Doktorumuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doktorumuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2010 Perşembe

Ramazan,Alya,Biz ve İşte Öyle...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 10:40 0 Dusunce
Ramazan'ın ikinci günündeyiz.Biraz alıştığımdan mıdır nedir daha ayaktayım.Dün perperişan yataktan kalkmadan sadece Alyanın ihtiyaçlarını karşılamak için kalkıyordum.Sadece bir ara dışarda işim vardı onu halletmek için çıktığımda bir ara susuzluktan bayılacağımı bile düşündüm.Açlık değil bir çok insan gibi benim derdim sadece su...Günde 3 lt su içen biri olarak perperişan oluyorum..
Alya oynuyor kendi kendine,bebekleriyle,yada tencere tabaklarıyla.Öğünlerini yediriyorum.Maşallah ki iştahı gene yerinde.Tüm öğünlerini saatli bitiriyor.
Yaklaşık 09:00 dan beri uyuyor birde öğleden sonra uyuyacak.Toplamda yine gündüz uykusu 4.5-5 saati buluyor.
Ama bugünkü uyuması gerçekten çok komik bir o kadar da karşılaştığım manzara benim için feciydi.Ben yatakları düzeltmek için odaya geçerken onu koltuğa bırakıp yumurcak tv yi açtım.Tv izlemesi yok denecek kadar az,çok az.Bebekliğinden beri baktırmıyor olmamızın da etkisi..İşim bitip tekra odaya geldiğimde şok oldum.Oturduğu yerden kafası bir sağa bir sola gidiyor,uyumuş:)alnız tehlikeli olanı koltuğa normal değil yatar vaziyette bırakmıştım.Yatmak istememiş olacak ki oturmaya geçmiş.Uykuda ağır basınca uyumuş.
Hemen aldım ve yatak odasına bıraktım.Hala da uyuyor.


Bu foto geçen geceden..Mutluluğun resmi işte.Eklemek istedim..
Aslında çok severim Ramazanda gelsin birileri,yiyelim içelim filan ama bu Ramazan gerçekten takatim yok.Havaların çok sıcak olması,günlerin uzun olması birde Alya faktörü olunca misafirperverliğim yerini çocuklu kadın olmama bırakıyor..
Babamızla aldığımız kararımız kimseye gitmiyoruz,kimseyide çağırmıyoruz...Sadece bir arkadaş çiftimiz vardı.Onlar Alyayı sevmeye geleceklerini söyledi,bende o arkadaşımı ne zamandır görmediğimden yemeği birlikte yemeyi istedim.Prosedür olmadan,ne yapcam gayesi olmadan..
O samimiyetini bildiğim ve sevdiğim bir arkadaşım..Çok özlediğim canım arkadaşım...
Bu arada Alyanın antibiyotiğini kullanmayı kestik dün kullanmadık yani.Kakadaki sümüksü durum ne zamandır geçmişti ama ben 5 gün en azından kullanmış olalım mantığımla vermeye devam ettim.Aslında bugün kontrolümüz vardı ancak hep dediğim üzere ben ikna olunca doktorada gitmeme son kararım dedim Babamıza..
Biz akşamları bizim odanın balkon kapısı,oturma odasının balkon kapısı ve mutfak balkon kapısını açıp yatıyoruz.Efil efil esen bir hava oluyor,oda kapılarıda açık olunca.Yatmadan da Alyaya soğuğa yakın bir suyla duş aldırınca ohhh estire estire uyuyor..Hiç terlemeden..
Suyumuzu dolaptan içiyor,meyve ve yoğurdumuzuda dolaptan anında çıkarıp yediriyoruz.Evdeki çorapsız gezmemizi hiç yazmayayım..Lak lak ayak diyor babası.Bir geçende fasülye ayıklarken giydirdim onunda nedeni fasülyeler ayaklarına geldikçe huylanıyor olmasıydı.Otururken çıkarmış çorabını dayanamamış..Evimiz ada gibi bizim.4 yönede bakıyoruz.Her tarafımız bomboş köşe başıyız yanımızda yapılan binada sanırım 10 mtrden fazladır uzaklığı.Arkamız boş,ön taraf boş. :)Evimiz bu yüzden oldukça serin birde kuzey tarafına baktığı için evn bir kısmı;dışarısı cayır cayır yanıyorken ben ön balkonumuzda öğleden sonra serin serin oturuyorum:)

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Alya Doğana kadar Neler Yaşadım...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 16:48 0 Dusunce
Bugünkü boşluğumdan olsa gerek Alyaya hamileliğimi öğrendiğim günü yazmak istedim.Ona hatıra kalması açısından..
Alyadan önce bir hamileliğim daha olmuştu,ordan başlıyayım.Ne demişler söz gider yazı kalır.Aklı erdiğinde an be an ne yaşadığımı unutabilirim ama burayı asla!..
'006 Temmuzda evlendiğimizde çocuk düşünmüyorduk haliyle de hiç böyle hevesli değildim..Sonra ne olduysa bebek istemeye başlamıştık.Ki kistlerim olduğunu öğrendim.Doktorum önce kistleri temizleyelim dedi.Yaklaşık 6 ay sonra ilk bebeğime hamile olduğumu öğrendim.Sorunsuz gbi gözüküyordu herşey.Doktorumda destekliyordu beni.7.haftada bir düşük tehlikesi geçirip hastanede 3 gün kadar yattım..Ama ne yatma berbattı..Sırtım hep yatakta,elimde serum..Gayet güzel geçiyordu hamileliğim..Genel olarak iyiydim.Ayda 2 kere doktoruma gidiyor durumumu takip ediyordum.16.haftada cinsiyet öğrenmeye gittiğimde eşimle doktorum hay Allah neden böyle oldu dediğinde gözlerim faltaşı gibi açılmıştı.Bebeğin kalbi durmuş meğerse.Ölüymüş içimde 10 gündür filan.İyiki seni zehirlemedi dedi bana.Oradan nasıl çıktığımı bilmiyordum ağlaya ağlaya.Ben bizim arabadayım eşim şirket arabasında ikimiz ayrı ağlıyorduk..Eve geldi herkes.O gece kalabalık bir topluluk beni teselli etme durumundaydı.Hiç bir şey anlamıyordum.Hemen ertesi gün yattım hastaneye tahlillerim yapıldı.Doktor normal doğum yapacaksın dediğinde korkumu anlatamam.Alamayız dedi rahmi çok zedeleriz..Serum ve hapla normal doğum başlatıldı..Akşam 6ya gelirken idrarımın geldiğini düşünerek tuvalete gittiğimde meğerse normal doğum başlangıcımmış benim.Hemen hemşireye bağırdık,yanımda o gece teyzemin kızı kalacaktı.Hemşire kenara geç dedi.Bebek çıkıyordu inanamadım,ablam bebeği çekip çıkardı.Plesenta içerde kalmıştı,hemen kürtaja alıyoruz dediler.Çok ağladım..Yatakları tırmalaya tırmalaya resmen.Şubat 9du,bebeğim artık yoktu...
e tabi büyük bir travma geçirdim,1 hafta raporluydum.Herkes yanımdaydı,ama ben tek kalmak istiyordum.Kimseyi istemiyordum.İşe başlamayı bu kadar isteyeceğim hiç aklıma gelmezdi..
Doktorum 3 ay korunma önerdi,sonra bırakabilirsiniz dedi.Biz çok bebek istediğimizden 3 ay sonra tekrar bıraktık.Hemen hamile kaldım..Kist filan olmadığı için..

28 Haziran 2008 de Önce bir idrar testi alıp kendim yaptım sonuç pozitif çıktı.Ki hala saklarım o testimi.Sonra ikinciyi,o da pozitif çıktı.Eşime kimseye söylemeyelim bu kez dedim,tamam dedi.Ama endişeliydim ne yapacağım ne oldu konusunda..30 Haziranda dayanamayıp kan tahlili yaptırmaya karar verdim.Aynı gün şirketten başka bir arkadaşın düğünü vardı,aynı işyerimde çalıştığım kızarkadaşımı almaya gitmeden kanı verdim Anadolu Hastanesine.
Düğün sonrası arkadaşı bırakıp tekrar döndüm hastaneye.Sonucum çıkmıştı,bayan sevinçli olarak verdi tahlil kağıdımı.Hamileydim 2.kere ama içimdeki korkuya engel olamıyordum nasıl olacak diye..
O gün zaten kardeşimle,halamla ve sadece kayınvalidemle paylaştık durumu.Duyulmasın istedik birde.Ertesi gün doktorumdan randevu alıp muayenanesine gittim.Baktı kese görünüyordu yaklaşık 5 haftalıktı Alya..Bu kez dedi riske atmayacağız hemen kan sulandırıcı iğneye başlayacağız.Diğer bebekteki ameliyatımda kanımın fazla olması sebebiyle kan pıhtılaşması mevcuttu çünkü bende.Bunu kaybetmeyeceğiz dedi.
Hemen multivitamine,corasprin ve kan sulandırıcı iğne olan innohepe başladık.Önce her gece doğumevine gidiyordum iğneyi vurdurmak için.Sonra deri altı iğnesi olduğundan çok bast dedi doktorum,eşin öğrensin.Eşime gösterdi.Artık o vuruyordu iğnelerimi..
Kollarım mosmordu ama.Yaz olduğu içinde kolsuz giyemiyordum kısa kollularla geçiştiriyordum..
Şirkettekilerde bildiği için hamileliğimi benim için rahat bir dönem başlamıştı.Doktor için rahatlıkla izin alıp çıkıyordum..
Derken aşerme dönemine girdik.Ama ne aşerme..Canım hep tuzlu ve ekşi şeyler istiyor,tatlılardan kusuyordum.Yağlı,salçalı yemekleri görmek istemiyordum.Yemekhaneye bile çıkamaz olmuştum.Pilav,çay,ekmek de yiyemiyordum.Yoğurt,ayran,peynir kireç gibi geliyordu bana.Berbat bir dönemdi be o...
Sadece çubuk krakerle yattığım günlerim var...
Ağustosun 15ine yakındı işte 12.haftayı dolmuştum kontrollerimde doktorum cinsiyetini söyledi bana.İçime hep doğduğu gibi Kızdı bebeğim..Ayda iki kere gidiyorduk muayeneye.Sağolsun ne muayenede ne de gecenin bir yarısı açtığım hiç bir telefonda zıt bir hareketini görmediğim Ersan Bey bu işe çok sevinmişti..Çünkü 2 kızı vardı:)
Herkesi aramıştım kız oluyor diye..Çok geçmeden isminide bulduk..Ben Derin ismini istiyordum,kardeşimde Alya.İsim ve soyisim olarak çok yerinde bulduk.Zaten cinsiyetini öğrenir öğrenmez ismide bulundu gibi oldu..
Derken taşınma telaşımız başladı.Ev sahibimiz çok sevdiğimiz evimizi satmaya karar vermişti,bize oturun demişti ama eşim durur mu..Biz ev ararken zaten ben hamile kaldığımı öğrenmiştim..Bu sefer kirada oturmayacaktık,aile büyüklerimize ait olan aile evine geçecektik.Giriş kat boş,2.katta eşimin babannesi ve bekar olan halası,üzerinde amcası,Onun üzerindede biz oturacaktık.Atakent denilen semtte cadde üzeri deniz manzaralı bir ev.Biraz büyükçe bir ev orası başka:) Telaşıda ayrı bir post konusu.Evin içinin yapılması filan..
Bir hafta sonu izin alıp eşyalarımızı kayınvalidem,kardeşim,eşim ve ben bir gecede toparladık.Pazardı da taşındık.Herkes yanımdaydı sağolsun,kardeşim,en yakın arkadaşım Özge,2 eltim,2 kaynım,kayınvalidem,kayınpederim,alt katta oturan amca ve karısı.Herkes bir yerden tutup bir gecede yerleştirdiler beni..Yorulmuştum ne kadar az iş yapsamda..
Ara ara olan kanamalar beni çok korkuttu..Doktorum 13.haftada rapor yazacağım sana yatacaksın böyle olmaz dedi.İşim araç satış olduğundan yoğun tempolarımdı bunun nedeni..Eve gelip düşündüğümde gerçekten çok yorulduğum için olduğunu idrak ediyordum..Ve bu bebeği kaybetmek istemiyordum.Her gece iğne oluyordum çünkü bu bebek için ben..Ve bir karar aldım...
Ertesi gün hemen satış müdürüne mail attım.MAil yoluyla bizim şirkette olduğu için iletişim güzel bir mail yazdım.Mazeretimi bildirdim bu sebeplede ayrılmak istiyordum dedim..Neticede işlerin aksaması benim yüzümden olmazdı..
Aynı gün bayi sahibimiz çağırdı beni yanına.Satış Müdürü aynı mailli onada göndermiş.Biz ayrılmanı istemiyoruz dedi.Ama bebek için sana ücretsiz izin verelim,bu da 1 eylül itibariyle olsun.Bebekten sonra gel dedi..Kafama da yattı.Çünkü ben çalıştığım firmayı gerçekten seviyordum,işimide tabiki..
Kollarımdaki morartılar herkesin dikkatini çekiyordu,millet dayak yiyorum sanıyordu..Bilmeyen düşür tabi..Bu arada yakın çevremdeki herkese saçma gibi geliyordu bu iğne olayı,bir bebek kaybı oldu diye olurmuymuş hiç iğne...
Ama kmseyi duymadım,dinlemedim ben..Sadece doktoruma güvendim eşimde bana çok destek verdi sağolsun..Her söylenene inat yaptık iğnemi..
İşten ayrıldıktan sonra evdeydim artık.Ayaklarımı uzatıp keyfini çıkarıyordum doğacak kızımın..HEr halinin fotosunu alıyor,videosunu veriyordu doktorum..
22.haftayı sürerken şirketten bir telefon geldi..O dönemde işler çok kötüydü konuşuyordum zaten.Araç satışı çok çok çok düşmüştü.Bayi sahibi utanıp sıkılıp ssk mı durdurmak zorunda olduklarını söyledi.Tamamen zorunluluktan.O kadar utanarak söylemişti ki ben onun utanmasına ezildim.Ayrılma isteğimi kendileri reddetmişlerdi çünkü.Dedim ne demek,o kadar iyisiniz ki hiç üzülmeyin.Olabilir.Bana tekrar çalışmak istersen olurda bir gün gene bekleriz demişti..Ki düşünüyorum:)
Aşermemde bitmişti yavaş yavaş.Hamilelik bana sanki ayrı bir güzellik kattı.Kız alır güzelliği derler ama çevremin söylemi bu..Kilo artışımda çok yavaştı,sadece karnım büyüyordu..(ki ben doğumdan sonra kilo aldım zaten:) )
Bebeğin aşağıya çok yakın olması,başının aşağıda olması sebebiyle doktorum erken doğum olabileceğini söylediğinde çok ağlamıştım..Neden diye..Normal doğum yapacaksın diye zorlaması ise tam bir fiyaskoydu benim için..Bir doktor zorlar mı hiç,benim doktorum zorladı.Hiç bir sorun yok,normal doğum yapacaksın sezeryana alamam ben seni filan diye..Ben ısrarla sezeryan isterken o normal doğumda kararlıydı.Bana ben sezeryan yapmıyorum,hekim değiş o zaman diyecek kadar ileri gitti..Biliyor ondan vazgeçemeyeğimizi..Ki hep derim o benim kahramanım,doktorum değil diye..
Son 2 hafta kala ağlaya ağlaya muayenesine girip iğne olan bir hastanın normal doğum yaparken öldüğünü söyledim ve çok korkuyorum dedim.Yapamam asla dedim..
O Gaddar adam gitmiş,yerine beni anlayan hak veren biri gelmişti.Ağlama dedi bebeğe birşey olacak..Kadınlar erkekleri herzaman gözyaşları ile kandırır bu tecrübeyle sabit:)
23 Şubatta 40 haftam dolarken resmen beklercesine doktorum bana gün vermyordu.Sancılarım başlamıştı.Şişmiştim artık.Karnım aşağıya düşmüştü.Eşim ayaklarım için dolma ayak diyordu:)))))Dalga geçe geçe kızımızın ayaklarıda benimki gibi oldu:)Bu da ayrı tabi..
17 şubatta hastaneye çağırdı beni yarın alıyorum sezeryana dedi..O keyifle kayınvalidemlere dönüp bir sucuklu yumurta yemişimki:)))
Geriside burada..
http://alyaderinsonmez.blogspot.com/2009/07/ben-alya-deringumbur-gumbur-geldiiimm.html


Güzel oldu be...

16 Haziran 2010 Çarşamba

Boğaz enfeksiyonu ve Ateş...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 17:02 0 Dusunce
Herşey normaldi aslında,sabahtan kahvaltısını yaptı.Dolandı biraz.Baktı ki uykusu var;götürdüm yatırdım..Kendi kendine uyumuştu 5 dakika sonra gidip baktığımda..
Alt kattaki Hala ölçü almaya geldiğinde uyuyordu hala,teyzeleri elbise dikecek kızıma tatil için de o yüzden hala ölçü almaya gelmişti..
Bir süre sonra gittim baktım uyanmış aldım oturma odasına.Kafasını koymaya yer arıyordu..Yatırdım kanepeye orada biraz yattı..Öpmek için uzandığımda gözlerinin nemlendiğini gördüm,öpüncede sıcaklığını..Ateşi var deyip bir koşu ateş ölçeri aldım evet ateş 38.6..
Hemen parasatemol verdim.Babasını aradım,sonrada doktorunu.Doktoru diş ve çiçek aşısı yapar dedi.Düşecektir dedi..Siz bol bol sıvı verin..
Şeftali,kiraz e çilek rendesini biraz sulu halde yedirdim..
38in altına düşmedi saatlerce aşısı..Hemen ılık duşa soktum.Baktım hala aynı ateş 38.4..Babasını aradım,şehir içine Dedeye gelin dedi birşey olursa hemen doktoruna geçeriz.Dedeye geldik,lahana çorbasından bir kase güzelce içti.O ara babası geldi merak etmiş.Keyfi iyiydi solukluğu devam ediyordu ancak..
Babası gitti,Alya da uyudu..Uyurken bir ölçek daha verdim parasatemolden..Yaklaşık 1 saat sonra baktım inliyor uyurken ateşini tekrar ölçtüm 38.9..Doktorunu aradım aşı ateşi inat yapmaz ilaçla düşer dedi getirin mutlaka bakalım dedi..
Babamızı aradım dedim gel böyleyken böyle.5 dakika içinde geldi,Alya uyuyordu kaptığı gibi gittik doktora.Ateş 38.8.Evdekinden 0.1 farklı çıktı..
Doktor muayenesinde tespit ettiki boğazları şişmiş kızarıklık söz konusu dedi.Antibiyotiğe başlıyoruz..1 hafta ateş düşürücü ve antibiyotik..
Doktoruna havuz sefasını sordum ondan mı acaba diye hayır olur mu dedi güldü kadın bana...Peki evde cıbıl cıbıl dolaştırıyorum ondan olabilir mi dedim..Boğaz enfeksiyonu soğuk bir şey yemeyle olur dedi......Dün akşam soğuk bardaktan soğuk su içti azcık sanırım ondan oldu..
Çünkü doktoru da şaşırdı,yani iki günde ne oldu da böyle hastalandı diye.
Babamız Dedemize bıraktı bizi,Yoğurdunu yedirdim Alyanın.Beslenmesini sulu olarak yapacağız pütürlüye ara verelim dedi doktoru..
Şu an halsizlik durumu devam ediyor inşallah düzelir en kısa zamanda...
Bu arada internet bağlantımızda evde sorun var,bir kaç gün yokuz sanırım..

14 Haziran 2010 Pazartesi

Doktor Kontrolümüz ve Aşımız..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 14:44 3 Dusunce
Yeni geldik doktordan.Hem kontrolümüz vardı hemde su çiçeği aşımız.
Doktor gelişimini gayet iyi buldu.12 kg a yakın kilomuz 87 cm boyumuz var.Gelişimi maşallah gayet iyi dedi.
Kusmasını sordu,bu ara yok denecek kadar az dedim..
Pütürlü yemesini sordu artık daha az tırlatıyorum blendarla pütürlü bırakıyorum ancak katı gıdaya geçemedik dedim.Zamanla olacak dişleri çıktıkça kendine olan güveni gelecek dedi..Gelişimi ayından çok üstte dedi bu sebeplede zorlayalım diyemiyorum dedi..
Aşısını yaptı.Alya çok tepki vermedi bu seferki muayenede.Kulağına burnuna gözüne ciğerlerine hep baktı..
Bu arada çiş için de başlayabilirsiniz yavaş yavaş dedi.Lazımlığa arada bir bezini çıkartıp oturtun dedi.Birde bez değişirken yıkamaya başlayın havalar çok güzel dedi.Ben zaten geçen sene hep yıkardım ama havalar soğuyunca bırakmıştım..
Tatil olayımızı söyledim,güneş yağı için 50+ faktör üzeri kullanacaksınız Mustela yada Sebamed dedi.Nemlendiriciye gerek yok ancak güneşte çok kalmasını istemiyorum sabah 11:30 a kadar ve 15:30 dan sonra güneşten faydalanacaksınız dedi.Su yasağımızda geldi.Egenin denizi soğuk olması sebebiyle Alyada da sistit olduğundan tekrarlamamsı için böyle olması gerek dedi...
Sinek ısırığı için bir ilaç yazdı,ateş düşürücünüzü yanınıza alın dedi bir de alerjik bir duruma karşı ilaç ismi verdi.
Her durumda her zamanki gibi arayabilirsiniz diyerek gönderdi bizi...
Geldik Alya çorbasını içip öğle uykusuna yattı bende notlarımı alayım istedim..
Umarım aksilik olmadan gider döneriz..

29 Nisan 2010 Perşembe

Gelişimimiz..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:51 1 Dusunce
14.ayımızı sürerken 2 dişimiz var.Ne kadar normal bilemiyorum ama..
Bende geç çıkarmışım dişlerimi ve sapasağlamlar..
Pazartesi günü 3 aylık rutin kontrolümüz var doktorumuzda soracağım bakalım..
Herhangi bir vitamin kullanmadım sadece 1 yaş kontrolünde balık yağına başlamıştık,hala ona devam ediyorum.Acaba Dvit kullanmadığımız için mi diye merak etmiyor değilim hani..
Eltimle geçenlerde konuşurken iyiki vermedin Gülşah dedi,beyinde ödem yapıyormuş vit ilaçları ancak balık yağının ne kadar zararı var bilemiyorum bünyeye...
Aslında soracağım o kadar şey varki doktorumuza.
Pütürlüye geçemedik hala ve benim canımı sıkan en büyük durum bu.Herşeyi yiyor ama gel gör blendarlandıktan sonra..
Boyu posu kilosu kanı maşallah çok iyi birde eline alıp yemeleri olsa.Eline bir şey versek sanki pis bir şey vermişiz gibi öğürüyor.
Bu arada annesinin huyluluğu sanırım onada geçti,her yemekten sonra lavoboya gidip ağzının kendine ait yüzü için kullandığımız chicco sabunu ile yıkanmasını bekliyor.Eline kazayla bir şey gelse saç yada başka bir şey hemen öğğ diyor ve silmemi istiyor..Benim gibi dilerim çok da huylu olmaz ama...
Bu arada artık bilinçli konuşmalar başladı,
-Yere elindekini atıp elleriyle 'diiddii' yapıyor.
-Babasına baba,erkek çocuklarına abi,kız çocuklarına ablaağğğ diyor.
-Kardeşimi gördüğünde hemen babamla özdeşleştiriyor ve 'deeddee'diyor.
-Arabayla babamların evinin önüne geldiğimizde artık tanımaya başladı o bölgeyi.KEdiler meşhur olduğundan 'pişiii piişiii'diyor elleriyle de hareketini yapıyor.
-İstediği bir şey olduğunda gösteriyor genelde gözleriyle ama.
-Uykudan kalkınca ayakkabılarını eline alıp getiriyor giydirecekmişim:))
-Bir de 'ooh'yapıyor elleriyle göğsünü sıvazlayarak..Haa mesela banyodada aynısını yapıyor ohh diyerek su dökünüyor,abdest alır gibi..
-Artık mamamızı evimizdeysek mama koltuğumuzda başka yerdeysekde oturarak yiyoruz.
-Hala baba en düşkün olduğu portresi.Babası varsa kimse yok benden bile kıskanıyor.Asla bizi elele görmeye dayanamıyor anında basıyor çığlığı.Hele gece uyandıysa ve o yatağındaysa bizi ağlayarak uyandırıp yanımıza gelmek isiyor.Bana poposunu dönüp,babasına yüzünü veriyor onun burnu gözleriyle oynuyor.Ve uyuyor..Dışarda da bu şekilde aslında hep bu şekilde.Benimle hala işi yok..Bugün mesela akşam babamız gelip bizi dedemizden aldıktan sonra bir iki alışveriş yapmam gerekti.Babamız arabada bekledi,teyzoşla ben girdik mağazaya.Ben kabinde denerken o yanıma gelmeyi çok istedi,ama neden?Çünkü ayna vardı kabinde ve aynaları çok seviyordu:))
-Hala uykuları maşallahlar olsunki çok düzenli en geç 20:30 da uyuyup saat 07ye gelirken uyanıyoruz.Gündüzleride 3 saati geçiyor uykumuz bir sabah birde öğleden sonra olmak üzere iki uykumuz var..
-Beslenmemiz yine çok düzenli ve öğün olarak ortalama 3 saatte bir besleniyoruz.Kahvaltı,meyve,sebze yemeği,yoğurt,muhallebi birde gece muhallebisi yada sütü olarak devam ediyor beslenmemiz..
-Hala kollarımızda veya üzerimizde veyada birlikte yatarak uyutuyoruz.Kesinlikle temas olacak bizimle.Babannesi ve eşimin yengesiylede uyuyor;kardeşimlede birde.Bundada sıkıntımız yok şükür.
-Taklitler üst sınırda biz naparsak aynısını görüyoruz ondan.Şimdiki zamane çocukları çok akıllı maşallah..
-Gezmeyi dışarda olmayı çok seviyor.Babamız doğumundan bir gün öncesine kadar arabanın sırtındaydın hiç kollamadın kendini o da doğal olarak alıştı diye dalga geçiyor.Geçende kapımıza gelen postacı amcanın peşinden bile ağladı..
-Hayvanlara ilgisi çok büyük..İnekleri görünce deel dell diyor öpücük atıyor.Köpek görüncede hoovv hoovv diyor.Arka tarafımızda bulunan tavukların peşinden koşuyormuş babam öyle diyor:)
-Yabancılaması çok yok,inanılmaz güleç yüzlü bir kız olacak sanırım.Geçende mazot alırken pompacıya öpücükler atarken görüldü kendisi..
-Gün içinde bazen bana çok yapışıyor bazen ilgisi olmuyor.Sadece uyumak için ve karnı acıktığında geldiğide oluyor.Ama bazende hiç benden ayrılmıyor yerlere atıyor resmen kendini iş yaptırmamak için..
-Benimle oyuncaklarıyla oyun oynamayı seviyor ancak kalktığımda yanından hemen kalkmıyor oynamaya devam ediyor.
-Merdivenden inip çıkmaya bayılıyor yorulmuyor mu merak ediyorum..
Gelişimi bugün itibariyle bu şekilde aslında yazacak çok şey var ama aklıma gelmiyor..

5 Ocak 2010 Salı

Ve Alya Hastalandığında..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 22:24 2 Dusunce




Bu aralar cidden zor günler geçirdik..Alya'nın ciğerlerine inen balgam,kullandığımız antibiyotiğin yetersiz gelmesi vucudunun antikor üretmesi konucu hastalığının daha da ilerleyerek Zatürre başlangıcına dönüşmesi bizi mahvetti..Üzücü ve yorucuydu gerçekten de :(


Şükür ki güzel bir tedavi,planlı bir beslenme ile hastalığımızı atlattık..


Bizim yaşadıklarımız bir şey değil,O'nun yaşadıkları insanı daha da kötü eden..Kusmaları,her kustuğunda boğaz yollarının tahriş olması da cabası..Çıkan balgam/balgamlar insanı şaşırtacak cinstendi..Bu kadarcık bedenden bu kadar balgam imkansız dedik..
Doktorumuz sağolsun moral olarak da çok yanımızda idi..Anne olmasının verdiği hassasiyetle sıkı takip etti bizi ve şükür ki atlattık..
Ömrümden ömür gitti..
Doktorumuz teriyle atacak hastalığını deyince bir babamız bir ben sürekli nöbette kaldık.Saat başı sırılsıklam olan üzerini değişip suyunu içirdik..
Geçti gitti..Allah'ım tekrar hasta olmasın diliyorum..
Esprili iki fotoğraf eklemek istiyorum bu halimize:)
Tonimer Baby benim kurtarıcım..Burun mukozalarını nemli tutmak için sürekli kullandım hastalığında.V sonuç 5 dakikaya kalmadan akan bir burun:)
Sonra ben elimde burun aspiratörü ile Zebellah gibi bitip yanında kızımın çekiyorum..Babamızın bu konuda ciddi bir kazası mevcut.Sanırım sümüğün dolduğu küçük kabın dolmasını beklerken ağzına gelen sümüklerle neye uğradığını şaşırıp tövbe ettiği gün bu işin benim başıma kaldığını
anlamıştım:)
Alya elimde görür görmez aspiratörü ağlamaya başlıyor her seferinde.Ne kadar ağlarsa ağlasın onun sağlığı için olduğundan umursamıyorum,umursamıyoruz..
Bebek hastalığı cidden çok zor..
Tesadüfen d okuyan birileri var ise burayı lütfen aksırıyorsanız öksürüyorsanız gelmeyin bebekli eve..Lütfen..

11 Kasım 2009 Çarşamba

Çıkmayan Dişlerimiz ve Benim Her An Geçirebileceğim Cinnet..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 19:46 14 Dusunce


Bu ara inanılmaz bunalımdayım.Aslında ben kabul etmiş durumdayım.Çünkü ben dişimi çıkarıp yaşıma girmişim.
Ama gel de bunu diş soranlara anlat.Dile getirmeselerde farkındayım ki diş olmamasını farklı farklı şeylere bağlıyorlar.Emeklememesi de işin içinde olunca..Gelişimi geride,kemik yapısı mı bozuk acaba.Neden bu kadar yavaş..
Benim çocuğum yaramaz,sürekli bir yerleri karıştıran,istediği olmadığında ağlayıp sızlayan bir bebek değil.Yani yürütece bindiğinde özgürlüğünü kendisi belirliyor istediğini yapıyor elbette ama o yürütecin keyfini çıkarıyor..Kol altından tutturduğumuzda koşuyor resmen..Herşeyi normal..
Aslında o kadar doluyum ;küçükken başıma geldiği ;sürekli 6 ay küçük kuzenim ile kıyaslandığım için hayatım boyunca neeeeefret ediyorum yani.Üzerine basa basa da söylüyorum.Sonuç mu?Sürekli dayak yiyen ben,sürekli sen uslusun ben yaramazım annemler öyle diyor diyen kuzenim..Off ki offf yani..Şimdi de kızıma yapılıyor bu.Bilmem kimin kızı şunu yapıyor Alya yapıyor mu?Bilmem kimin oğlu bu aylarda bunu yapmıştı Alya yapıyormu?Yok Alya uzaydan geldi..Neyse.
Sağlık ocağındaki ebemizde aylık ölçümler için günlerdir bizi çağırıyordu bugün bu diş olayı bir telefon üzerine bende kopma etkisi yaratıp alıp kızımı gittiğm sağlık ocağına.Sağlık Ocağındaki Aile Hekimimiz Ercüment Bey ve Ebemiz Funda Hanımla uzun uzun konuştuk bu durumu..
Tamamen genetik bu durum dedi.D vit e bağlar gibi oldu ki bizim çocuk doktorumuzun hatta iki doktorunda mama yediği için Alya oradan gerekli vitaminleri almasından dolayı fazla gelecek olan d vitaminin böbrekte ve kalpte zarar yaratacağından verilmesini istemediğini söylediğimde sen bilirsin diyerek kestirip attı..
Ölçümlerini aldı Ebemiz.Baş çevresi 43.5 cm,boyu 76ya yakın kilosuda 9200 çıkınca gelişimi 11 aylık bebek gibi maşallah diyebildi sadece..
Bir ooofffffçeksem karşıki dağlar yıkılır yani..O kadar bunaldım.
Cahil insanla yada insanlarla uğraşmak gerçekten zor..
Hele hele siz bu kadar araştırırken,çocuğunuz için sürekli bilgi sahibi olmaya çalışırken,her bebek gelişimi forumunu takip edip anneliğinizi tam anlamıyla yaptığınızı gördükçe sevinirken birileri sadece oturdukları yerden manasızca futursuzca sadece kendi bildiklerini söylediklerinde gerçekten sinir oluyorsunuz..
Alya yemeyen bir çocuk.Hep söylüyorum bunu.Çok bunaltıyor beni.Ben istemezmiyim aman yemek seçmesin,her verdiğimi sadece benim istediğim şekilde yesin.Ama olmuyor işte.Şartlarını sadece kendisi belirliyor.Ne yiyeceğini,ne kadar yiyeceğini..Çok şükür ki sağlıklı,çok şükür ki gelişimi gayet iyi kız çocuklarına göre..Varsın topaç olmasın..Sıhhati olduktan sonra.
Zor bir süreçten geçiyorum bu anlamda..Cidden zor..

22 Eylül 2009 Salı

Bayrama Hasta Girdik..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 22:44 4 Dusunce
Canım çok sıkkın..Sayemde hasta kızım.Benim aptallığımın bedelini ödüyor.
Bayramın 1.günü zaten doğru dürüst gezmedik.Bir ananeme,Bir babamlara,Birde kayınvalidemlerin ahbapları Adile Teyzelere gittik.
Kızıma Dilek teyzesinin hediye gönderdiği kot takımları giydirmiştim.Sanırım ince geldi rüzgarlı havada biraz.Akşamda eve geldikten sonra kakalı bezini alırken çişini üzerine yapması sonucu huyluyum ya hemen yıkayayım dedim.
İyi halt ettim.Ne varki bu kadar huylanacak.Ne var yani..Sabunlu bezlede silebilirdim..Aptallık resmen işte!
O kadar çabuk hareketle onu giydirmeme rağmen şifayı kaptı.Dünden başlayan bir huysuzluk ile hastalığı kapımızı çaldı ne yazıkki.Gece sabahı sabah ettik.Burnu aşırı tıkalıydı.Ne çok güvendiğim gifrer ne de mucizelerine hayran olduğum ıhlamur hiç bir işe yaramadı.
İnatla ilaç vermicem diye tutturan ben Alyanın tamamen balgam kusması ve kocamın bağırması ile kendime geldim.İnadı bırak,bilmişliğide bir doktora gidelim artık diyene dek..
Bugün artık iyice nefes alması zorlaşan kızımı acile götürdük.İyikide götürmüşüz.Üsye başlangıcı dedi doktor.Buhar verdirip yarım saat kadar sonrasında da aspiratörle çektirdi.biraz düzeldi derken gene gene gene aynı şekilde doldu tabi burnu..
Öff..ne zor anne olmak..Ne kadar zor..
Evimize geldiğimizde elimizde peditusumuz,tonimerimiz vardı.Alyayı yedirip ilaçlarınıda verip demin uyuttum.
Sabaha ne olur dinç diri ve iyileşmiş olarak kalk kızım.Lütfen..

19 Eylül 2009 Cumartesi

Yeni Doktorumuz ile Stressiz Rahat Günlere Merhaba..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:39 4 Dusunce
Alya doğduğundan beri doktorumuz Anadolu Hastanesinden Ali Muslu idi..İlk zamanlar bilgisine deneyimlerine çok güvendiğim Ali Bey'in bir süre sonra yemek konularındaki baskıları beni tam bir manyak yapmıştı itiraf ediyorum..
Biberon ve mama ile beslendiği dönemde Günde alması gereken cc en az 750 olmalı der bende o cc yi doldurmak için bir gerizakalı gibi elimde hep biberonla gezerdim..Neymiş midesi küçülmemeliymiş..Geri kalabilirmiş vs.vs.vs..
E tabi yeni anne birazda tecrübesiz olmam dolayısıyla doktorumuzun dediklerini harfiyen uygulamaya kalkmam en büyük hatam oldu.Vicdan azabım bundan..
Hastalık konusundaki doğru teşhislerine diyeceğim yok gerçekten çok başarılı ama bir çocuk büyütmede doktor olarak hiç yol gösterici davranmadı bana.Hep kastım kendimi hep üzdüm kızımı yemek konusunda.
Baba sürekli dediği bir şey vardı çünkü.O ağızdan kusacak,sen burundan yedireceksin..1+1=2..
Zaten yemeyen bir çocuk yedireceksin yedireceksin başka çaren yok..O öün verdiğini yemedi mi;hemen pratik olarak sevdiği başka bir şeyi hazırlayıp mutlaka o öğünde besleyeceksin onu diyordu..Tabi bende napıyordum..Yemedimi çorbasını hadi sütlü pirinçli hazırliyim yedirim..Meyve yemedimi hadi milupa 5 meyveli yediriyim..
En büyük hatamızda çorba,yoğurt,meyveyi 1 aya yakın süredir yemeyen kızım için 'yemesin canım ne var;milupa sütlü pirinçliden alıyor besinini.1 yaşından sonra varsın yesin'demesinden sonra bende ipler koptu..
Alyayı 1 haftalıkken hasta etmeyi becerdiğimizde benim doktorum Ersan Şener'in gecenin bir yarısı yardımı sayesinde Doğumevinde nöbetci uzman doktor olan Erdal Hancıoğlu'nu tekrar düşündüm..Doğru teşhis,anında müdahale ile Alya tekrar hayata dönmüştü 3 günlük yoğun bakım sonrası.
Hemen arkadaşım Caner ile görüşüp eşi Ebru ile haberleştim.Ve 2 gün önce Anaklinikte özel doktorluk görevini sürdüren Erdal Hancıoğlunun yanına gittik..
Önce beni dinledi Erdal Bey.Uzun uzun notlar alıp bir ölçümlerini muayenesini yapalım dedikten sonra arka tarafa geçtik.Uykusuzluğun ve yabancı görmesi dolayısıyla Alya biraz huysuzlansa da Erdal Bey gayet güzel bir muayeneden geçirdikten sonra Maşallahki 9 kiloya yaklaşmı,74 cmlik boyu ile 9 aylık gibi bir bebeğiniz var dedi..
Gerçekten kilo boy gibi saplantım hiç olmadı benim.Aman tosur tosur olsun,kilolu olsun derdinde olmadım hiç..En önemlisi sağlıklı beslensin,benim yaptığım hatayı yapmasın ki ben hala ceremesini çekiyorum o düzensiz beslenmenin..Kistlerimle!
Bana anlattığı şu olsu sağolsun..
Bugnden itibaren başlıyoruz herşeyi yedirmeye..Önemli olan saatli beslemen.
Sabah en geç 8de dediğin gibi kahvaltısını hazırla(Ben bilgileri verirken Milupa sütlü pirinçli içine yumurta sarısı,pekmez,peynir ve tereyağ kattığımı arada birde cicibebe ve sütle yaptığımı söylemiştim)...
Saat 11i geçerken meyve püresini ver yalnız bu en fazla 100 cc hazırlanmış olsun.Fazlası olmasın..
2 ye doğru içinde kıyma yada et olan bir sebze çorbası.Tereyağını sabah kullandığımız için zeytinyağı olursa bağırsakları açısından iyi olur..
5, geçerken yoğurdunu mutlak suretle yediriyorsun..İçine yaptığın gibi cicibebe katabilirsin..
Akşam 8e doğruda kaşık maması olarak sevdiği bir muhallebiden yedirip mademki erken yatıyor uyutursun..
Gecede 11 gibi içtiği kadar süt yada biberon maması verirsin dedi..
Asıl bunlardan söyledikleri benim kafamdaki tüm taşları oturttu işte..
Mutlaka aynı saatlerde beslemeye gayret göstermen en önemli kural düzen oturtmamızda.
Bir öğünde yaptığını yemedimi,2 kaşık aldı istemiyor mesela.Bırak yedirme.Aç kalsın.Senin için zor olacak ama bir sonraki öğünde mutlaka yiyecek o öğünün yemeğini..
Bu şekilde aynı saatlerde aynı şeyleri yemesi suretiyle beynine gidecek bu şifre ve hemen olayı kavrayacak ve tüm düzeni oturmuş olacak dedi..
Gerçketende 2 gündür deniyorum..Zorlamadıkça kendisi yiyor.Çorbasını,meyvesini,yoğurdunu..Maşallah..
Birde inek sütüne evet diyen tek doktor sanırım..Pınarın ilk adım sütünü içirebilir,kahvaltılarını onunla hazırlayabilir,yoğurdunuda onunla mayalayabilirsin dedi..
Ve ben dağıldım..
Bayram sonrası Anaklinikten ayrılacak olan doktorumuz artık Medical Park Samsun'da..
Blog Widget by LinkWithin

Beni Sevenler:)

Kimler Gelmiş??