19 Mart 2010 Cuma

Bir Sabah..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 12:34 3 Dusunce



Alya sabahları uyandığında çok mutlu bir bebek..Bize kendini duyurmak için bazen ayağa kalkıp değişik sesler çıkarıyor bazende yattığı yerden ayyy diyerek kendini belli etmeye çalışıyor.Çok tatlı kuzum benim.. :)
Bu da sabah çektiğimiz bir fotoğraf.Gözleri şiş,çok mutlu..
Bu bebeği arı vız vız bebeği diyoruz biz ona.Dururken her hangi bir yerine dokunulduğunda arı vız vız vız diye şarkılar söyleyen bir bebek.Kafasınıda sağa sola sallıyor.Alyada günün hangi saati,hangi zamanı olursa olsun ona eşlik ediyor..
Yavrukuşum benim..
Babası hemen telefonuna sarıldı,ben de makinama.Ve sonuç:)

18 Mart 2010 Perşembe

Yürüyorum :)

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 12:10 2 Dusunce

Anneme En güzel yaş hediyesini ben verdim,öyle diyor annecim.
18 Mart da doluyordu 13.ayım,ben 16 Mart da tam anlamıyla yürümeye başladım.Artık annemin peşinde vızır vızır dolanıyorum.
O nereye ben oraya:))
2 kere bozdolabına elimi sıkıştırdım aynı gün içinde hemde;annem kızınca artık cısss diyorum bozdolabının yanından geçerken..
Koltuğun altından oyuncağımı almaya çalışırken kafamı çarpmaya çalıştım azıcık.
Prizlere emziğimi sokmaya çalışıyorum,hiç bir kablonun prizde takılı olmasına dayanamıyorum illa ki asılıyorum..
Çok tehlikeli oldum çook..
Anneme hiç iş yaptırmıyorum ,elimi yer silme suyuna sokmaya çalışıyorum.
Sanırım bir enerji birikimi vardı bende doğduğumdan beri uslu uslu dediklerinden olsa gerek şimdi o enerjimi atmaya çalışıyorum.
Babam da iki gündür arabamızı alıp gittiğinden annem kaldık evde diye huzursuz;gerçi bu akşam da misafirimiz var.Annem pastalar börekler yapıyor.Kamil Amca,Ayşe Teyze,Oğlu Yiğit var..Çok sevinçliyim,gerçi ben uyuyacağım muhtemelen ama o saatlerde:)
Annem Alya dediğinde kendi ismimi tekrarlıyorum artık,Ayyyyaaa diye kızıyorum bende kendime..Hayır diyor,haayıııııyyy diyorum..
Eyy hayat bekle beni,artık yürüyorum:)

17 Mart 2010 Çarşamba

Ruhumuzu Dinlendirmek Adına..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 17:29 0 Dusunce



Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş.
Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış.
Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş. Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış.
Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle, “Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm.” demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş: “Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?”
Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş...
Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın.
Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, önce biraz düşünün.
Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz.
İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız.
Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler, insanı sonsuza kadar rahatsız eder.
Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin...

Doğum Günüm..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 17:19 3 Dusunce
Her anneye mi mahsus yoksa bana mı bilemedim ama doğum günümde hiç heyecanım yoktu..Gerçi oldum olası hiç özel hissetmedim ben doğumgünümü.
Olabildiğince coşkulu kutlanmasına rağmen,mesajlar,telefonlar,alınan hediyeler olmasına rağmen bu doğum günümde de yoktu heyecanım..
Gün içinde gerek Faceden,gerek arayanlar,gerek mesaj atan arkadaşlarım sağolsunlar bir dakika yalnız bırakmasalarda ben gün içinde teyzeme keyif yapmaya gittim..
16 yıllık dosttan öte bildiğim Özgecim her yılki programımızı bozmayarak akşam bize geldi..Ne pasta kesmesi vardı bu doğum günümde,ne de mumlar..
Anne olmamın coşkusu daha fazla içimde ne yazık ki?Oysaki Alya'nın doğum gününde böyle miydim??Hayır değildim,bir sevinç bir duygusallık anlık dalgalanmaları yaşıyordum..
Eşimden son anda gelen çok sevdiğim kırçiçekleri çok güzeldi,vazoya koy diye tuttursada ben kurutmayı hedefliyorum..
Bilemiyorum hiç bir şey ifade etmedi bir doğum günüm daha..
Sağlığımız,sıhhatimiz yerinde olsunda başka bir şey istemiyorum...
:)

15 Mart 2010 Pazartesi

Temizlik saati..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 13:00 3 Dusunce

Burası da çok tozlanmış alayım bari:)
Annemden gördüm bunu,anlık tozlanmaları,dökülmeleri hemen ıslak mendille hallediyor.Yere bir şey mi döküldü annem iş başında..
Artık bende elime ıslak mendil alıp yerleri siliyorum,bilgisayarı temizliyorum..Tozdan kirden nefret ediyorum çünkü..
Annem çok komiksin Alya diyip gülüyor bana her seferinde ama kız çocuğuyum ne de olsa..Ve şimdiden öğrenmem gerek..
Taklitlere birazda erken başladığımdan mıdır nedir büyük gibi hareket ediyormuşum annem öyle söylüyor..
Büyüdüm tabi şekerim artık 1 yaşındayım..

Makyaj yapmak istiyorum,anlıyor musunuz?

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 12:52 0 Dusunce
Teyzoşum..
Çok süslü..
Gözüm hep üzerinde.Bizde kaldığı günlere bayılıyorum..
Dün gece de bizde kaldı,sabah en sevdiğim dakikalar gelmişti..
Makyaj saati..
Allık fırçasını elime alıp önce allığa sonra yüzüme sürüyorum..
Kapağı kapalı rimeli alıp gözüme sürüyorum,kaşlarıma.Annem tedirgin,gözüme sokacağım diye.
Teyzem rujunu sürüyor,sonra yine kapağını kapatıp dudaklarıma getiriyor.Uzatıyorum dudaklarımı arada birde yalamaya çalışıyorum ruju..
1 yaşındayım ama hepsinin farkındayım..
Annem pek hoşlanmıyor bu durumdan,çok erken öğrendin sen herşeyi diyor bana kızgın kızgın..Süslü bir teyzoşa sahibim annem ne ediyim:)
En çok seveceğim oyuncak kesinlikle kız çocukları için alınan makyaj malzemeleri oyuncağı olacak.Sabırsızlıkla bekliyorum o günü:)

İki Çocukla Gezme mi? :))))

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 12:27 0 Dusunce
Evet başlıktanda anlaşıldığı üzre,2 çocuk bagajda 2 bebek arabası..Ve yaşanan bir kabus.
Ne içilen açydan alınan keyif,ne açlık..Hiç biri 2 çocuğukla baş etmek kadar zor değildi iki aile içinde:)
Ama çok keyifliydi ne olursa olsun..Taa ki Yiğitcim ağlayana kadar annesini emmek için.Sanırım krize girdi..Ve eve dönüş..

Babası Yiğit'i oyalarken..




Bu fotoğrafı çok beğendim.Nasıl yakaladı isem bravo bana..Birbirine aşkla bakan iki çift göz..Çok hoşlar..


Bebek arabasında durmaktan sıkılan Alya aksiyonlarına başladı..Bebek arabasında siz oturun ben burda iyim dercesine attı kendini masaya.
Zaten artık tutmak çok zor onu..Oturuyorsa mutlaka ayağa kalkıyor,tırmanıyor demek daha doğru sanırım.Hiç bir zorluk gözünü korkutamıyor..

Ve artık yürümek istiyor.Kah elimizi bırakmak isteyip kah mecburen tutarak..
Sadece kendi istediği yere götürüyor.Mesela bu fotoda istediği şey balonlu çocuklara gitmek.Ama çok kalablık ve gözüm hiç almıyor orayı..Vazgeçirmek için ikna çalışmaları..


Çok canavar oldu bu kız..Bir dakika durmaz mı bir çocuk yerinde:))))
Ve biz..
Bu tantanada nasıl başardırsak bir foto çekinmeyi..Helal olsun bize..
Çok seviyorum seni kocacım..

12 Mart 2010 Cuma

Büyüme atakları..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 16:14 2 Dusunce


Yemek yerken Alya:)
Tek sorumluluğum Alya olunca,yemesi,uykusu,yemeğine kattığım gıdalar derken kafayı yedim sanırım.
Heşeyle herşeyi karıştırıyorum.Gçende Alyaya özel bir marmelat yaptımki tadı enfes oldu.
Aktardan kuş üzümü,kuru dut,kuru erik ve gündoğum kayısısı aldım.Bir gece suda beklettim ertesi sabah kaynattım,yarım çay bardağı şeker ekleyip kaynattım.Sonra attım rondoya.İyice ezildiğinde kavanoza koyup buzdolabına attım.Her gece muhallebisine bir yemek kaşığı ekliyorum..
Çok zor günler geçirdik,İstanbuldan döndükten sonra mide bulantısı başladı şiddetle.Her beslemesinden sonra kusmaları derken yaş kontrolünde doktorumuzla görüştük.İshalde başlarsa rotavirüsü diyip biraz korkuttu bizi.Şükür ki başlamadı,sanırım bir üşütmeydi.Ama çok kötüydü..
Bende bu süreçte mide bağırsak enfeksiyonu geçirdiğimden onada bulaştığını düşünmüştüm..Zor çocuğun hasta olması,Allahım korusun..
Tüm tahlilleri iyi çıktı Alyanın.Zaten vitamin kullanmıyorduk doktorumuz tahlil sonuçlarını görünce gene bir maşallah dedi.Kanı da iyi,şimdi buraya yazamıyorum babamız kızıyor,nazar değer diye.Sadece zeka gelişimi için balık yağı kullanmamızı önerdi,ona başladık farklı olarak..
İlk adımlarına da başladı Alya yavaş yavaş..Tam yürüyor diyemiyorum ama bıraktığımızda bayağı bayağı gidiyor tek başına.Biraz heyecan var tabi.Çok mutlu oluyor adım atarken:)
İstediği bir şey olduğunda vee diyor,almamızı istediğinde all diyor.Elleriyle deel diyor kendisini almamızı istediğindede.Cıs dan anlıyor,hayır dediğimde dudak büzüyor.Birde kart sesiyle ayya demesi varki:)))
Uykuları hala çok düzenli,akşam en geç 20:30 da uyuyor.Tabi benim istikrarla olmamında etkisi çok büyük sanıyorum.İstanbulda biraz düzeni şaşmıştı ama neyseki toparlandı.
Sütü hala içmiyor bunun için çok çabalıyorum,içecek şansı yok:)
Kendini seviyor,ddiddi(cici)diyerek,bizide öyle.Sonra döver pozisyonda eehhh yaparak vuruyor. :)
Büyüdükçe her anı çok zevkli,her dakikası öyle..

Otokoltukta uyuyan bir Prenses..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 15:54 2 Dusunce
Araba alınınca durur muyum?
Nerdeyse her gün dışarıdayız Alya ile.Ya babamlara,oradan kayınvalidemlere,yakınımda olan alışveriş merkezine,teyzoşumuzun yanına bankaya bir şekilde gidiyoruz.Geziyoruz işte:)))
En güzel yanı yolda uyuması.Koltuğu orta koltuğuna monte ettik,gayet de sağlam.Sanırım araba tutuyor,mesafemiz uzun da olsa kısada olsa uyuyor.

Kendinden geçmiş bir halde,dudak dışarda:)




Kafa düşüyor,ben kırmızı ışık da durduğumda düzeltiyorum filan..Komiğiz ana kız pek:)







İstanbul'dan bir kaç fotoğraf:)

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 15:16 0 Dusunce
İstanbuldan bir kaç fotoğraf eklemek istiyorum.Aslında o kadar çok var ki,ama ben makineyi çıkarana kadar babamız kendi telefonu ile çektiğinden ve şu an bilgisayarımızda virüs olduğundan babamız telefonunu bağlamak istemediğinden bunlarla yetiniyoruz mecburen..

Zeynep ve Yüsra.Yani Büyük halamın torunları.İkiside tam prenses.Ama Zeynep'im bambaşka.O nasıl bir zerafet nasıl bir hanımlıktır anlatamam.Böyle kız çocuklarına bayılıyorum.İnşallah Alyada böyle olur onun yaşlarında..Maşallah kızıma benim..


Yüsra..Küçük cadı tam.Bakışlardan cinliği belli zaten.Alyayı pek sevmedi hiç onun tarafına bakmadı.Son akşama kadar:)Ama benimle arası iyiydi.Bizden biraz utandı,biraz çekindi kuzum..



Küçük halam,Yani Ayselciğim..Çok sever,herşeyimi paylaşırım Aysel Halamla.Desteği ve yeri çok büyük bende.Allahım onu eksik etmesin başımdan.Ne kadar uzak da olsak her canım sıkıldığında aradığım yegane insandır.


Puset için tekrar teşekkür ediyorum Özgecan Ablama.İstanbulda kurtarıcımız oldu bu bebek arabası,kendi arabamızı getirmediğimizden Alyada kucağı sevmediğinden bebek arabası olmasa elimizde ne yapardık bilemiyorum.Alyada gayet rahat ve mutlu:)





Arabamızı ilk günden alınca İstanbul daha eğlenceli oldu tabi.Gündüzden atladık arabamıza kah kaybolduk kah bula bula gezdik gönlümüzce.Burası Bakırköy Galeria .Kumpir keyfi yaparken.
Alya her zamanki gibi babasının tepesinde:)Anası yemek derdinde:)



Vayy bir Akmerkez fotosu..
O gün çok eğlendik biz ya..Önce halamı aldık,Akmerkeze gittik.Sonra Boğaz turu,Aşk-ı Memnu evini görmek keyfi ve İstinyede sahilde meşhur tatlıcımızda tatlı..
Akşamada amcamlarda yemek.. :)




Alya'nın halası,benim görümcem,Tahanın annesi..Yani Ece:)Ve minik Taha.Yakışıklım benim.Sanırım şimdi yürüyordur artık.O nasıl bir heves nasıl bir istekti.Sürekli el tutup yürüteceğiz..Bir de arabası varki tek eliyle sürdüğü..Yaşına girdi dün o da.Maşallah oğluşuma,sağlıklı ömürlerin olsun inşallah..

İşte böyle..
Farkediyorum da benim hiç fotoğrafım yok,çeken ben olunca..Eşimin telefonundaki fotoğrafları almak için sabırsızlanıyorum:))
İşte
Blog Widget by LinkWithin

Beni Sevenler:)

Kimler Gelmiş??