçeli 2 sene oldu,ev telefonumuzuda numarası değişerek nakil ettirdik,internet sağlayıcımızıda.
Ben kullanıyorum evde interneti genelde,babamızda anca akşamları bir açar poker oynar ve kapatır,yada kısa sürelidir girme oranı.İşi olmaz bilgisayarla,girer faceimi açar muhabbetlere güler.Sohbet konusu oluşturur bize..Bu yüzden kotamı hiç dolduramamışımdır sürekli kontrol ederim 2 Gb anca olur..
Ev telefonunu dışarıya kapattık nerdeyse 1 sene önce.Sadece dışardan aranıyordu,internet için açıktı yani..Sonra babam bana kamu hattı alıp bilmem kaç dakika her yöne bedavası olunca beni evden arayanlarada kapat ben seni arayayım demeye başlayınca;babamız telefonu toptan kapatmaya karar verdi..Çok hesabını kitabını bilen,kuruş kuruş her şeyi inceleyen bir babamız var demiş miydim bilemiyorum daha önce..Bu sebeplede ortak hesabımızdan tlf için kesilen para onu didiklemeye başladı tabi;12 lira:))
Alt katımızda oturan babamızın amcasıda internet kullanıcısı;ev tlfnunu kapatınca internetide kapatalım ordan alalım bağlantımızı dedik..Amca gitti sınırsıza çevirdi,her ay yarı yaraıya paylaşıyoruz faturayı..Daha karlı tabi bizim babamız gibi kuruşu önemli olan biri için..Zaten bu hesapcı yanına aşık oldum ben kocamın...Ara ara bunalsam da idaresini bilmesi,önünü görerek adım atması;borçla harçla işi olmaması,birikim yapması benim için çok önemli bir şey..Zira bunu şimdilerde daha iyi anlıyorum..
Ne diyordum;Bugün sahilde gezmeye çıktık akşam üzeri babamızla.İnterneti hala kapatmamış olduğumuz aklımıza geldi,arayalım kapatalım dedik.İnternet benim adımaydı.Aradım bilgi doğrulaması yaptık..Tlfdaki bayan sanki beni dinlemezcesine kampanyalardan,kapatmadığımız taktirde 6 ay ücretsiz kullanım hakkımızın olduğundan,üstüne üstlük hızını hiç bir fark almadan yükselteceğinden bahsetmeye başladı..Anlıyorum neticede onların işi bu,stratejileri farklı...Sadece dinledim..Anlattı anlattı..Peki ne düşünüyorsunuz dediğinde de cevabım;eşimle son ve net kararımız kapatmak yönünde teşekkürler verdiğiniz bilgiler için dedim..Ne diyeyim ki..
Peki dedi,72 saat içinde tekrar size dönülecek sonra bir aboneliği sonlandırma mailli atılacak falan fistan..Yani uzadı da uzayacak...Bayacak..Ekstra para çıkacak..
Neden bu kadar zor anlamadım,anlamayacağım...Neden yani...Prosedürler neden zaman alıyor,neden bayıyor insanları..
---------------------------------------------------

Bu arada sahil demişken her zaman gittiğimiz cafemize gittik,hemde yürüyüşümüzü yaptık:)
Gitmişken pişti oynamak olmaz dimi?20 lirasına oynadık,az dedim;babamızdan gelen cevap;sanki paranı başkası veriyorda az mışşşşş oldu:)
Eeee karısı tarafından sürekli piştide yenilmek üzüyor onu anlıyorum... :)
Alya oradakilerle dolanırken bende babasını yendim,20liğimi bekliyorum halen.. :)
--------------------------------------------------------------

İş başvurularına pazartesi başlayacaktım ya birde..Bugün şehir içinde 5 dakikalık bir işim vardı,Alyayı alt kattaki Yengeye bırakıp gittim hallettim işimi..Sonra Babamlara geçtim,kardeşim hala izinde.Uyuyordu ben gittiğimde 11 sularında..
planlarımı,başvuru yapacağım kurumsal firmaları söyledim.Bir tanesinin satın alma Müdüresi müşterisiymiş.Hemen aradı,bayan hemen gelin dedi çok sempatik bir şekilde...
Kardeşcime hep eli kolu dolu gelirmiş Müdiremiz;giderken tatlımızı yaptırdık gittik..
Çok güzel karşıladı,bu arada o firmanın büyüklüğünü görünce içimden bir yuuuh çektim..İnsan sayısı fazla,şirketin kapladığı alan oldukça büyük..
Tatlımızı yedikten sonra cvleri doldurdum.3 farklı departman için ayrı ayrı doldurdum,çünkü sorumlu müdürler farklıymış.Şartları maaş,özel sigorta,izin,çalışma ve mesai günleri olarakda oldukça güzeldi..
Olur mu?Bilemiyorum..Ama olsun isterim tabi,hayırlısı...
Pazartesi aklımda 3 firma daha var..
Aklıma koyduğumu yapma huyumu çok seviyorum,çalışmaaaaak istiyorum çünkü..Ç-a-l-ı-ş-m-a-k...
Allahım gönlümdekini nasip etsin diliyorum..Psikolojik olarak gerçekten çok ihtiyacım var çalışmaya çünkü....

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Evde Oturmak!!??!

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 10:29 0 Dusunce


Konuyla ilgili bir foto değil;sadece 17 aylık bir bebeğe 22 numara ayakkabı nasıl küçük gelir onu anlamadığımdan bu fotoyu koydum:)



Artık çalışmak istiyorum bunu düşünüyorum ne zamandır..Alyaya bakmak için olsa bile evde oturmak fazlasıyla sıktı beni..Özellikle bu aralar..

Sürekli yaptığım temizlik,ama akşama sanki hiç bir şey yapılmamış kadar nankör olan bu işlerden yorulduğumdan mıdır nedir artık çalışmayı düşünüyorum..

Önce güzel bir cv hazırlayıp sonrada kafamdaki yerlere iş başvurusunda bulunmayı...

Alya 17 ayını sürüyor artık,e4n zor zamanlarını geçirdim onunla.Evet ayrılmak fazlasıyla zor olacak ama şunu anladımki ev kadını olmak bana göre değil.2 senedir nerdeyse evdeyim,şu son dönemlerde bunaldığım kadar hayatımın hiç bir alanında bunalmadım...Artık çalışmak istiyorum..Diz kapaklarım ağrıyana,gölzerim yorulana kadar çalışmak..Elimde çayımı yudumlarken işimi yapmak,öff bunaldım ben çalışmaktan diye bağırmak..
Evde oturmayı asla körelme diye görmedim,çünkü evde oturma sebebim kızımdı.Ama artık istiyorum,kendimi girmiş olduğum evhanımı konumundan çıkarmayı istiyorum..
Sabahları kalkıp ev toplamaktan bıktım,elim toplasa kuyruğum dağıtıyor çünkü..Kuyruk Alya tabikide:)Yemek,ev işi,sil süpür..Bezdim...Çalışırken evm bu kadar tozlanmaz ben bu kadar yorulmazdım..HErşey düzenliydi daha,haftada bir gelen kadınlada tam rayında oluyordu herşey...
Bu hafta bitti zaten,pazartesiden itibaren aklımdaki yerlerle görüşeceğim kısmetse...Umarım şartlarımızın uyduğu bir işyeri ile anlaşırım..

18 Temmuz 2010 Pazar

Büyük Eltimin Çocuklarının Sünnetindeyiz

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:32
Aylardır beklediğimiz,büyük eltimin harıl harıl hazırlandığı Sünnet Düğünümüzü de yaptık nihayet.
Sabahtan kıyafetlerimizi hazırlayıp kayınvalideme kahvaltıya geçtik.Görümcemlerde şehirdışından gelmişlerdi,onun kayınvalidesi filan hep birlikte olduk..
Öğleden sonra hazırlanıp biz görümcemle çocukları kayınvalideme bırakıp kuaföre geçtik.Benim planım aslında saçlarımı koyulaştırmaktı,ancak kuaförüm inceledi saçımı.Ve vazgeçti boyamaktan.Yapamam dedi,saçların çok platin.Şimdi boyasak kafan 3 renge dönüşür 1 hafta içinde,boyanın oturması 5-6 ayı buluyor dedi.O dönemdede sen sıkılırsın her ay gelip boyatmaktan dedi.O yüzden röfleyi bırakacaksan kendi saçınla bırak dedi.Boyayı önermiyorum sana dedi.
Benimde kararım bu şekilde belirlenmiş oldu,dipler geldikçe kestirip röflelerin gitmesini sağlayacağım.
Kıyafetime göre ben saçımı toplatmayı düşünüyordum,görümcem kestirdi maşa yaptırdı.Bende kaş bilmem ne derken saçım toplandı.Makyajlarımız yapıldı.17:00 yi geçiyordu çıktığımızda.
Kayınvalideme geçtik,onlar hazırlanırlarken ben Alyayı toparladım kocamı aldım eve geldik.Bizde hazırlandık.Ve alt katta oturan halaya indik.Davulcu davulu çalarken içim bir tuhaf oldu...
Konvoya geçtik bu sefer.Keyifli ve zevkli bir konvoydu.Bir ara ön kesilip yol açılsın diye çiftetelli oynadı delikanlılar:))Acayip şekilde küfür yemişizdir eminim:)))
Güzel bir düğün oldu..Ben Alyayı uyutana kadar piste çıkamadım olduğum yerde coşturdum milleti sadece:)))Esmesemde gürlerim misali:)
Pilav,tavuk döner,patates ve salata vardı,pastası çerezi ile iyi ağırlandık:)Bende neticede konuğum:))
Sünnet çocukları ortada yoklar,palyanço ile oynuyorlar.Alya korktu biraz...
Bu arada daha düğün başlamadan üzerine bir bardak suyu boca eden Alyayı da tebrik etmek gerek,aylardır onada hazırlanırken kıyafet için bir anda normal gündelik bir badiye ve tayta kaldı..Nasip..
Biz üç eltiyiz,fotodaki ortanca eltim.Onlarda tatilden bir gün önce döndüler.Görümcemlerle gittiler tatile her seneki gibi,seneye kısmetse bizde dahil olabilir programa..Gözlerde maşallah süper çıkmış..



Tahtta ne kadar mutlu Alya,abileri parkta oynarken yerleri Alyaya kaldı..



Eee annesiyle de bir poz çekinmeden olmaz...
Topalmda 7 kilo verdim,bir 7 kilo daha verirsem süper olacak.Ama durdu resmen.Veremiyorum.Bakalım amacım bayrama kadar 7 kilo daha vermek...



Alya babasının kafasına geçirmeye çalışırken şapkayı..Aslında gülüyor.Ama sonra ben alınca kucağıma ağlıyor.Bendeki bakışta amma çaresiz!!Ne olacak halim der gibiyim...



Karı koca bir foto çekinmeden olmaz ama değil mi?



Alya saat 10 a gelirken uyudu bebek arabasında,o sese rağmen.Bizde keyfini çıkarttık düğünün.Pistten hiç inmedik desem yeri..Zaten oynamayı oldum bittim çok severim...
Buradada görümcemle kocası..Babamızın amca oğlu çekmiş bu pozu.Onlar Alicanı çekerken Alicanda onları çekmiş,değişik olmuş:)



Görümcemin kayınvalidesi ve oğluşu..Alya 21 gün daha büyük Tahadan.Bu yaşlardaki bebekler arasında 21 günün ne kadar önemli olduğunu gördüm tahayı görünce.Kayınvalidem söylüyordu,daha bebek gibi hareketleri Tahanın,Alya daha bilinçli diye ama görünce oturdu taşlar.
Fakat maşallah bir yiyorki o katı gıdaları..Aman nazarım değmesin,maşallah süphanallah.




Ortanca kaynım ve eltimle bu pozun adı başka aslında.Ama yazamıyorum:))



Ortamızda duran Fatma Yenge,benim alt katımda oturuyor.Kayınvalidemin eltisi,eşimin amca karısı..İyi anlaşıyoruz,sağolsun hep destektir bana..


Girişin üzerinde oturan babanne ve hala ilede bu pozumuz oldu..




Güzel bir gecenin ardından ayaklarımıza inen karasularımız ile saat 23:00 ü geçerken evimize döndük.Daha tatil yorgunluğunu atamadan üzerimizden birde düğün yorgunluğu eklendi..
Herşey güzeldi,Allah damatlıklarınıda görmeyi nasip etsin inşallah..
Bu arada farkettimde büyük eltim ve sünnet çocukları ile hiç fotomuz yok:))

16 Temmuz 2010 Cuma

Bodrum Tatilimiz:)

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 21:02 0 Dusunce
Nerden başlasam bilemedim şimdi,uzun zamandır yazmayınca...
En baştan alayım en iyisi ben...
7Temmuz çarşamba yani gideceğimiz gün önce babamlara geçtim.Babamız gelip bizi aldı;kayınvalidemlere de veda etmek için.Zaten onlarda geleceklerdi bizi havaalanına bırakmaya.Yolda konuşurken babamızdan bir anda bende geleyim mi teklifi çıkınca çok mutlu oldum tabi.Aslında işi gereği yazın izin kullanamıyor pek.Patronunu arayıp tlfda durumunu izah etti;patronuda sağolsun 12-19 temmuz arası izinlisin dedi:)
Zaten kardeşcim de gelecekti,uçak biletini ayırtmıştı o da.Bi daha iptal etti kocam geleceği için.Evet şaka gibiydi pazartesi günü kocamla kardeşim yanımızda olacaktı..
Derken çıktık havaalanına doğru.Genel olrak sistemlerin bir aksiliği söz konusuydu,biletim net üzerinden alındığı için bulunamadı filan.Son kontrol kapısından geçerken Alya baabsını bırakmak istemedi hiç.Ağladı kendini yırtarcasına.
Piste giden son kapıda bir karışıklık vardı,Alya kucağımda diğer elimde bebek arabası (bebek arabasını uçağa binerken verip uçak inişinde alıyorum)ne olduğunu anlamaya çalıştım.
Tam 40 dakika bekledik,rezillik had safhadaydı.Nedeni de engelli bir yolcu varmış ona asansör getirtiyorlarmış.Ne kadar mantıklı tartışılır ama madem böyle bir durum var çağrı yapmayacaksın...
20:50 de olan uçağımız ne kadar şanslıyız ki hiç bir açıklama yapılmadan 21:35de kalktı.Uçakta ayrı bir gerginlik söz konusuydu tabi..Yandan olan firmaları anlarım ama Thy gibi büyük bir firmada bu hafifliğin olması kabul edilir bir şey değil;hele hele diğer firmalara göre göz göre göre 2 misli para öderken..
Alya hiç yormadı beni uçakta şükür,zaten uyudu..Hiç kalkmadı..Bodrum aktarmam 22:50deydi biz Ankarada 22:45deydik.Tabi nerden bilebilirim beni Alyanın dışında yoran durumlar yaşayabileceğimi...
Uçağın çıkışında bebek arabasını bırakıp alıyoruz genelde;bu sefer alamadım..Aktarmalıyım üzerinde bir etiket yok,nerden bulunacak daha biri alsa gitse..Bodrum uçağına bizlerden binecek olduğundan biz gecikince haliyle uçak kalkamamış;yolcular sinirli..Koştur koştur kontrol kapısına gelip durumu izah ettim görevlilere.Gene sakindim aslında.Ta ki o gerizekalı kız bana 'hanımefendi lütfen tüpten geçip uçağa geçermisiniz,uçak sizin uçağınızın gecikmesi yüzünden kalkmadı diye bir çok yolcuyla sorun yaşadık-ayrıcada siz uçuş kartınızı verin;biz bulursak bebek arabasını sizi arayalım'??Hönnkkk...
O an nevrim döndü benim...Dedim bana bak gerizekalı mısın nesin sen,uçağın kalkması tamamen sizin donanımınızın eksik olması yüzünden geç kalktı;bende çok memnun değildim dedim ve ekledim..2.olarak da o bebek arabasını bulursak diye bir şey yok;bu-la-cak-sınız.Ne kadar gayriciddi bir yaklaşım bu böyle;parasını siz mi verdiniz de aldınız,ben uçağın girişinde tüpün çıkışındayım.O bebek arabası bulunmadan hiç bir yere gitmiyorum dedim..
İnanılmaz sinirliydim tabi,berbattım.Birde benim kötü huyum sinirlenince ağzımdan çıkanlarfı kontrol edemiyorum..
Gelen giden akıl veriyor bana;bulunur bilmem ne diye..Üzerinde hiç bir etiket bulunmayan bir şey nasıl bulunur insanlarada şaştım açıkçası..
15 dakika boyunca hosteslede tartışarak geçirdim,sonra beklenen haber geldi.Bebek arabanız bulundu uçağın kargo kısmına koyuluyor,inişte alacaksınız.Göreceğim dedim camdan baktım evet benim bebek arabamdı.Tabi uçak da bu arada 23:30 da kalktı.Uçak inişinde aldım bebek arabamı tuttum otobüsün yolunu.Saat tam gece 01:00 sularında Milas havaalanındaydık.Alya rahat uyuyamamanın verdiği krizle arada bir uyanıyor ağlıyordu.Bunalmıştı tabi o da.40 dakikalık bir yolculuktan sonra Bodrumdaydım.Halamlar bekliyorlardı beni.HEmen valizlerimi aldılar,oradan da Turgutreis dolmuşuna bindik.Saat 02:30 da evdeydik.İnanılmaz bir yorgunluk bende,inanılmaz bir ter vardı.Hemen duşa girdim yıkandım.




Alyanın havaalanı çıkışındaki hali...Ne kadar mahmur ve olmadığı gibi çıkmış..



Sabah yine aynı saatinde kalkan Alya yorgun günlerimin bekcisi olduğumu bir kere daha hatırlattı bana..
Genel olarak gündüzleri en erken 09:30 kalkan bir ev ahalisi mevcuttu;bizim gibi en geç 07:00 de kalkan birirlerini görünce ve halamlardan birininde 2 küçük torunu bu erken kalkma yorgunluğuna dayanamayınca çözümümüz belli oldu..
Sabahtan Alyayı yedirip yürüyüşe çıkıyordum,yaklaşık 1 saat gidiş 1 saat geliş sürüyordu.Sahilde mis gibi havada yürüyüş koşu yapanlarla birlikte zevkli oluyordu..Babamız gelincede gezmelere birlikte gittik,ya arabayla yada yürüyerek..
İlk gün Alyanın keyfi gayet yerindeydi.Aslında genel olarak keyfliydi Alya.Sadece haylazlıklarının boyutlarını artırdı orada.Birde kuzenimin biri 2.5 diğeri 4 yaşında olan çocuklarına karşı agresifdi neden anlayamadım..Doğru dürüst istemedi onlarla oynamayı..
Deniz konusunda da hiç yormadı beni.Buzdolabından çıkarılmış su gibi soğuk denize atlayıp bıcı bıcı diye çıktığımızda ağlaması şaşırtıcıydı.Sabah 10:30 dan sonra gidiyorduk plaja,yarım saate yakın giriyordu.Sonra çıkar giydir kurula derken saat 12:00 ye gelirken eve dönüyorduk.
Plaj yazlığa en fazla 20 mt idi.Yakın olmasının avantajı da ayrı bir keyifli kılıyordu..




Alya küçük halamla..Pek sevdirmedi kimseye kendisini,1 hafta içinde sadece kendi istediğinde gitti..Halamlar sağolsunlar hiç bunaltmadılar Alyayı kararı kendisine bıraktılar.



İkinci günün akşamı bizi bir sürpriz bekliyordu..Kuzenimin büyük kızı Zeynep 4 yaşına girecekti ve beni beklemişlerdi doğumgününü kutlamak için.Yan yazlıkta yaz-kış oturan halamın görümcesi Gülen Halaların yazlığında güzel bir parti verdik Zeynepe.Halam hazırlandı,Kuzenimde pastasını yaptı..En güzel yanıda pasta tabanı diye aldığı kalıbın revani çıkmasıydı:)))Lezzetliydi ama:))



Hamakta keyif yapan Alya çok sevdi hamağı.Hiç gelmek istemedi bana..Hep yatmak istedi,biraz zor oldu onu oradan kaçırmak..


Hep birlikte bir foto çekinelim değil mi?Nice yıllara Zeynepcim..


Aysel Halam Alyayı çağırıyor foto çekinmek için,ama Alya bu koşturma dururken gelir mi hiç... :)



Benim Büyük Halama benzediğim söylenir.Huylarımız,tipimiz..İkimizde aynıyızdır genel olarak,ondan sanıyorum çatışıyoruz..Yani belirgin bir çatışma yok çatışma dedim ama..Hani bir ipde iki canbaz oynamaz misali..İkimizde konuşunca ortada durulmuyor:))))Ama sevgiside başka..
Halamın çocuk byütme tekniği benimle hiç uyuşmuyor.bu sebeple biraz sorun yaşadık zaten..Çorap giydir,ayakkabı giydir,deniz soğuk sokma filan diye müdahale geince bir ohaaa oldum kendimmce..Çünkü Alyaya tek başıma ben baktım,ben büyütüm.Birde gerçekten dirayetli bir çocuk..Doktorumuz sağolsun bu anlamda çok destekcim oldu..Alyayı mesela orada çorapsız atletsiz gezdirdim,halamdaki mantık daha korumacı.E tabi ben rahat bir anne olarak kaldım onun gözünde:)))Rahat ve yayık anne... :)
Halam denize sokma su soğuk dedi,ben girsin ne var kışın rahat geçer diri olur vucudu dedim.Birde Alyanın mutluluğu ön plandaydı benim için.O da girmek istedi..
O gerilme dönemlerinde sakinliğimi korumam zor oldu ama şimdi gülüyorum,bizim Günseli halamla her zamanki hallerimiz işte.O karışmadan duramaz bende ne babası ne kocası karışan bir kadın olarak kabul edemiyorum derken çatışma böyle yaşandı..Geçti gitti:)Allahdan ikimizde unutuyoruz 5 dakika sonra:))
Doğum günü gayet güzel geçti konuya dönersek:))



Daha önce demiş miydim bilemedim? :)Halamların tuttuğu yazlık Kos adası manzaralı.Bakınız fotoğraftaki karşı taraf..Evin için efil efil esiyor o 45 derecelik sıcakları bile evin konumu nedeniyle hiç yaşamadık desem yeri..Akşamları o adaya karşı içmek de ayrı bir keyfdi hep bilrikte..Özleyeceğim anlardan biri...



Halamın torunu Zeynepcik..Alya sanki daha ısınmış gibiydi Zeynepe ama genel olarak dediğim gibi agresifdi.Bu da nadide fotoğraflardan biri..Maşallah kuzulara.

Yemesi gene çok düzenli ve saatliydi.Hiç öğün atlamadan ve bozmadan gittik şükür.Ne sıcak,ne ev ortamı etkiledi düzenimizi.Uyku olarak günde iki kere toplamda 4-5 saati bulan gündüz uykusu sadece bir kereye düşmüş ve 2-3 saatle sınırlanmıştı..Bende üstelemedim,zaten 1 haftalık tatilimde çocukla olmam yoruyordu beni.birde düzen olarak baskı uygulamaya çalışıp kendimi yormaya onuda üzmeye cesaret edemedim..


Babamız geldiği gün Alya onu görünce balkonda bir kaldı..Kal geldi derler ya aynen öyle oldu..sonra ağlamaya başladı ama nasıl bir ağlama..Ve Burç için zor anlar başlamış oldu.Sürekli yakasında baba diye dolaşan bir çocuk:)))
Üçümüz olunca daha bir güzel oldu herşey.Kardeşcimde gelince plajda şemsiye altında oturan Alyayı bırakıp rahatlıkla yüzüp geliyorduk..
Hiç güneş yanığı olmadı Alyada şükürler olsun.Doktorumuzun önerisiyle Sebamed 50+ üzeri kullandık.Denizde de almadı fazla güneşi doğal olarak..Birde ilk denize girdiği gün ateş düşürücüsünden bir tatlı kaşığı ver demişti,çok işime yaradı bu bilgisi..Belkide o soğuk şokun yaratabileceği tahribat ilaçla yok oldu..


Babamız gelince arabada olunca dışarı çıkma isteği geldi tabi bana:))Hep birlikte Turgutreise geçtik bir akşam.Eğlenceliydi,dolandık filan ama yanımızda 3 çocuk olunca zaptetmek zor oluyor haliyle.


Benim şaftım kaymış yüzümden düşen bin parça.Yorgun ve argınım...Dönerken içide uyudu arabada.Yazlık turgutreis yolunda fenerin civarında güzel bir sitede.Verilen parayı fazlasıyla hakediyor..Sadece 3 dakika mesafedeydik Turgutreise..Eve dönünce bebeleri yatırıp biz gene toparlanıp bir güzel içtik..Ayyaş gibi olduk zaten orada..


Ve mangalımız..
Halam elinin lezzetini katıp güzel bir köfte yoğurdu bize.Babamızda mangal yaktı yazlığın arka tarafında.
Yanına kızrtma,pilav,yoğurtlu semiz ve çoban salata yaptık..


Babasız duramayan Alya bizi bir poza itti tabiki:))))


Hepimiz yemekten önce bir pozda çekinmesek olmaz..:)



Kocamın beyaz atletine bittim ama:)Ben üstsüz yerleşim yerinde yazlık bile olsa gezen erkekten nefret ediyorum.Sapık gibi geliyor bana..Atlet giysin ama üstsüz gezmesin yani..Allahdan eşimde benim gibi de zorlanmıyoruz...



Mangal sonrası büyük halam,kuzenim ve çocuklar gelmedi bizle Bodrum şehirçine.Sadece küçük halam,kardeşim,Alya,ben ve kocam gittik.Alya uyudu arabaya biner binmez.
Bodrum merkez 40 dakikaya yakın.
Arabayı tam çarşı içine bıraktık gayet kolay bir yerdi..Bebek arabasına koyup Alyayı yürüyüşe başladık..Keyifliydi ama sıcak fena bastırmış.Esinti yok,o sıcaklık bir basınç oluşturmuş orada.Biz yazlıkta esintili muhite alışmışız ya birazcık bayıldık...
Yat limanının karşısındaki boncukcularda aldık soluğu.Kayınvalideme bir Bodrum haırası alayım dedim ama halam aldırmadı.Kayınvalidem kocam gelirken bir jest yapıp bir koli kıymalı pide gndermişti bize.Sağolsun,halamda ben alacağım o yüzden dedi.Kocamanından bir nazar boncuğu aldık beğenerek,hlamın kesesine bereket..


Kardeşcim sanırım halamın zayıflığının yanında bu kadar iri çıkmış normalde değil çünkü..Kendiside bir ohaa çekti bu fotoyu görünce:)))


Küçük Halamın hayatımdaki yeri bambaşka.Bana verdiği maddi manevi destek şu yaşımda olmama rağmen hala beni küçük bir kız gibi görüp arkamda olması her zaman duygulandırıyor
beni..Çok seviyorum halacım seni..

Yalnız şu var;Burçla araları benden daha iyi..O benim evladım diyor halam hep..Allah da bozmasın..


Bu kadar sese rağmen uyuyan Alyayı da ayakta alkışlamak gerek..Şükür sese çok endeksli değil Alya bana hiç benzememiş..




Gelipde barlar sokağına girmeden olmaz değil mi?Begonvillerin altında bir poz çekinelim..
Bodrum her zamanki Bodrum işte..Ahlaksızlık had safhada.10 yıl önce neyse 10 yıl sonrada aynı.Hiç bir değişme yok..Sadece eski amele birikintisi yoktu o dikkatimizi çekti..Turistlerin merkezde olmalarından dolayı sanırım kalitesizliği gene gözlerden kaçmadı.Halamların yazlığına meşhur cluplar ve beachler çok yakın yürüyşde karşılaşıyorduk kalan turistlerle gerçekten onların bile bir kalitesi var ağırlığı var..
Bir bara girip birşeyler içemedik durum o kadar vahimdi..Masaların üzerine dans eden çıplağa yakın hatunlar,etrafında onları bir av gibi izleyen her an atılmaya hazır abaza adamlar...İğrenç ötesiydi..O yüzdne sevmiyorum Bodrumun bu tarzını ben gece yaşantısını filan..
Samsundada dibine kadar yaşadık şükür gece gezmelerini ,İzmirdede..Hele İzmirde benim zamanımda Le Meyhane vardı mesela Alsancakda.Giderdik oraya,Altay çıkardı daha meşhur değildi.Ama İzmir bilirdi onu..Gece yaşamının da kalitelisini severim ben,basitliğe gelemiyorum..

Bu restorantın adı çok ilgimizi çekti;buradada bir hatıra kalsın istedim:)))

Halamların yazlığının arka tarafından görünüş,ytüksekten çekilmiş bir görünüş.Normalde uzak değil tabi..


Bizim meşhur gündüz gezmelerinden biri..Alyanın elinde Didosu.



Genel olarak keyifliydi ufak tefek yaşanan şeyler dışında..Alyanın var olan halini değişmemesi benim için önemli bir şeydi..Hiç bir beni üzen durum olmadı.Sanırım çocuklarla anlaşamaması da oyuncaklardan kaynaklıydı.Herşey benim ayında çünkü Alya..
Çamaşırımı zaten düzenli yıkadığım için orada,hiç zorlukda yaşamadım..
Halamların ev sahipliği ve gösterdikleri nezaket ve sevgi dolu anlar içinde teşekkür ediyorum,iyi halamlar iyiki hayatımdalar..
Kocamlar gelince ben dönüş biletimi iptal ettim ve onlarla döndüm.1180 km beni düşündürmedi değil Alyayla nasıl olur diye ama hiç korkulduğu gibi olmadı..18 saate Samsundaydık.Çok dur kalk yaptık.2 saatte uyuduk yolda.
15 Temmuzda akşam yemeğinden sonra 21:00 sularında çıktık yola.Maması,bezi derken eve gelmemiz 18 saati buldu..

Alya bu fotodan az bir süre sonra o peçete parçalarını pança pinçik edip arabayı berbat etti..Yeterki dursun araba önemli değil dedik zaten.Utandırdı kızım beni..Bir kere bir benzinlikte durup enerjisini atması için saldık onu.Kaydıraktan kaydı,salıncakta sallandı..Yorulup tekrar uyudu..


Teyzesi çok yorgun görünüyor değil mi?Çok uyudu yani insan dışı bir performans gösterdi..Gece zaten hiç uyanmadı,gündüzde sürekli uyku modundaydı...Maşallah dedim..



Derken keyifli bir tatilden sonra evimizdeyiz.Ama tatil dinlendiriyor hikayesi son bulsun artık.O tempoda anlamıyor insan yorgunluğunu eve gelince anlıyor.Allahdan evimi temizleyip gitmiştim bir tek ufak tefek çamaşırım vardı yıkanacak..Onlarıda hallettim zaten..
Alya Bodrumda çekyatlara çıkmayı öğrendi,sonra daha da ilerletti;artık sandalyeye çıkıyor ve atlamak üzereyken yakalıyoruz.İnsan hayatının 1 haftada ne kadar ilerleyebileceğinin bir göstergesi sanırım durumumuz.Korkuyorum neler yapabileceğinden,artık daha dikkat gerektiriyor çünkü..
Birde bir kaç gündüz ara ara mutsuzlukları oluyor sanırım dişler yapıyor.Var olan ilgimizle atlatmaya çalışıyoruz bakalım...
Babamız izin almaya alışmış olacakki seneyenin tatil organizasyonunu yaptı.Ya birlikte tatile giden görümcem ve kaynım-eltimlerle gideceğiz iznini ayarlayabilirse;ayarlayamazsada biz başbaşa Alyayı alıp çıkacağız..İnşallah..

























7 Temmuz 2010 Çarşamba

Evliliğimiz,Kızımız ve Tatil:)

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 13:20

Alya böyleydi,hayal gibi.İnsan başka küçük çocukları gördüğünde kendi çocuğunun büyüdünün farkına veriyor,ilginçtirki..
Anne olmak Rabbimin bana verdiği bu hayata dair en önemli hediyem..Şükürler olsun.Her anının fotosunu özellikle çekiyoruzki an be an ilerlemesini kayıt altında tutabilelim...
Alyaya tek başıma baktım ben,kimsenin yardımı olmadan..Haa babamızın bu konudaki desteğini atlayamam,bu ciddi bir şey çünkü.Geceleri o kalkar,beni kaldırır süt sağarken ben Alyayı tutar yada oyalar,sonrada içirirdi sütünü.Mama içecekse de mamasını yapar besler yatırırdı..Böyle bir adama da nankörlük olur zaten..
Ben günde 2 kere mama veriyorum diye ağlarken bana tam destek oldu kocam..Bu da büyük bir şey derdi hep,anne sütünü her öğünde almasada nerdeyse 7 öğünün 5inde alıyor diye.6 aydan sonra mama ve anne sütü hikayemiz bittiğinden o stresli dönemimde bitti.
Derken ek gıdaya geçtik.Sağolsun bu dönemdede yardımcım oldu benim.Gece mamayı kaldırıp süte geçtiğimizden sütünü ısıtır verirdi;akşamlarıda Alyanın muhallebisini yada kendi yaptığımızdan yemeklerden 2 tahta kaşığı ile alır blendara vurur yedirir,suyunu içirir sonra oyalardı ben biraz dinleneyim diye..
Yani şöyle ki...
Ben eşimi baba olduğunu tam anlamıyla gösterdikten sonra tanıdım..Bir eşim vardı benim tanıdığım;bir de eşim vardı tanımadığım baba olan eşim...Zaten bir erkeği tanımak için baba olması gerekirmiş ya.Bizimkide o hesap...
Bugn bizim 4.yılımız kocamla.4 yıl önce uzattığı eli hala ellerimde..Varlığıyla yaşamıma ayrı bir boyut kazandıran eşime minnet borçluyum..Ve kendisinede söylediğim üzere:
-Beni seninle tanıştıranlar hepsi girsin Cennete:)))
Akşam da gidiyorum bu arada günüm geldi şükürler olsun..Kutlama yemeğini dün akşam yedik.İçimde garip bir burukluk var..Onu bırakmak tek başına bana her zaman hüzün veriyor nedendir bilmiyorum..
Hiç bir şey istemedi yiyecek olarak,zaten evde herşey var dedi.Dışardan yerim yada evde kahvaltılık,tost bilimum yumurta çeşitleri;deepfrezedeki pideyi ısıtırım diyede ekledi..
Ama duramadım;zeytinli ve kaşarlı puaça ile çaylı kek yaptım ona.Birde çok sevdiği ezogelin çorbamdan...Alyada çok sevdiğinden çok işe yaradı yapmamıştım ne zamandır çünkü..Annemlerde kalırım diyor ama eve de gelir mutlaka biliyorum ben onu:)Afiyet olsun bitanecik kocama..
Akşam havaalanına babannemiz,teyzemizde gelecekler beni yolcu ederken.15inde de dönüyorum kısmetse;gece burdayız.Teyzemiz de 12sinde geliyor yanımıza,15inde o da dönüyor.Orada da buluşuyoruz:)))
Güzel haberler güzel fotolarla 15inde görüşmek üzere diyorum...
İyi tatiller bana...Kızıma..

4 Temmuz 2010 Pazar

Pazar Pazar Keyif...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 22:32 0 Dusunce
Hava çok güzeldi.Güzel bir kahvaltının ardından hemen attık kendimizi denize.Karadenizde güneş çok ısıtmadığından saat maat beklemedik,çok da kalmayacağız nasılsa diyerek.
İki eltim,kaynımlar,çoluk çocuk yaklaşık 50 mt karşımızda olan plaja indik.Alya en keyifli olanıydı sanırım..
Denizden ürperir diye düşündüm ama maşallah ki hiç korkmadı.Bana benzemeyecek anlaşıldı:)))
Babasıyla keyifte..



Arada bir biz:)Yüzüm çamur gibi çünkü çekme diyorum ben Alyayı hemen denizden kapıp giydirip gidicem ayol:))Girmedim Alyanın yemek saati ve uyku zamanı geçmesin diye..




Babasıyla olan diyaloğu harika Alyanın..Özellikle yükün benim üzerimde olmadığını düşünürsek daha bir harika:)


Ve denizden çıkmaya ramak kala çekilen bir foto...



Denizden çıktıktan sonra çok ağladı.Ben üzerini değişirken özellikle.Bıcı bıcı diyerek.Bu kadarını beklemiyordum dedi babası.Ama yapacak bir şey yoktu,ilk kez denize giriyordu fazla kalmasını istemedik.
Eve geldikten sonra duşunu aldırıp çorbasını içirip uyuttuk.Tekrar gitmekti niyetim ama o kadar yorulmuşumki gözüm almadı,uyudum kızımla.Babamız,amcamız ve çocuklar geç vakte kadar denizdelerdi..Bizede ana kız keyif yapmak kaldı geriye evde...Biz çarşamba günü gideceğimiz Bodrumda çıkaracağız asıl denizin keyfini.Umuyorum yani:)
Akşam biraz üzücü bitse de kaçınılmazdı sanırım bu son..
Alt katımızda oturan eşimin babanne ve bekar halasındaydık akşam üzeri.Kalabalık aile ortamı yani..
Babanne çok bunaltıyor Alyayı.Aslında sevdiğindendir mutlaka ama,çocuk bu..Sürekli kollarını ısırıyor,inceck narin kollarından çekiştiriyor yakalayıp poposuna vurup ağlatıyor.Duran çocuk huysuzlanıyor haliyle..Ve gitmek istemiyor sonrasında da..Gitmek istemiyor diye bir şaplak daha yiyor.
H:ayatım boyunca hiç eşime karşı bir dolduruşum olmamıştır varolan olayları anlatim de,gaz veriyim.Kafasına edim gibi.Kaldı ki kayınvalidemlerle ve eşimin ailesiyle gayet iyi anlaşırım maşallah.
Bu Babanne olayını da hiç söylemedim çok bunalıyor diye Alya.Otururken Babamız sordu bana Alyanın kolunu kim ısırdı diye Babanne dedim gayet kabullenmiş bir şekilde.Bozuldu..Anladım.
O dakikalarda babanne Alyayı gene yakalayıp aynı yeri aynı anda ısırıp yine o narincik kollarını çekiştirip aynı andada poposuna vurunca;babamız sinirlendi.
Sitemli olarak'ya babanne böyle davranınca çocuk istemiyor dedi ve sizden uzaklaşıyor.El kadar sebi ısırılır mı ' dedi..Benim çiçek gibi baktığım yavrumun böyle sevgi gösterilerine maruz kalmasını bende kabul edemiyorum haliyle,hoşlanmıyorum ama Babasının söylemesi iyi oldu diye düşünüyorum..
E tabi bozuldu Halası.Bizimki gerçi hiç umursamaz öyle şeyleri:))Orda bozulan bende olsam aynı umursamazlıktı olurdu yani..Yapacak bir şey yok.
Eşimin zaten bu bağımsız yönünü seviyorum ben.Kimseye maddi manevi bir bağlılığı olmadığından bu kendine güveni..Çalışıyorum,ekmeğimi taştan çıkarıyorum,kimsenin 5 kuruşu boğazımdan geçmez dolayısıylada kimsenin hakkı yok üzerimde mantığında..
Ben başkasının çocuğunun nasıl canını acıtmıyorsam severken aynı hassasiyeti bizde bekliyoruz anne baba olarak.Ki gözüne bakıyoruz her anne baba gibi kızımızın.Seviyorum adı altında bu tarz hareketlerede gerek yok diye düşünüyorum..17 aylık bir bebek doğduğundan bu yana sürekli ağlatılırsa,ısırılırsa,poposuna vurulup kkolları çekiştirilirse psikolojisinide sorgulamak gerek..En azından bundan sonrası için daha dikkatli olur herkes....

Blog Widget by LinkWithin

Beni Sevenler:)

Kimler Gelmiş??