Öylesine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Öylesine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2010 Salı

Alyamızdan İncilerle..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 15:04 2 Dusunce
19 aya girdik 19 ay 3 günlüğüz..
O kadar büyüdü o kadar şaşırtmaya devam ediyorki bizi,her geçen gün..Sürekli..Kaydedici gibi ne verirsek onu almaya devam ediyoruz..


Konuşmaya tam gaz devam..
Otuu-otur
gak-kalk
diiiit-git
deel-gel
cıı-su :))
anne,baba,yenge,nene,dede,babanne,annannee-mert,mama çok düzgün olarak söylüyor
düçaaaa-gülşah
bıırrç-burç
duçe-tuğçe
ba-baran,bartu ikisinede ba diyor
emmii-amca:)
amen-amin
dekkaaa-serkan
ayica-alican
yoow yovvv-köpek:)
pişi pişi-kedi
goşşş-kuş:)
bıcı bıcı-banyo
gayyyuuuu-Calliou hastası:S
akka-ayakkabı
çaba-çorap
dütt-oyuncak bebek arabası
üüüüüü-ağla dediğimizde ağlıyor:)
hahhhaaa-yalandan gülüyor

diiiit-git
öcüü yapıyor

Bir çok öğrettiğim oyunu oynuyoruz.Bu yazdıklarım Alyanın söylediklerinin onda biri bile değil.Her denileni tekrarlıyor,ikili cümleleri geçtik üç kelimeli cümlelere başladık.

Gözlerini,kulaklarını,ayaklarını,burnunu,saçlarını gösteriyor sorduğumuzda.Getir götür komutları tam anlamıyla oluştu.arabanın anahtarını alıyor mesela,getir annecim diyorum.Hemen getiriyor.

Normalde ev terliklerimi giyerdi bayramda babamıızn amcası ev terliği almış,çocuklar için olanından.Onu giyip salınıyor evin içinde.Bir tatlı bir prenses oluyorki..

Uykuya yatarken çaba çıkaa diyor.Çıkarıyoruz çoraplarını.
Kalkıncada çaba çaba diye elinde çorapları yanımıza geliyor yatağından kalkıp.Çoraplarını giyip terliğini de ayağına geçiriyor:)

En güzel dönemi diyorum ya.Babasına 'babacii' diyip saldırması var akşam geldiğinde,inanamıyoruz.Ona bakıp bakıp sen nasıl bişe oldun diyoruz..

Babasına hala çok düşkün.Asla babası varken kmseye gitmiyor,kimseyi öptürmüyor.Ne kayınvalidem,ne ben,ne eşimin yiğenleri öpebiliyor.Acayip kıskanıyor..Babannemiz babaya düşkünlük oluyor kız çocuklarında ama bu bi başka diyor..

Babası oldu mu;hadi baba bıcı bıcı diyip ellerinden tutup banyoya götürüyor.Bıcı Bıcı diye ye kendini soyduruyor.Kendini yıkatıyor bir güzel,giydirtiyor sonra..Elinden tutup geliyor babasıyla oturma odasına.Bende o ara çekirdek çitliyorum:)))

Yemesi düzenli ve iştahı yerinde bu ara.Kaseyi bitirmesede dibinde en fazla 2-3 kaşık kalıyor.Pütürlü sorunumuz hala var ama mesela tutku bisküvisini koparıp ağzına veriyorum yiyor,çikolatayı yiyor.Muzu ezip yediriyorum.Yani blendarı mesela iyice ezdirirdim,şimdi bir iki tırtttlatıyorum o şekilde yiyor.Alya kusmaya çok meraklı bir çocuk;yani boğazına bişe takıldığında direk çıkarıyor yutmaya çalışmıyor.Bu da gelişme göstermemizi zorlaştırıyor.

HAstalığımız,arazımız yok şükür.Bir ara nezle gibi olmuştu,onu kongest vererek 2 günde bitirdik şükür;aştık.Bir sorun yok..

Havalar malum serinledi,uzun kollu pijama giydirmiyorum;ama kısa kollulardan giydiriyorum içine atletle.Üzerinede kalın pike örtüyorum.

Ayrı yatağında yatıyor ama gece gelme durumumuz devam ediyor.Gecenin bi yarısı dürtüp beni annee annee diyor.Alıyorum aramıza yatırıyorum.Bazen de götürüyor tekrar odasına yatırıyoruz.Bu şekilde düzen kurmaya çalışıyoruz.
Bizi şaşırtmaya devam ediyor.Öyle yerleri tanıyorki kalakalıyoruz.
Mesela park için girdiğimiz bir yeşillikli alan var;geçende onun karşısından yürüyoruz.Alya bebek arabasında,babası sürüyor.Alyada etrafı izliyor.O yeşillikli alanı görünce hooop baba hooop baba diye ağlamaklı söylenmeye başladı.Noldu dedik anlayamadık,hooop hooop dedi,sonrada paaaak diye ağladı zaten..

Kayınvalidemlere çıktığımız bir yokuş var;o yokuşun başına gelip döndüğümüzde siteye doğru,daha daha diyor.Taha da görümcemin oğlu;bayramda orada kaldıkları ve hep birlikte olduğumuz için onlarla bütünleştirmiş olmalıki daha daha diyor.

Babamların kapısına geldiğimizde mahalleye yani dede dede diyor..

Zıplaması için götürdüğümüz bir oyun alanı vardı;Madonun yanında kurulu.Madonun ışıklarını görünce zıpzıppp zıpp zıpp diye elleri havada çıldırıyor..

GErçekten insan böyle yazarken aklına gelmiyor okuyordum kimi bloglarda tıkanıyoruz yazarken diye sahidende öyle.Bende tıkandım..
Oyuncaklarını dağıttığında odasında,hadi annecim topla addi gidiyoruz diyorum.Tek tek oyuncaklarını fileye atıyor.Odası yetmiyor geliyor oturma odasınada bakınıyor var mı oyuncağı diye:)))

Geçende cı diyordu,ellerim köpüklüydü bulaşık yıkıyordum;annecim çantamda ama ellerimi yıkayayım getiricem dedim;elinde çantamı sürükleyerek getirdi cıı al cı al dedi..Cı dediğimiz bu arada su..

Pipetle içmeyede başladı.Geç oldu gerçi ama;mesela dışardayken meyve suyunu gördüğünde istiyor açıyoruz-içiyor.

Uykularımız hala çok düzenli.Gündüz 4-5 saat arası bir uykumuz oluyor;sabahtan birde öğleden sonra uyuyor..akşamda maksimum 21:00 civarında uyuyor.Babasıyla yada benimle.Yanına uzanıyoruz.Bu ara poposuna vurmamızı istemekle birlikte sırt kaşımasıda istemeye başladı..Babasına benzedi babasıda çok sever sırtı kaşınsın filan:))

YEmek seçmiyor bu arada Alya.Ha pardon mercimek çorbasını sevmiyor genede ben mercimeğinde tadını bilsin diye yediriyorum vallaha.Zorla morla..Yiyecek..

Otobüs-dolmuş pek seviyor.Halka karışalım o yalaklık yapsın bayılıyor.Evde camdan bakarken otobüs gördüğünde anne düüüt diyor addaa diyor..artık nereye çekersek:)

Kuzenleriyle de oyunları gayet iyi,saklambaç bile oynuyor onlarla.Sıralı sandalyelerin altından geçiyor,perdelere dolanıyor.Çocukluğunu çocuk gibi yaşıyor.Eltimin oğlu Mert elinden bir şey almaya çalıştığında bağırıyor,elindekini kafasına geçiriyor.Bende hiç karışmıyorum,hakkını korusun;3-4 yaşına geldiğinde bir arkadaşı veya akraba çocuklarından biriyle çatıştığında eteklerim arkasına sığınıp şikayet eden bir çocuk olsun istemiyorum çünkü..Birde hiç kimse gibi çocuk yüzünden aram birileriyle açılsın istemiyorum..Çocuklar büyür ama insan olarak bizbize lazımız neticede...Allahtan ortanca eltimle aynı mantıktayızda sorun yaşamıyoruz:)

Kısıtlama yapıyorum elbette hayırı bilsin istiyorum ama bu anlamdada savunma mesanizması güçlü bir çocuk olsun.Haklarını çatır çatır koruyan,meydan okuyan bir çocuk..Bizim gibi,annesi,babası,teyzesi,halası,babannesi,amcası,yengesi,amca kızı ve amca oğlu gibi olsun..Hakkını yedirmesin kimseye...Pısırık,ağlak,şikayetci olmasından iyidir böyle olması..

Bir çok var daha bu yazıklarım belki beşde ikisi filandır..Aklıma gelmiyor ne yazıkki..Çok düzgün ifade ediyor kendini.

17 Eylül 2010 Cuma

Bugüne Özel..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 16:23 0 Dusunce
Bir canavarın annesi olarak bu pozu vermem gurur abidesi kızım olarak intiba yaratıyor olabilir ama yakında itiraf ediyorum gelenleri kazma kürekle karşılayacağız:)

Alya tam bir canavar,kendi başına buyruk bir çocuk oldu..

Şu ara dönem en nefret ettiğim dönem sanırım,onu mutlu etmek için ben mutsuz oluyorum ara ara;bazende ben mutlu olduğumda o mutsuz oluyor.Zor bir döneme girdik..



Kendini inanılmaz güzel ifade ediyor;kullandığı kelimeler fevkaladenin fevkinde.

Bir o kadar da komik oldu Alya:)Çok eğlenceli ve de..

Bu fotoyu çekindikten sadece 3 dakika sonra kafama yedim o askıyı desem:))))Yaptıklarına gülüyorum.O kadar sevimli ki..Ve neticede çocuk.Benim çocuğum..Canım..

Bana o kadar güzel hisler yaşatıyor,o kadar farklı hissettiriyorki kendimi..Çok seviyorum seni güzel kızım..

6 Ağustos 2010 Cuma

O Ne Biçim Uyumaktır Öyle?

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 15:29 1 Dusunce
Yediği pirinç lapasına yoğurtla öğle uykusuna yattık birlikte..Bende uyudum onunla.Dinlendim..
Kalktığımda mışıl mışıl uyuyordu hala...







Ama bu halde:)))



Çizgili yastığın üzerinde ben yatıyordum.Fotoğraf çekmek için kalktım ne olur ne olmaz diye bariyer oluşturdum kendimce.Ama malum bir şey ifade etmiyor..
Gecede aramıza aldığımızda bu pozisyonda yakalıyoruz onu..Geçenlerde ayakucumuza paralel duran park yatağından bizim yatağa geçmişti,demekki daha fazla gelememiş uyku sersemi aynı bu şekildeydi.Şok olmuştuk..
Ne diyeyim iyi uykular a be kızım...


9 Haziran 2010 Çarşamba

Ammaaaaan Karışık İşte...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 08:45 0 Dusunce


Dün güzel bir gündü...
Önce babamlara geçtim,Teyzoş iki gün izin almıştı.Malum geçen hafta içi ve cumartesi gecesi Dedemizde doya badana yapmıştık.Babamızın elinden gelir öyle işler boyaları Teyzoş aldı,Babamızda kendini feda etti.Gündüz çalışıp geceleri de boya onu çok yorsada gıkını çıkarmadı tavan,duvar derken mis gibi yaptı her yeri..Minnetim ona..
Pazartesi günü de iki kadın alıp Teyzoşumuz evi bir güzel temizletti,dün de keyif yaptı..Alyayla oynadılar,yerlerde yuvarlandılar filan...
Öğleden sonrada alıp Alyayı Babannemize geçtim,Kayınpederimin Teyzesi de oradaydı.Masadalardı ben gittiğimde.Önce Alyayı yedirdim,Babannemizin tavuk suyu çorbası meşhurdur(bende ondan öğrendim) ısıttım hemen sonra blendarladım..
Sonrada kendime az tavuk sote ve iki tane köfte aldım:)
Eltimin çocuklarıda ordaydı çocuklar oynadılar filan derken Alyanın uyku saati gelince uyuttum.Eltim geldi hep birlikte sohbet muhabbet derken kalktılar onlar..
Babamızda gelince onu yedirdik,Alya uyandı o ara..Kayınvalidem herşeyini hazırlamıştı.Saat 9 uçağı idi,eşyaları aşağı indir Babamız.Babannemizde Alyayı aldı kucağına.Bende kendi çantamı ve Babannemizden aldığımız meyvelerimizi:)Hiç gidilir de boş dönülür mü? :)))
Bu arada Alya aşağı atma huyunu öğrendi.Öğrendi den öte,öğretildi.Alt katımızda eşimin amca oğlundan.Atıyor balkondan sonrada atttiii diyor....
Memeyi de muhtemelen attı diye düşünüyoruz kayınvalidemin balkonundan aşağı.Bir meme krizi daha yaşayınca babasıyla gittiler çok yakında olan eczaneden aldılar.Aslında yanımda taşıyorum yedek meme ama çanta değişikliği yapınca memeyi almak aklıma gelmedi dün...
Havalanına girdik inanılmaz bir kalabalı,otopark da çok kalabalıktı.Arabayı park ettik.Kayınvalidemin saatini bekliyoruz.Alya costu tabi,şımarıklık had safhada Alyada...Babaı da onun peşinde...
Teyzoşumuz arıyor,Halamlar gelmişler bile.Malum 10 Haziranda babamın amcasının oğlunun düğünü var.Sülale toplanmalı her zamanki gibi:)))
Kayınvalidemi içeri geçiriyoruz biz dönüyoruz.Dedemize.Halam canım benim ya..Büyük halam gelen..Öpüşüyoruz,oynaşıyoruz.Sarmaş dolaşız..Çok özledim.Aslında şubatta gittiğimizde görüştük ama işte özlem çok oluyor...
Teyzoşumuz masayı ahzırladı bizim karnımız toktu bişe yemedik.Halam yedi..
Sonra çay ve dondurma keydi derken babamızla Alya tekli koltukta otururken uyuyakalmışlar:)))Bizde halamla dedikodunun dibine vurduk muhabbet geyik derken gece saat 1e geliyordu babamızı uyandırdım döndük evimize..Evimiz bi de uzak olmasa:(
Bugün evdeyim,işlerim var evde..Yarında malum düğünümüz var..Gündüzden giderim diyorum kıyafetlerimi yanıma alıp..Bakalım..
Bu arada halam 7 kilo vermiş halimi görünce cidden daralmışsın çok faretmiş dedi..Çok çok etmesede farkediyor tabi insan..
Bakalım bu hafta nasıl olacak kilo dengem....

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Anne-Baba Mıyız,Yoksa Eş Olmak Mı Önceliğimiz?

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 09:24 0 Dusunce

Bir kaç gündür çok düşünüyorum bu konuyu...
Yakınlarda telefonla görüştüğüm bir arkadaşım,eşinin 1 yaşındaki kızlarını da alarak evden gittiğini artık kendininde sabrının kalmadığını,gidip ailesinin evinden geri almayacağını söyledi..
Üzüldüm tabi,sonuçta 1 yaşında bir bebek var ortada.Anne sevgisi kadar,baba sevgisinede ihtiyacı olan bir bebek..Sağlıklı bir yuvaya sahip olma hakkını elinde bulunduran bir bebek...
Aslında sorun gerçekten yok..Tamamen eşinin kayınvalidesine sempati beslememesi bununla birliktede saygısızlaşması..
Kayınvalide sempatizanı olarak ben bu duruma fazlasıyla tepkiliyim.Çünkü o arkadaşımın annesini bir kaç kere görmüşlüğüm arkadaşımın anlattıklarından da olumu düşüncelere sahibim..
Çocuklarına kayınvalide bakıyor,Annemiz hemşire.Çocuğun kendi evinde büyütülmesi düşüncesinde olaraktan Babanne her sabah 20 dakikalık yolu yürüyor,çocuğa bakıyor geri dönüyor.Gece nöbetlerindede aynı şekilde çocuğun evinde kalıyor.Sadece bir kere alıp kendi evne götürmesiylede Gelin Kız soluğu Babannelerde alıyor ve saygısızlığın had safhasına çıkıyor..
Kayınpeder mülayim hiç bir şeye karışmayan biri..O da sinirleniyor ve git bu evden diyerek Gelin Kızı kovuyor.Herşeye konuşan,sürekli dırdırından sıkılmış bir eş,aman sorun çıkarmasın da ben her istediğini yaparım diyen bir kayınvalide,hiç bir şeyine karışmayan sürekli pohpohlayan çayını bile koyan yaşca kendinden büyük görümcelere sahip Gelin Kız..
Eee bu kadar olumlunun yanında da sürekli konuşan,olumsuz bir şey bulan,erkek tarafının aldığı şeyleri beğenmeyip çocuğuna giydirmeyen,evlerinde ağırlamak istemeyen Gelin Kız...
Dediğim gibi tamamen kendiyle ilgili problemleriyle sorun..Bunu da eşine yansıtıyor kavga gürültü had safhada.
1 haftadır evde yoklar,arkadaşım üzgün.Kızını çok özlemiş haliyle...
Git diyorum al karını...
Sorunlarımızın önüne geçemiyoruz diyor,aynı şeyi tekrarlıyoruz sürekli...
Burada mantığım devreye giriyor,dediğim gibi eş miyiz yoksa anne baba mıyız öncelikli olarak..
Benim bakış açım biraz daha değişik..Eğer arada yalan dolan,hırsızlık,kumar,alkol,karı kız işleri yoksa herşey çözümlenebilir benim gözümde..
Hele hele böyle lüks konularda ise çözüm çok yakın...
Bana bencillik gibi geliyor,çocuk varken anne babanın garip konularda kavga etmeleri yada sorunları büyütmeleri.
Hepimiz insanız bazen dayanamıyoruz ama anlayış olarak biraz geniş olmamdan mıdır yoksa cidden şanslı kesimden olup iyi bir kocaya düşmemden midir yaşamıyoruz biz bu tarz sorunlar..
Acıdım tabi..Üzüldüm de..
Çünkü geçen akşam Babamız işyemeğinden geç geldi.Alyayla her zamanki akşam şebekliklerini yapamadılar,Alya buzdolabının yanına gidip üzerinde olan fotoğraflara öpücükler atıp durdu..
Uyku saatini geçti..
U:yuduktan az sonra gelen babasının anahtarla gelmesine bile uyanıp zırıl zırıl ağladı,içlenerekde uyudu babasının kollarında..
Arkadaşım burayı takip ediyor bana kızabilir ama ben hep diyorum bencillik diye...

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Öylesine Yazdım İşte...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 13:37 0 Dusunce
Neden bilmiyorum öylesine yazasım geldi bu yazıyı..
Eski çalıştığım yerden arkadaşlarla görüşüyoruz.Yani hamileliğim dolayısıyla ayrıldığım firmam değil(ki oraylada geçende görüştük,Allah nasip ederse tekrar görüşeceğiz iş için) ondan bir önce çalıştığım firmadaki Arkadaşlarımla.
2 seneyi geçen bir süre birlikte çalıştık.Kimin ne olduğunu herkesden daha iyi biliyorum..Kişisel olarak orada kimseyle bir sorun yaşamadım ben.Sadece bir ruh hastalık kişilik hariç.Gelir zaten beni bulur bu artist tipler..O da benden sonra ayrıldı ya..
Muhasebeciler olsun,eski satış mdrü olsun(ki onlarlada eşiyle filan günümüz vareşimin ve eşimin abilerinin çoook eski arkadaşı) kalan kızlar olsun,hepsiyle görüşüyorum..
Ayrıldıktan sonra eşim Üst yönetimde olan Genel Müdür ve Patron(!)ile kesinlikle aynı ortama girmeyeceğini bu konuda ısrarcı olmamı söyledi..Sadece bir kere Şirketten satışcı bir arkadaşımızın düğününe gittik o da o arkadaşımızı eşimde çok sevdiğindendi..Emre2yi bende severim herkesle ne kadar sorun yaşadıysa ben tam tersine hep iyi anlaştım..Bizzat kartını kendi ulaştırınca bana sağolsun kırmadık gittik.Ama bir daha gitmem..
Haa ayrı gayrı olur görüşüyorum telefonlaşıyorum ama bende o insanlarla aynı ortamda bulunmam..
Kimsenin bilmediği şeyleri biliyorum..Yaşanılanlar söz konusu..Sadece eşim biliyor bunları çünkü ağırlığını taşıyamazdım..
İnsan başka Profosyonel markalardada çalışınca gerçek Patronu gerçek Genel Mdr ü görünce cidden ben nasıl çalışmışım bu esirlik hayatında diyor..
Az para çok iş mesela..Köle İsaura modundasınız,tatil imkanı az denecek kadar az.Ki dediğim gibi Satış Mdr ü o kadar da ilgili ve alakalıdır.
Onun haricinde Patronun canı istediğinde kendi egosunu tatmin etmesi uğruna ağzına her geleni sayabilir size..Hakaretin bini bir paradır ve haada uçuşur.Kendini bir şey zannedercesine konuşur,boş boş..Ve başka huyları.Buraya yazamayacağım benimle ve eşimle sonsuza dek gidecek huyları.Genel Mdr desen kendi dünyasında kendi aleminde..
Genel mdr den çok herşeye benzeyen doğru dürüst işini yapamayan biri işte....
Cidden zor onlarla çalışmak...
Geçende oradan bir arkadaşım eleman arandığı için beni söylemiş Satış Mdrüne.O kadar iyi tanıyor ki Mustafa abi beni,o gelmez demiş çalışmaz..Çalışmam tabi..O hatayı bir kere yaptım ben daha da yapmam..
Allahım da o 2 insanla tekrar nasip etmesin biraraya gelmeyi aynı ortamda bulunmayı bana...
Patronun ananesi ile kayınalidem aynı apartmanda oturuyor.Bu kadar tatlı,bu kadar naif,bu kadar asil bir kadın..Hayranım ona.Site hayran desem daha doğru..Yani hiç gende mi benzememiş bilemiyorumki..Sürekli de kayınvalidemlerin apartman buluşmalarında görüşürüz,o beni ne kadar severse bende onu cidden o kadar seviyorum...
Amaan yazdım işte,herşeyi yazıyorum bunu mu yazmayacağım dedim..
----------------------------------------------------------
Yarında Hıdırellez zaman ne çabuk geçiyor..
Her sene yaptığımız gibi bu senede karşılayacağız kısmetse.Sabaha karşı kayınvalidemide alıp sahile geçeceğiz.Bu gece babamlarda kalacağımızdan gelirse kardeşcimide alırım.Uyanamaz ama;)
Dileklerimizi kuma çizeceğiz..
Öğleden sonrada bizim buralarda aşağıda Fuar İçi Sahili var.Enfes bir yer.Orada gittiğimiz sahilde bir çay bahçesi var oraya geçeriz dedik cümbür cemaat bakalım ansıl olacak..
Allahım benim ve herkesin gönlündekileri nasip etsin inşallah...

4 Mayıs 2010 Salı

Şu Temizlik İşleri...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 10:21 0 Dusunce

Havalar açınca insanın içi içine sığmıyor..Cam kapı açası geliyor.Ki ben kışın çok üşürüm,hemen odaları tek tek açar kapatırım camları.
Bu hafta beni atlatan Nurten(meşhur temizlikcim)önümüzdeki cumartesi kayınvalidesiyle gelecek kısmetse.3 kadın altından vurup üstünden çıkıcaz inşallah.Alya'yıda alt kattaki Yenge veya Halaya bırakmayı düşünüyorum.
Elim sürekli üzerinde olduğu için evin birde zaten pasaklı bir kadın olmadığım için işimiz kolay olacak.Komple ev kalkacak gene oturacak yerine..
Aslında Nurten bana haftada bir geliyordu daha öncede paylaşmıştım,ancak haftalığına zam isteyince babamız sinirlendi.Ben zam alıyor muyum 6 ayda bir ki ona vereyim,yok öyle şey çağırma bir süre dedi.
Geçenlerde beni arayıp sana ne zaman geleyim Abla deyince Nurten,kaçtan geleceksin dedim.Aynı fiyattan dedi.Yıl sonuna kadar değişmeyeceksen gel dedim..Bu arada haftada bir değil,2 haftada bir dedim.Tamam dedi..
Bu büyük temizlik için Kayınvalidesi Remziye Ablanında gelmesi şart..
Ben dolap içi örtülerimi yıkıyorum,ütülerim yapıldı,dolap içlerimi düzelttim,baza altımı sildim düzelttim.Perdeleride cuma günü yıkayacağım sadece salonumun perdesi kaldırmalı olduğundan onda alt kattaki Yengeden yardım alacağım.Storlarımı zaten siliyorlar.
O gün de mutfak dolaplarımı,içlerimi,beyaz eşyalarımı ben hallederim onlara mutfağın duvarlarını sildirmeyi düşünüyorum ek olarak.2 hafta sonra geldiğinde de Nurten salonumu siler.
Halılarımı zaten silecekler ama aile apartmanında olduğumuzdan ve sadece 3 hane olduğumuzdan apartmanda salı günlerini çırpma günleri ilan ettik.En üstte de ben oturduğumdan(benim üzerimde daire var ama boş ve en altta kimse yok) :) özellikle salı gününü ilan ettik ki,Hala o gün zaten güne gittiğinden temizlik yapmıyor;Yenge de çırpmamı bekliyor.Sonra siliyor balkonlarını..
Bakalım cumartesi hava da güzel olur..
Eltim ve arkadaşlarla olan günde bu ay bende olduğundan ben kadınlarla yaptığımız günümüzü erkekleride katalım bu ay bendeyken dedim,pazar günü pideli olsun;yanına salata çeşitlerimi ve tatlımı yaparım .Çünkü pazar günü sadece kadınlar bir araya gelmek olmuyor,cts günü çalışan bir arkadaşımız var aramızda e ben şehir içinde değilim;Atakentde oturuyorum bana gelmesi çok zor oluyor.Pazar günü o da gelsin diye olunca zaten eşlerimizle geçirdiğimiz bir günümüz var onda da güne gitmek olmuyor.Dedik o zaman böyle yapalım.Güzel mantıklı geldi..
Şimdi gününü kararlaştırmak kaldı,onu da netleştiremedik. Geçende benim eski çalıştığım yerden Mustafa Abinin eşi Merve Abla ile konuşurken Mustafa Abinin pazar nöbetinin olduğunu söyledi,bu sebeplede çalışmadığı haftaya denk getirmemiz gerek.Ben 23ü gibi düşünüyorum inşallah çalışmıyordur o zaman..
6 kişiyiz,5 çiftiz.Yasemin Abla bekar belki gelirse abisi AliRıza Abi geliyor.6 çift gibi düşünelim-12 kişi.Alya ile birlikte 7 çocuk var.Büyük eltim günde ortanca eltim girmedi ,onlarda bu grubu taıdıklarından ortanca eltimleride çağırırım diyorum.14 büyük,9 çocuk olduk.Salondaki masama balkon masamı eklicem,büyükleri orda ağırlarız.Mutfak masamda zaten oturma odamda rahat oluyor Tv karşısında diye Babamız öyle istedi,o da açılıyor Alya zaten yemez çocukalrda onda yeseler oldu bitti..Kıymalı ve peynirli pide düşünüyorum,yanına netleştiremediğim 2 çeşit salata,domates salata söğüşü,dolapda kayınvalidemin nefis ellerinden çıkan su böreğim var onuda ısıtırım çeşit olsun diye,tatlı olarak da profiterol ve Sevgili Pınarın Annesinin benim için gönderdiği tiramisuyu yapacağım.Çerez meyve derken oldu da bitti..
Zaten gelenler yabancı olmadığı yıllardır zaten görüştüğümüz kişiler olduğu için çok da endişem yok bu konuda;tek endişem temizliğim dilerim istediğim gibi olur....

24 Nisan 2010 Cumartesi

Israrla Gelen İş Teklifi..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 11:53 1 Dusunce
Otomotiv sektöründeki 4 yıla yakın tecrübem sanırım bu sektörden kopmamam gerektiğini arada bir vurguluyor bana..
Çok zor,çalışma saatleri pazar günü olan nöbetleri,satışın insanda yarattığı tahribat filan..Çocuklu insana göre değil.Zaten bir bebe varken ortada yeterince kafanız meşgul oluyor birde satış stresi iyice yığratıyor insanı..Yani şimdilik böyle düşünüyorum..
Geçen yazdı sanırım temmuz filandı,o markada Genel Koordinatör olan Çiğdem Abla ısrarla arıyordu beni..Gel görüşelim diye.Gidip görüşmekten ne çıkacak diye öylesine gitmiştim,Alya sanırım 4-5 aylıkdı..
Ama benim gibi tecrübeli elemanı bulduklarında kaçırmayacaklarını düşünemedim elbette.Hemen başla dediler bana..
Başlayamadım o zamanki şartlar uymadığı için.Kayınvalidem bakamayacakdı Alyaya,bakıcıyı ben istemiyordum.Teklifi arayıp güzelce iade etmiştim kendilerine..
Bugün gelen bir telefonla heyecanlandım yeniden.Çünkü hiç bir görüşmemiz olmamıştı tekrardan.Israrla telefondaki bayan gelin lütfen görüşelim diyordu.Bugün gelemeyeceğimi söyledim,bekliyorumki peki deyip kapatsınlar..
O zaman pazartesi sizin için hangi saat uygun,lütfen gelin o saatte görüşelim dediler.10:30 için sözleştik bakalım gideceğim..
Aslında bir markanın Karadeniz Genel Müdürlüğü ile görüştüm 2 kere ve gayet de olumlu geçti görüşmelerimiz.Ama herhangi bir cevap gelmedi olumlu olumsuz..Biz size döneceğiz dediler eminimki dönerler çünkü kaynımın eski çalıştığı firma ve bizi ailemizi iyi tanıyorlar.Cvlerimiz hala insan kaynaklarındaymış bir haber de gelmedi..
Çalışmayı düşünüyorum yavaştan..Alyaya bakmak büyük bir zevk her aşamayı onunla yaşamak şükürler olsun babamız bize bakıyor,her istediğimizi de yapıyor ama çalışan insan için evde oturmak çok zor.
Birde kızıma en iyi şartları sunmak istiyorum ilerde,okulu eğitimi hiç bir şekilde kısmak istemiyorum.İyi bir eğitim alsın,sporuna,giyimine herşeyine dikkat edeyim istiyorum.
Gençken daha çok birikimde bulunup bir şeyler sahibi olabilelim bütcemizi daha tok tutabilelim istiyorum..
Ve Alyaya çalışan anne olarak daha güncel,daha çok işe yarayacağımı düşünüyorum..Bir ev hanımı olarak çok da fazla kendi adıma katkıda bulunacağımı düşünemiyorum.ÇAlışan bir annenin kızı olarak bende kızımı ayakları üzerinde duran sağlıklı bir birey olarak yetiştirmeyi istiyorum..
İstiyorumda..Hayırlısı..
Pazartesi gidip görüşeyim bakalım şartlarım nasıl olacak,tempoyu ayarlayabilir miyim Alyaya.Bunlar hep gözümün önünde..
Ve bir büyüğümün söylediği şu laf..İlerde bilmem ne marka kotu,altına Harley botu,Üzerine güzel marka montu dengelemek için ay ay almayı teklif ettiğinde sanıyor musun ki, Alya Anama teşekkür ederim çalışmamış bakmış bana,kıyafet olmasın diyecek..Daha çok şartlar daha çok imkanlar bekliyecek senden dedi..
Kafama da yattı..

Hayırlısı..

3 Nisan 2010 Cumartesi

Alya ile geçen günler:)

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 14:20 1 Dusunce
Başlıktanda anlaşıldığı üzere Alya ile tüm günümüz.
Oyuncak filesi var içinde her çeşit oyuncağını koyduğumuz file.Oynamadığını düşündüğümde yerdeki oyuncaklarını toplayıp fileye atıyorum.2 dak geçmiyor ki gelip oturuyorum yerime bir bakıyorum herşey yerde gene..Gün içinde bu şekilde 10 kez tekrarlıyoruz..
Havaların ısınmasıyla diğer odalarıda özellikle arka balkonları keşfe başladı Alya..Salonumda orta sehpada duran küllükleri birbirine vurması,birde ayağı ile tempo tutması ise çok heyecanlı!Cidden heyecanlı..Ortadan bir şey kaldırmayı düşünmedim hiç,cıs ı bilsin diye..Cıs dediğimizde ilgisini başka yöne kaydırmak kolay çünkü..
Camlarımız biraz aşağıda olduğundan cam kenarına geçip gördüğü kadarı ile arabalara insanlara da tepki veriyor.Deehh diyor kendince gelecekmiş yoldan geçenler...
Koltukların arkasına girip ağzını yüzünü vurmasıda en büyük zevki gene..
Artık balkonda çamaşır asarken yanıma onuda alıyorum o mandallarla oynarken ben işimi yapıyorum..Ayyy diyerek seviyor bizim yavru mandalları..
Hayvanlarada merakı oldukça fazla.Kedilere deee şişişiiişşiiii diyor elleriyle çağırıyor...İnek,köpek,koyun veya tavuk gördüğünde de havhav diyor:)Ayrımı henüz yapamıyor arada bir yalnız mööö demeye başladı sanırım eğitici oyuncakların marifeti bu..
Gündüzleri biraz fazla uyumaya başladı bu ara,her öğünden sonra mutlaka uyuyor,gece uykusuna yansır diye düşündük ama aksine gece uykusuda acıkana kadar devam..Bu aylarında oluyor mudur nedir anlayamadım..
Taklit devremizde başladı biz ne yaparsak aynısını yapıyor,ne söylersek aynısını söylemeye çalışıyor.Yürümesinin geç olacağını hep söylerdim 13.aya girerken yürüdü ama konuşması erken olacak bunu kayınvalidem,kardeşcim ve babam dahil tüm aile büyüklerimiz söylüyor.
Geçende Mothercare a girdik kıyafet bakıyoruz teyzoşu ile ona,bir bady beğendik beden arıyoruz,askıları elimle ittiriyorum.2 dakika sonra ağlayarak kucağıma gelmek istedi aldım.Aynı benim hareketim elbisenin bedenini arar gibi ittiriyor askıları..
Cidden gelişimi nazar değmesin çok iyi maşallahlar olsun..
Hiç bir vitamin kullanmayan ben Dvit bile hatta 12.ay kontrolünden beri balık yağı kullanıyorum..Tadı berbat doktorumuz 2 yaşına kadar kullanmamızı önerdi balık yağını..Direk elleriyle yiyebileceği döneme kadar hatta içirirsek iyi olur diyede ekledi..
Kan hapı da kullanmadım yine çok iyi çıktı 12.ay kontrolünde CVC testi..
Doktorumuzdan çok çok memnunuz,sağolsun Emel Hanım çok ilgili bizimle..Telefondada saat kaç olursa olsun aradığımızda tüm bilgileri alabiliyoruz kendisinden..
Yemesi bir iyi bir kötü..Öğünü öğününü tutmuyor..Ama hala sırayla gidiyoruz..
Kahvaltısı,Meyvesi,Çorba yada Öğün yemeği,Yoğurdu,akşamda muhallebisi birde gece kalkıyor muhallebi için..
Dün akşam süt içirmeyi denedim çok acıktığına inandığım bir vakit biraz içti zorlamadım,muhallebiyle devam ettik beslenmesine..
Hazır olarak hiç bir şey yedirmiyoruz hala,bir kaç kere bayb mix ve meyve püresi vermişliğim var yalnız..
Kucağı hala sevmiyor,kendi kendine konuşup dolanma en çok sevdiği şey..Kucağıma alıp uyutuyorum..
Hala 2 dişi var kayıtlara baktığımdada zaten 9 ay 3 haftalıkken çıkarmış 13.5 aydayız dişlern devamı yok.Ama damaklar bembeyaz yakında patlayacaktır...
Babası hala tek gözdesi,baba varsa yanında herkes yalan misali kimseyi gözü görmüyor..Kapı çaldığında baba baba diyor kapıya yöneliyor...
Haa aklıma gelmişken ayrımı iyi yaptığından mıdır nedir;meme mi mama mı diyorum açsa mama diyor değilse meme diyor..Gerçekten ayrımı yaptığı için mi yoksa tesadüfen mi bende bilemiyorum..
Altına giydirdiğimiz kilotlu çoraba doktorumuz tepki göstermişti bizde çıkardık artık tek kat pantolon giydiriyoruz özellikle benim için en zoru bu oldu sanırım...
Çok şey vardı aklımda ama gelenler bunlar malesef..
Öylesine bir yazıydı zaten :)

29 Mart 2010 Pazartesi

Kaygılı geçen bir pazartesi günü..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 15:53 1 Dusunce
Beklediğim bir haber var,içeriğini yazmak istemiyorum çok dillendirmemek adına.Çarşamba en geç ak gün kara gün belli olacak..
Karı-koca çok istediğimiz birşey,hayırlısı ile olsun diyorum ama olsun ya..
Beklenen haber gelsin,bugün içim pırpırdı.Olmadı,yarın yada çarşamba en geç..
Ne olur olsun,ne olur..

25 Mart 2010 Perşembe

Eskilerden Şeyettim..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 20:30 2 Dusunce
Fotoğrafları D Diskine kaydırıken eskilere daldım biraz..
Yazın çekilmiş bir foto bu..Çok güzel bir buluşmaydı..
Gene gidermiyim hayır gitmem..
Çünkü Alyanın yanında bu zamana kadar hiç sigara içilmedi,ama bu buluşmada hiç dikkat edilmedi..
Çok bekledim hassasiyet gösterilsin çünkü o zaman daha 3.5 aylıktı.
Sonra beklemekle hata yaptığımı anladım,dile getirdim..Sonuç biraz değişti tabi..Ama genede güzeldi..İlk ve sondu:)
Sigarayı asla kabul etmiyorum,kendini zehirleyebilirsin ama içmeyene saygı duymak zorundasın arkadaş..Sen leş gibi kokunla memnun olabilirsin,ya da o pis koku sana dünyanın en mükemmel kokusu gibi gelebilir;tamamen senin burnunla ilgili bir şey..Ama benim kızımın yanında kimse sigara içemez,içtirtmem..
Ailemiz bu konuda çok hassas..Mesela babam ve kayınpederim..Zaten mutfakta cam,balkon kapısı açık olarak içiyorlar sigaralarını.Yada onlarlada sınırlandırmayayım Allah için benim yada Burç'un tüm aile fertleri bu konuda inanılmaz ince davranıyorlar;sağolsunlar..
Evde sigarayı anlamıyorum,anlayamayacağımda..Cahil insanlar artık duman altı yapıyorlar evlerini,leş gibi kokutuyorlar..Böğğğğ...
En çok sevindiğim şey zaten Burç'un geçtiğimiz haziran ayında sigarayı bırakması oldu..Şükürki bıraktı.Gerçi ben hiç sıkıntı yaşamadım çünkü bemim hoşlanmadığıma o kadar saygılıydı ki kendisi,dışarda içer evde asla içmezdi bu mereti.Gelenlere de evde içirtmezdi,balkona davet ederdi..Seviyorum kocamı ben:)

Herneyse..Fotoğraflara gelelim..
2004de aldım ehliyetimi,iyide bir sürücüyüm..Eşimin bekarlıktan ailesinin arabası bir coupemiz vardı.Hey gidi..Coupe dediğime bakıp gerçek olarak algılamayın 98 model bir clio..Kırmızı yılanımızdı o bizim.Ama artık yılların yorgunluğunu üzerinden atamadı olsa gerek geçtiğimiz temmuz ayında sattık onu..Şimdiki arabamızdan çok memnunuz keşke plakayı AS yapabilseydik ama bulamadı Burç.Alya Sönmez manasında.Ama ne oldu BG.Burç&Gülşah.. :)
Eski arabamız AU 296:)Bu fotoğraf onun üzerinde çekildi,Şoför Nebahat olarak..

Şöyle toplaşın bakalım denilen bir fotoğraf:)


Sigaradan korumak için böyle bir önlem aldım kendimce...


Çok minikti benim güzeller güzelim.
Bu arada tarih tabiki yanlış:)







Gene toplaştığımız bir foto..



En çok bu termosu taşıdığımdan kurtulduğuma sevindim..
Alya 6 ay anne sütü aldı tekrarlıyayım ama hiç emmedi yavru beni..Sağdım gece gündüz.Günde 2 kere filanda mama verdik mecburiyetten..Dışardada mama veriyordum..



Miniğim benim,uykusu geldiğinde hala böyle masum..





İlk giderken böyleydim aslında.Bebeği kusan anneler bilirler dışarda her zaman kendileri içinde bir üst getirler.Benimde bagajımda mutlaka kendim için bir kıyafetim vardır doğan kazalar için..




Böyle geçti gitti..Bir eski daha...

21 Mart 2010 Pazar

Bugün..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:54 0 Dusunce
Çok güzel bir hava vardı.İnanılmazdı,sanki yazdan bir gündü.
Bir o kadar da temizlik yapmamız gerekiyordu babayla.İş ayrımını yaptık ama evde bir bebek vardı,nasıl olacaktı.
Bu arada Alya hala hasta ama ateşi yok sadece burun akıntısı kaldı,o da geçecek..
Baba kendine düşen bir iki işi yaptıktan sonra ben Alyayı alayım istersen çıkayım dışarı sen rahat yap diyince yeniden doğmuş gibi oldum aynı..Hemen eşyalarını hazırladım,yiyeceğini filan.Önce babanneye gideceklermiş,sonrada biraz dolanırız dedi..
Ben onların yoldu ettikten sonra derin bir oh çektim tabi..Tüm camları açtım,evi havalandırdım.Halılarımı sildim,balkonlu camlarımı sildim..(Balkonsuz olan yerleri silmek mi;imkansız:))Evimi silip süpürdüm,yorganımı yıkadım yastıklarımı havalandırdım..Balkonlarımı akıttım,yemeğimi yaptım..
Ve bu kadar işi sadece 4 saatte yaptım..Ayağına dolanan bir bebek olmayınca insanın yapıveriyormuş demek..
Bir tek ütüm ve yıkayıp astığım çamaşırlarımı toplamak kaldı:)
Babamız kardeşimede uğrayıp alınacak bir iki şey vardı onları alıp geze geze sahilden getirmiş kızımı.Onunla konuştuk yolda dedi bana;çok zevkliymiş seyahet:)
Eee dedim bi dakka bu bebe benle hep uyuyor.Sıkıcı olan ben miyim şimdi??!!
Ama bu süre içinde çok özlemişim yavrumu kesin kanaat getirdimki ben çalışamam..MAhvoldum o kadar,sürekli burnumda tüttü kuzum..
Şimdi mis gibi bir evim,tertemiz eşyalarım var..Ne kadar dayanır orası şaibeli;şu is de olmasa!

17 Mart 2010 Çarşamba

Ruhumuzu Dinlendirmek Adına..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 17:29 0 Dusunce



Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş.
Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış.
Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş. Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış.
Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle, “Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm.” demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş: “Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?”
Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş...
Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın.
Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, önce biraz düşünün.
Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz.
İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız.
Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler, insanı sonsuza kadar rahatsız eder.
Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin...

Doğum Günüm..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 17:19 3 Dusunce
Her anneye mi mahsus yoksa bana mı bilemedim ama doğum günümde hiç heyecanım yoktu..Gerçi oldum olası hiç özel hissetmedim ben doğumgünümü.
Olabildiğince coşkulu kutlanmasına rağmen,mesajlar,telefonlar,alınan hediyeler olmasına rağmen bu doğum günümde de yoktu heyecanım..
Gün içinde gerek Faceden,gerek arayanlar,gerek mesaj atan arkadaşlarım sağolsunlar bir dakika yalnız bırakmasalarda ben gün içinde teyzeme keyif yapmaya gittim..
16 yıllık dosttan öte bildiğim Özgecim her yılki programımızı bozmayarak akşam bize geldi..Ne pasta kesmesi vardı bu doğum günümde,ne de mumlar..
Anne olmamın coşkusu daha fazla içimde ne yazık ki?Oysaki Alya'nın doğum gününde böyle miydim??Hayır değildim,bir sevinç bir duygusallık anlık dalgalanmaları yaşıyordum..
Eşimden son anda gelen çok sevdiğim kırçiçekleri çok güzeldi,vazoya koy diye tuttursada ben kurutmayı hedefliyorum..
Bilemiyorum hiç bir şey ifade etmedi bir doğum günüm daha..
Sağlığımız,sıhhatimiz yerinde olsunda başka bir şey istemiyorum...
:)

14 Ocak 2010 Perşembe

Son Kararım...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 11:33 3 Dusunce
Kesilikle son kararım..
Ç-a-l-ı-ş-m-ı-y-o-r-u-m..
Kızımın bu dönemlerinde yanında olmayı değil bir ücrete bir bankanın cirosuna bile değişmem ben..
Babamın uzun zamandır ayarlamaya çalıştığı iyi sağlam bir işi bu uğurda üzgünümki erteliyorum.
Kim ne derse desin bir kulağımdan giriyor ötekinden çıkıyor..
Zaten yemesi sorunlu bir bebek Alya.
Benim bile çileden çıktığım dönemler oluyor dönem dönem..Ben bağırıyorum bu uğurda.Ama annesiyim..Fakat bir başkasının bunu yapmasını istemiyorum.
Benimle kalsın kızım..
Son kararımdır..

11 Ocak 2010 Pazartesi

Çalışırken Ben,Alya Ne Olacak?

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:27 2 Dusunce
Sanırım işe girme ihtimalim fazlalaşıyor..

Yer ve ne iş olduğu ile ilgili zamanla yazarım şimdilik açıklamak istemiyorum çünkü..

Aslında Alya'ya bakacak kişi belli.Çok sevdiğimiz bir ablamız.Alt kattaki Yenge'nin 20 yıllık komşusu..Gözüm kesinlikle arkada kalmaz.Pırıl pırıl tertemiz bir Abla..

Evi de çok yakın bize.Bir sokak arkamızda.Sokak demeye de şahit lazım,5-6 bina desek daha yerinde olur sanırım..

Onu bırakıp çalışmak çok zor geliyor bana..Ben ki markete bile onsuz gittiğimde o 20 dakika asır gibi gelirken saatlerce onun kokusu sarılması olmadan nasıl dururum bilemiyorum..

Bir de Babannesi baksın çok istiyordum,zaten Anane yok bir de babanneden uzak yetişen bir çocuk olmasın..Babamız da çok istedi ama olmuyorsa olmuyor..Zorla kapıya bırakacak halimiz yok :)

Şöyle bir gerçek var ki Aile büyükleri ile büyüyen çocuklar hem aile bağlarını daha iyi biliyorlar hem de sevgiyi daha fazla hissettiklerinden kendilerine güveni daha fazla olan bireyler oluyorlar.Bakınız ben :)

Bizi Rahmetli Babannecim(Nur içinde yatsın Tumrum,Mekanı Cennet olsun inşallah) ve Dedecim
büyüttüler..Onların sevgisi o kadar fazladır ki kardeşimle bende..Bir Ananemle öyle olamamışızdır yani..Çünkü uzak olduk..
Dedecim Babannem öldüğünde bir halamlar bir biz bir amcamlar derken öyle geçirdi son yıllarını..Son 2 sene alzhemier hastalığının da etkisiyle çok çekti.O süreçte Dedeme Biz baktık kardeşimle.Bize çocukken ki tüm emeği hiç gözümün önünden gitmedi ki..Vefa borcumu bu şekilde ödedim bende Dedeme..

Kızım bir yerden eksikken zaten,diğer yerden de eksik kalmasın isterdim çok fazla..En azından Babanne güvenini hissetsin hayatta..
Kayınvalidem de haklı..2 torun büyüttü,şimdi okulları başladı..Ee yaş gidiyor..

Benim kadar şanslı değil kızım..Ama benim sevgim,babasının sevgisi herşeyin üzerinde..Evel Allah,geliriz biz üstesinden..
Olmadı mı,umurumda değil valla ne iş güç..Aç değiliz açıkta değiliz..Hiç bir şey,hiç kims yok gözümde benim..Çıkarım işten kızıma ben bakarım..Çok zorluklarla dünyaya getirdim kuzumu ben çünkü..Kıyamam hiç bir şey ondan daha değerli değil bu hayatta..
Olsun herşeyin hayırlısı..

3 Ocak 2010 Pazar

Alya-Hediye-Babası :)))

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:12 0 Dusunce


Alya bu aralar takık..
O olmadan en azından yanında hissetmeden uyumuyor.Mutlaka yanında olacak..Fena sardı..
Çok sevdiği uyuma şekli olan babasına sarılarak ki keyfini bile geçiyor bu aralar Hediye ile uyuma zevki..
Bu arada bebeğimiz hediye,kayınvalidem ile görümcemin İstanbuldan aldığı bebeklerden birinin adı HEdiye,diğerininki Rukiye.Hediye maksadını taşıdı ancak Rukiye uyumlu olsun diyeydi..
Bu sahneden sonra anlaşıldığı üzre babamızda uyuyor..Hediye aynı modda ama:)

17 Ekim 2009 Cumartesi

Anne Demek...!!

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 08:46 1 Dusunce
ANNE DEMEK....

* Yenilen her lokmadan sonra alkış kıyamet koparan,şenlik havasına bürünendir.
* Çıkan her pirinç tanesi diş için tüm hısım akrabaya telefon açandır.
* Tüm hafta hayalini kurduğu pazar kahvaltısına oturup asla yiyemeden kalkandır.
* Sabaha kadar kırk sefer uyanarak,sabah kalkıp zombi gibi işe gitmektir.
* İşten eve geç gelmenin vicdan azabıyla bebeklerinin yanına kıvrılıp saatlerce koklayandır.
* Tatil yapamamanın kitabını yazandır.
* Eskiden hergün uğradığı kuaförünün yolunu unutandır.
* Çaydanlığın kapağı ile pet şişeyi kapatmaya çalışandır.
* Parça pinçik olmuş pazar gazetesini birleştirip okumaya çalışandır.
* Gecenin bir yarısı gözü kapalı süt ısıtıp,gözü kapalı geri dönendir.
* Saatlerce leblebi parmaklı ayakları öpmekten sonsuz keyif alandır.
* Temcid pilavı tadındaki baby tv yi seyretmektir.
* Bebek şef şarkısı söyleyerek,fırsat bu fırsat deyip birşeyler yedirmeye çalışmaktır.
* Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak,mısırı tanelere ayırmaktır.
* İşten yeni gelmiş ve içeri ilk adımı atmışken,"Anne atttaaaaa" sözleriyle çark edip,en yakın parkın yolunu tutmaktır.
* Anne demek bebek havuzunda yüzmektir.
* Başka bir anneyi nerede görürse görsün "Seni çok iyi anlıyorum tatlım "bakışı atandır.
* Aşı takvimini ezbere bilendir.
* Kazara kendi için alışverişe gidip nasıl olduysa bebek kıyafeti dolu poşetlerle geri dönendir.
* Ne kadar sert olursa olsun hayır demeyi beceremeyendir.
* İşe yetişmek için düğmelerini bahçede ilikleyendir.
* Uyduruk ninni besteleyendir.
* Çantasında sürekli Oyuncak kurbacık,ıslak mendil ve kraker taşıyandır.
* Son teknoloji telefonu denize atıldığında ,diken diken olmuş her bir saçına rağmen,annecim telefonlar yüzemez diyebilendir.
* Anne demek eskisinden bin kat daha güçlü olmak demektir.
* Anne demek hayatının sonuna kadar ve sonunun da ötesinde birileri için endişelenmektir.
* Anne demek yüreyini parçalara bölüp herbir parçayı özenle onlara sunmaktır.
* Anne demek 9 ay karnında taşımak değil,ömrünün sonuna kadar YÜREĞİNDE taşımaktır.....

Sevgili Batın Umut'un Annesinden(http://batinumut.blogspot.com) çok beğenerek okudum ve alıntı yaptım..Teşekkürler canım. .

13 Ekim 2009 Salı

Öylesine yazdım,gitti...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 21:58 8 Dusunce
Bugün öylesine yazmak geliyor içimden..Neden bilmiyorum..
Şu an çok istediğim,eşimle olmasını dilediğimiz geleceğimiz adına tek bir isteğimiz var..İnşallah olur demekten başka bir şey gelmiyor elimden..
Olmasıyla birlikte çok şey değişecek bir kere.
Kızıyla daha çok ilgilenen bir anne,daha fazla imkan sağlayan bir baba olacağız..Aslında bundan iyisi can sağlığı,şükürler olsun herşey yolunda ama bu gelecekle ilgili şey gerçekleşirse tam kebap olacağız..
Kebap demişken,az önce yediğimiz adana kebap da içimi yaktı,kavurdu..Ama lezzetliydi ha..Afiyet olsun bize..
Öff öff..Oldu,tamamdır demeyi çok istiyorum buradan.Evet gerçekleşti isteğimiz,artık şu demeyi..Her gece dualarımda..Allahım inşallah duyarda beni,olur..İnşallh..

İşte Alican Abisi Ve Sinem Ablası:)

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 14:59 0 Dusunce



Alican.Hani demiştim ya kurtarıcılarımdan diye..Bir de kız arkadaşı var.
Yaklaşık 1 yıldır beraberler.Aynı bölümde okuyorlar sanırım biyalog olacaklar:)
Sinem pek tatlı,pek sevimli bir kız.Ankaralı..Bize çok yakın bir kız yurdunda kalıyor.Ailenin içinede girdi gibi.Benimsendi,sevildi.Eee sevilmeyecek gibi değil ama:)
Alyayla da şimdilik araları iyi
Tabi ilerde ne olur,nasıl olur pek bilemesekde olsun..
Alican'ı kıskanır gibi geliyor bana. :))))
Blog Widget by LinkWithin

Beni Sevenler:)

Kimler Gelmiş??