18 Temmuz 2010 Pazar

Büyük Eltimin Çocuklarının Sünnetindeyiz

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:32
Aylardır beklediğimiz,büyük eltimin harıl harıl hazırlandığı Sünnet Düğünümüzü de yaptık nihayet.
Sabahtan kıyafetlerimizi hazırlayıp kayınvalideme kahvaltıya geçtik.Görümcemlerde şehirdışından gelmişlerdi,onun kayınvalidesi filan hep birlikte olduk..
Öğleden sonra hazırlanıp biz görümcemle çocukları kayınvalideme bırakıp kuaföre geçtik.Benim planım aslında saçlarımı koyulaştırmaktı,ancak kuaförüm inceledi saçımı.Ve vazgeçti boyamaktan.Yapamam dedi,saçların çok platin.Şimdi boyasak kafan 3 renge dönüşür 1 hafta içinde,boyanın oturması 5-6 ayı buluyor dedi.O dönemdede sen sıkılırsın her ay gelip boyatmaktan dedi.O yüzden röfleyi bırakacaksan kendi saçınla bırak dedi.Boyayı önermiyorum sana dedi.
Benimde kararım bu şekilde belirlenmiş oldu,dipler geldikçe kestirip röflelerin gitmesini sağlayacağım.
Kıyafetime göre ben saçımı toplatmayı düşünüyordum,görümcem kestirdi maşa yaptırdı.Bende kaş bilmem ne derken saçım toplandı.Makyajlarımız yapıldı.17:00 yi geçiyordu çıktığımızda.
Kayınvalideme geçtik,onlar hazırlanırlarken ben Alyayı toparladım kocamı aldım eve geldik.Bizde hazırlandık.Ve alt katta oturan halaya indik.Davulcu davulu çalarken içim bir tuhaf oldu...
Konvoya geçtik bu sefer.Keyifli ve zevkli bir konvoydu.Bir ara ön kesilip yol açılsın diye çiftetelli oynadı delikanlılar:))Acayip şekilde küfür yemişizdir eminim:)))
Güzel bir düğün oldu..Ben Alyayı uyutana kadar piste çıkamadım olduğum yerde coşturdum milleti sadece:)))Esmesemde gürlerim misali:)
Pilav,tavuk döner,patates ve salata vardı,pastası çerezi ile iyi ağırlandık:)Bende neticede konuğum:))
Sünnet çocukları ortada yoklar,palyanço ile oynuyorlar.Alya korktu biraz...
Bu arada daha düğün başlamadan üzerine bir bardak suyu boca eden Alyayı da tebrik etmek gerek,aylardır onada hazırlanırken kıyafet için bir anda normal gündelik bir badiye ve tayta kaldı..Nasip..
Biz üç eltiyiz,fotodaki ortanca eltim.Onlarda tatilden bir gün önce döndüler.Görümcemlerle gittiler tatile her seneki gibi,seneye kısmetse bizde dahil olabilir programa..Gözlerde maşallah süper çıkmış..



Tahtta ne kadar mutlu Alya,abileri parkta oynarken yerleri Alyaya kaldı..



Eee annesiyle de bir poz çekinmeden olmaz...
Topalmda 7 kilo verdim,bir 7 kilo daha verirsem süper olacak.Ama durdu resmen.Veremiyorum.Bakalım amacım bayrama kadar 7 kilo daha vermek...



Alya babasının kafasına geçirmeye çalışırken şapkayı..Aslında gülüyor.Ama sonra ben alınca kucağıma ağlıyor.Bendeki bakışta amma çaresiz!!Ne olacak halim der gibiyim...



Karı koca bir foto çekinmeden olmaz ama değil mi?



Alya saat 10 a gelirken uyudu bebek arabasında,o sese rağmen.Bizde keyfini çıkarttık düğünün.Pistten hiç inmedik desem yeri..Zaten oynamayı oldum bittim çok severim...
Buradada görümcemle kocası..Babamızın amca oğlu çekmiş bu pozu.Onlar Alicanı çekerken Alicanda onları çekmiş,değişik olmuş:)



Görümcemin kayınvalidesi ve oğluşu..Alya 21 gün daha büyük Tahadan.Bu yaşlardaki bebekler arasında 21 günün ne kadar önemli olduğunu gördüm tahayı görünce.Kayınvalidem söylüyordu,daha bebek gibi hareketleri Tahanın,Alya daha bilinçli diye ama görünce oturdu taşlar.
Fakat maşallah bir yiyorki o katı gıdaları..Aman nazarım değmesin,maşallah süphanallah.




Ortanca kaynım ve eltimle bu pozun adı başka aslında.Ama yazamıyorum:))



Ortamızda duran Fatma Yenge,benim alt katımda oturuyor.Kayınvalidemin eltisi,eşimin amca karısı..İyi anlaşıyoruz,sağolsun hep destektir bana..


Girişin üzerinde oturan babanne ve hala ilede bu pozumuz oldu..




Güzel bir gecenin ardından ayaklarımıza inen karasularımız ile saat 23:00 ü geçerken evimize döndük.Daha tatil yorgunluğunu atamadan üzerimizden birde düğün yorgunluğu eklendi..
Herşey güzeldi,Allah damatlıklarınıda görmeyi nasip etsin inşallah..
Bu arada farkettimde büyük eltim ve sünnet çocukları ile hiç fotomuz yok:))

16 Temmuz 2010 Cuma

Bodrum Tatilimiz:)

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 21:02 0 Dusunce
Nerden başlasam bilemedim şimdi,uzun zamandır yazmayınca...
En baştan alayım en iyisi ben...
7Temmuz çarşamba yani gideceğimiz gün önce babamlara geçtim.Babamız gelip bizi aldı;kayınvalidemlere de veda etmek için.Zaten onlarda geleceklerdi bizi havaalanına bırakmaya.Yolda konuşurken babamızdan bir anda bende geleyim mi teklifi çıkınca çok mutlu oldum tabi.Aslında işi gereği yazın izin kullanamıyor pek.Patronunu arayıp tlfda durumunu izah etti;patronuda sağolsun 12-19 temmuz arası izinlisin dedi:)
Zaten kardeşcim de gelecekti,uçak biletini ayırtmıştı o da.Bi daha iptal etti kocam geleceği için.Evet şaka gibiydi pazartesi günü kocamla kardeşim yanımızda olacaktı..
Derken çıktık havaalanına doğru.Genel olrak sistemlerin bir aksiliği söz konusuydu,biletim net üzerinden alındığı için bulunamadı filan.Son kontrol kapısından geçerken Alya baabsını bırakmak istemedi hiç.Ağladı kendini yırtarcasına.
Piste giden son kapıda bir karışıklık vardı,Alya kucağımda diğer elimde bebek arabası (bebek arabasını uçağa binerken verip uçak inişinde alıyorum)ne olduğunu anlamaya çalıştım.
Tam 40 dakika bekledik,rezillik had safhadaydı.Nedeni de engelli bir yolcu varmış ona asansör getirtiyorlarmış.Ne kadar mantıklı tartışılır ama madem böyle bir durum var çağrı yapmayacaksın...
20:50 de olan uçağımız ne kadar şanslıyız ki hiç bir açıklama yapılmadan 21:35de kalktı.Uçakta ayrı bir gerginlik söz konusuydu tabi..Yandan olan firmaları anlarım ama Thy gibi büyük bir firmada bu hafifliğin olması kabul edilir bir şey değil;hele hele diğer firmalara göre göz göre göre 2 misli para öderken..
Alya hiç yormadı beni uçakta şükür,zaten uyudu..Hiç kalkmadı..Bodrum aktarmam 22:50deydi biz Ankarada 22:45deydik.Tabi nerden bilebilirim beni Alyanın dışında yoran durumlar yaşayabileceğimi...
Uçağın çıkışında bebek arabasını bırakıp alıyoruz genelde;bu sefer alamadım..Aktarmalıyım üzerinde bir etiket yok,nerden bulunacak daha biri alsa gitse..Bodrum uçağına bizlerden binecek olduğundan biz gecikince haliyle uçak kalkamamış;yolcular sinirli..Koştur koştur kontrol kapısına gelip durumu izah ettim görevlilere.Gene sakindim aslında.Ta ki o gerizekalı kız bana 'hanımefendi lütfen tüpten geçip uçağa geçermisiniz,uçak sizin uçağınızın gecikmesi yüzünden kalkmadı diye bir çok yolcuyla sorun yaşadık-ayrıcada siz uçuş kartınızı verin;biz bulursak bebek arabasını sizi arayalım'??Hönnkkk...
O an nevrim döndü benim...Dedim bana bak gerizekalı mısın nesin sen,uçağın kalkması tamamen sizin donanımınızın eksik olması yüzünden geç kalktı;bende çok memnun değildim dedim ve ekledim..2.olarak da o bebek arabasını bulursak diye bir şey yok;bu-la-cak-sınız.Ne kadar gayriciddi bir yaklaşım bu böyle;parasını siz mi verdiniz de aldınız,ben uçağın girişinde tüpün çıkışındayım.O bebek arabası bulunmadan hiç bir yere gitmiyorum dedim..
İnanılmaz sinirliydim tabi,berbattım.Birde benim kötü huyum sinirlenince ağzımdan çıkanlarfı kontrol edemiyorum..
Gelen giden akıl veriyor bana;bulunur bilmem ne diye..Üzerinde hiç bir etiket bulunmayan bir şey nasıl bulunur insanlarada şaştım açıkçası..
15 dakika boyunca hosteslede tartışarak geçirdim,sonra beklenen haber geldi.Bebek arabanız bulundu uçağın kargo kısmına koyuluyor,inişte alacaksınız.Göreceğim dedim camdan baktım evet benim bebek arabamdı.Tabi uçak da bu arada 23:30 da kalktı.Uçak inişinde aldım bebek arabamı tuttum otobüsün yolunu.Saat tam gece 01:00 sularında Milas havaalanındaydık.Alya rahat uyuyamamanın verdiği krizle arada bir uyanıyor ağlıyordu.Bunalmıştı tabi o da.40 dakikalık bir yolculuktan sonra Bodrumdaydım.Halamlar bekliyorlardı beni.HEmen valizlerimi aldılar,oradan da Turgutreis dolmuşuna bindik.Saat 02:30 da evdeydik.İnanılmaz bir yorgunluk bende,inanılmaz bir ter vardı.Hemen duşa girdim yıkandım.




Alyanın havaalanı çıkışındaki hali...Ne kadar mahmur ve olmadığı gibi çıkmış..



Sabah yine aynı saatinde kalkan Alya yorgun günlerimin bekcisi olduğumu bir kere daha hatırlattı bana..
Genel olarak gündüzleri en erken 09:30 kalkan bir ev ahalisi mevcuttu;bizim gibi en geç 07:00 de kalkan birirlerini görünce ve halamlardan birininde 2 küçük torunu bu erken kalkma yorgunluğuna dayanamayınca çözümümüz belli oldu..
Sabahtan Alyayı yedirip yürüyüşe çıkıyordum,yaklaşık 1 saat gidiş 1 saat geliş sürüyordu.Sahilde mis gibi havada yürüyüş koşu yapanlarla birlikte zevkli oluyordu..Babamız gelincede gezmelere birlikte gittik,ya arabayla yada yürüyerek..
İlk gün Alyanın keyfi gayet yerindeydi.Aslında genel olarak keyfliydi Alya.Sadece haylazlıklarının boyutlarını artırdı orada.Birde kuzenimin biri 2.5 diğeri 4 yaşında olan çocuklarına karşı agresifdi neden anlayamadım..Doğru dürüst istemedi onlarla oynamayı..
Deniz konusunda da hiç yormadı beni.Buzdolabından çıkarılmış su gibi soğuk denize atlayıp bıcı bıcı diye çıktığımızda ağlaması şaşırtıcıydı.Sabah 10:30 dan sonra gidiyorduk plaja,yarım saate yakın giriyordu.Sonra çıkar giydir kurula derken saat 12:00 ye gelirken eve dönüyorduk.
Plaj yazlığa en fazla 20 mt idi.Yakın olmasının avantajı da ayrı bir keyifli kılıyordu..




Alya küçük halamla..Pek sevdirmedi kimseye kendisini,1 hafta içinde sadece kendi istediğinde gitti..Halamlar sağolsunlar hiç bunaltmadılar Alyayı kararı kendisine bıraktılar.



İkinci günün akşamı bizi bir sürpriz bekliyordu..Kuzenimin büyük kızı Zeynep 4 yaşına girecekti ve beni beklemişlerdi doğumgününü kutlamak için.Yan yazlıkta yaz-kış oturan halamın görümcesi Gülen Halaların yazlığında güzel bir parti verdik Zeynepe.Halam hazırlandı,Kuzenimde pastasını yaptı..En güzel yanıda pasta tabanı diye aldığı kalıbın revani çıkmasıydı:)))Lezzetliydi ama:))



Hamakta keyif yapan Alya çok sevdi hamağı.Hiç gelmek istemedi bana..Hep yatmak istedi,biraz zor oldu onu oradan kaçırmak..


Hep birlikte bir foto çekinelim değil mi?Nice yıllara Zeynepcim..


Aysel Halam Alyayı çağırıyor foto çekinmek için,ama Alya bu koşturma dururken gelir mi hiç... :)



Benim Büyük Halama benzediğim söylenir.Huylarımız,tipimiz..İkimizde aynıyızdır genel olarak,ondan sanıyorum çatışıyoruz..Yani belirgin bir çatışma yok çatışma dedim ama..Hani bir ipde iki canbaz oynamaz misali..İkimizde konuşunca ortada durulmuyor:))))Ama sevgiside başka..
Halamın çocuk byütme tekniği benimle hiç uyuşmuyor.bu sebeple biraz sorun yaşadık zaten..Çorap giydir,ayakkabı giydir,deniz soğuk sokma filan diye müdahale geince bir ohaaa oldum kendimmce..Çünkü Alyaya tek başıma ben baktım,ben büyütüm.Birde gerçekten dirayetli bir çocuk..Doktorumuz sağolsun bu anlamda çok destekcim oldu..Alyayı mesela orada çorapsız atletsiz gezdirdim,halamdaki mantık daha korumacı.E tabi ben rahat bir anne olarak kaldım onun gözünde:)))Rahat ve yayık anne... :)
Halam denize sokma su soğuk dedi,ben girsin ne var kışın rahat geçer diri olur vucudu dedim.Birde Alyanın mutluluğu ön plandaydı benim için.O da girmek istedi..
O gerilme dönemlerinde sakinliğimi korumam zor oldu ama şimdi gülüyorum,bizim Günseli halamla her zamanki hallerimiz işte.O karışmadan duramaz bende ne babası ne kocası karışan bir kadın olarak kabul edemiyorum derken çatışma böyle yaşandı..Geçti gitti:)Allahdan ikimizde unutuyoruz 5 dakika sonra:))
Doğum günü gayet güzel geçti konuya dönersek:))



Daha önce demiş miydim bilemedim? :)Halamların tuttuğu yazlık Kos adası manzaralı.Bakınız fotoğraftaki karşı taraf..Evin için efil efil esiyor o 45 derecelik sıcakları bile evin konumu nedeniyle hiç yaşamadık desem yeri..Akşamları o adaya karşı içmek de ayrı bir keyfdi hep bilrikte..Özleyeceğim anlardan biri...



Halamın torunu Zeynepcik..Alya sanki daha ısınmış gibiydi Zeynepe ama genel olarak dediğim gibi agresifdi.Bu da nadide fotoğraflardan biri..Maşallah kuzulara.

Yemesi gene çok düzenli ve saatliydi.Hiç öğün atlamadan ve bozmadan gittik şükür.Ne sıcak,ne ev ortamı etkiledi düzenimizi.Uyku olarak günde iki kere toplamda 4-5 saati bulan gündüz uykusu sadece bir kereye düşmüş ve 2-3 saatle sınırlanmıştı..Bende üstelemedim,zaten 1 haftalık tatilimde çocukla olmam yoruyordu beni.birde düzen olarak baskı uygulamaya çalışıp kendimi yormaya onuda üzmeye cesaret edemedim..


Babamız geldiği gün Alya onu görünce balkonda bir kaldı..Kal geldi derler ya aynen öyle oldu..sonra ağlamaya başladı ama nasıl bir ağlama..Ve Burç için zor anlar başlamış oldu.Sürekli yakasında baba diye dolaşan bir çocuk:)))
Üçümüz olunca daha bir güzel oldu herşey.Kardeşcimde gelince plajda şemsiye altında oturan Alyayı bırakıp rahatlıkla yüzüp geliyorduk..
Hiç güneş yanığı olmadı Alyada şükürler olsun.Doktorumuzun önerisiyle Sebamed 50+ üzeri kullandık.Denizde de almadı fazla güneşi doğal olarak..Birde ilk denize girdiği gün ateş düşürücüsünden bir tatlı kaşığı ver demişti,çok işime yaradı bu bilgisi..Belkide o soğuk şokun yaratabileceği tahribat ilaçla yok oldu..


Babamız gelince arabada olunca dışarı çıkma isteği geldi tabi bana:))Hep birlikte Turgutreise geçtik bir akşam.Eğlenceliydi,dolandık filan ama yanımızda 3 çocuk olunca zaptetmek zor oluyor haliyle.


Benim şaftım kaymış yüzümden düşen bin parça.Yorgun ve argınım...Dönerken içide uyudu arabada.Yazlık turgutreis yolunda fenerin civarında güzel bir sitede.Verilen parayı fazlasıyla hakediyor..Sadece 3 dakika mesafedeydik Turgutreise..Eve dönünce bebeleri yatırıp biz gene toparlanıp bir güzel içtik..Ayyaş gibi olduk zaten orada..


Ve mangalımız..
Halam elinin lezzetini katıp güzel bir köfte yoğurdu bize.Babamızda mangal yaktı yazlığın arka tarafında.
Yanına kızrtma,pilav,yoğurtlu semiz ve çoban salata yaptık..


Babasız duramayan Alya bizi bir poza itti tabiki:))))


Hepimiz yemekten önce bir pozda çekinmesek olmaz..:)



Kocamın beyaz atletine bittim ama:)Ben üstsüz yerleşim yerinde yazlık bile olsa gezen erkekten nefret ediyorum.Sapık gibi geliyor bana..Atlet giysin ama üstsüz gezmesin yani..Allahdan eşimde benim gibi de zorlanmıyoruz...



Mangal sonrası büyük halam,kuzenim ve çocuklar gelmedi bizle Bodrum şehirçine.Sadece küçük halam,kardeşim,Alya,ben ve kocam gittik.Alya uyudu arabaya biner binmez.
Bodrum merkez 40 dakikaya yakın.
Arabayı tam çarşı içine bıraktık gayet kolay bir yerdi..Bebek arabasına koyup Alyayı yürüyüşe başladık..Keyifliydi ama sıcak fena bastırmış.Esinti yok,o sıcaklık bir basınç oluşturmuş orada.Biz yazlıkta esintili muhite alışmışız ya birazcık bayıldık...
Yat limanının karşısındaki boncukcularda aldık soluğu.Kayınvalideme bir Bodrum haırası alayım dedim ama halam aldırmadı.Kayınvalidem kocam gelirken bir jest yapıp bir koli kıymalı pide gndermişti bize.Sağolsun,halamda ben alacağım o yüzden dedi.Kocamanından bir nazar boncuğu aldık beğenerek,hlamın kesesine bereket..


Kardeşcim sanırım halamın zayıflığının yanında bu kadar iri çıkmış normalde değil çünkü..Kendiside bir ohaa çekti bu fotoyu görünce:)))


Küçük Halamın hayatımdaki yeri bambaşka.Bana verdiği maddi manevi destek şu yaşımda olmama rağmen hala beni küçük bir kız gibi görüp arkamda olması her zaman duygulandırıyor
beni..Çok seviyorum halacım seni..

Yalnız şu var;Burçla araları benden daha iyi..O benim evladım diyor halam hep..Allah da bozmasın..


Bu kadar sese rağmen uyuyan Alyayı da ayakta alkışlamak gerek..Şükür sese çok endeksli değil Alya bana hiç benzememiş..




Gelipde barlar sokağına girmeden olmaz değil mi?Begonvillerin altında bir poz çekinelim..
Bodrum her zamanki Bodrum işte..Ahlaksızlık had safhada.10 yıl önce neyse 10 yıl sonrada aynı.Hiç bir değişme yok..Sadece eski amele birikintisi yoktu o dikkatimizi çekti..Turistlerin merkezde olmalarından dolayı sanırım kalitesizliği gene gözlerden kaçmadı.Halamların yazlığına meşhur cluplar ve beachler çok yakın yürüyşde karşılaşıyorduk kalan turistlerle gerçekten onların bile bir kalitesi var ağırlığı var..
Bir bara girip birşeyler içemedik durum o kadar vahimdi..Masaların üzerine dans eden çıplağa yakın hatunlar,etrafında onları bir av gibi izleyen her an atılmaya hazır abaza adamlar...İğrenç ötesiydi..O yüzdne sevmiyorum Bodrumun bu tarzını ben gece yaşantısını filan..
Samsundada dibine kadar yaşadık şükür gece gezmelerini ,İzmirdede..Hele İzmirde benim zamanımda Le Meyhane vardı mesela Alsancakda.Giderdik oraya,Altay çıkardı daha meşhur değildi.Ama İzmir bilirdi onu..Gece yaşamının da kalitelisini severim ben,basitliğe gelemiyorum..

Bu restorantın adı çok ilgimizi çekti;buradada bir hatıra kalsın istedim:)))

Halamların yazlığının arka tarafından görünüş,ytüksekten çekilmiş bir görünüş.Normalde uzak değil tabi..


Bizim meşhur gündüz gezmelerinden biri..Alyanın elinde Didosu.



Genel olarak keyifliydi ufak tefek yaşanan şeyler dışında..Alyanın var olan halini değişmemesi benim için önemli bir şeydi..Hiç bir beni üzen durum olmadı.Sanırım çocuklarla anlaşamaması da oyuncaklardan kaynaklıydı.Herşey benim ayında çünkü Alya..
Çamaşırımı zaten düzenli yıkadığım için orada,hiç zorlukda yaşamadım..
Halamların ev sahipliği ve gösterdikleri nezaket ve sevgi dolu anlar içinde teşekkür ediyorum,iyi halamlar iyiki hayatımdalar..
Kocamlar gelince ben dönüş biletimi iptal ettim ve onlarla döndüm.1180 km beni düşündürmedi değil Alyayla nasıl olur diye ama hiç korkulduğu gibi olmadı..18 saate Samsundaydık.Çok dur kalk yaptık.2 saatte uyuduk yolda.
15 Temmuzda akşam yemeğinden sonra 21:00 sularında çıktık yola.Maması,bezi derken eve gelmemiz 18 saati buldu..

Alya bu fotodan az bir süre sonra o peçete parçalarını pança pinçik edip arabayı berbat etti..Yeterki dursun araba önemli değil dedik zaten.Utandırdı kızım beni..Bir kere bir benzinlikte durup enerjisini atması için saldık onu.Kaydıraktan kaydı,salıncakta sallandı..Yorulup tekrar uyudu..


Teyzesi çok yorgun görünüyor değil mi?Çok uyudu yani insan dışı bir performans gösterdi..Gece zaten hiç uyanmadı,gündüzde sürekli uyku modundaydı...Maşallah dedim..



Derken keyifli bir tatilden sonra evimizdeyiz.Ama tatil dinlendiriyor hikayesi son bulsun artık.O tempoda anlamıyor insan yorgunluğunu eve gelince anlıyor.Allahdan evimi temizleyip gitmiştim bir tek ufak tefek çamaşırım vardı yıkanacak..Onlarıda hallettim zaten..
Alya Bodrumda çekyatlara çıkmayı öğrendi,sonra daha da ilerletti;artık sandalyeye çıkıyor ve atlamak üzereyken yakalıyoruz.İnsan hayatının 1 haftada ne kadar ilerleyebileceğinin bir göstergesi sanırım durumumuz.Korkuyorum neler yapabileceğinden,artık daha dikkat gerektiriyor çünkü..
Birde bir kaç gündüz ara ara mutsuzlukları oluyor sanırım dişler yapıyor.Var olan ilgimizle atlatmaya çalışıyoruz bakalım...
Babamız izin almaya alışmış olacakki seneyenin tatil organizasyonunu yaptı.Ya birlikte tatile giden görümcem ve kaynım-eltimlerle gideceğiz iznini ayarlayabilirse;ayarlayamazsada biz başbaşa Alyayı alıp çıkacağız..İnşallah..

























7 Temmuz 2010 Çarşamba

Evliliğimiz,Kızımız ve Tatil:)

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 13:20

Alya böyleydi,hayal gibi.İnsan başka küçük çocukları gördüğünde kendi çocuğunun büyüdünün farkına veriyor,ilginçtirki..
Anne olmak Rabbimin bana verdiği bu hayata dair en önemli hediyem..Şükürler olsun.Her anının fotosunu özellikle çekiyoruzki an be an ilerlemesini kayıt altında tutabilelim...
Alyaya tek başıma baktım ben,kimsenin yardımı olmadan..Haa babamızın bu konudaki desteğini atlayamam,bu ciddi bir şey çünkü.Geceleri o kalkar,beni kaldırır süt sağarken ben Alyayı tutar yada oyalar,sonrada içirirdi sütünü.Mama içecekse de mamasını yapar besler yatırırdı..Böyle bir adama da nankörlük olur zaten..
Ben günde 2 kere mama veriyorum diye ağlarken bana tam destek oldu kocam..Bu da büyük bir şey derdi hep,anne sütünü her öğünde almasada nerdeyse 7 öğünün 5inde alıyor diye.6 aydan sonra mama ve anne sütü hikayemiz bittiğinden o stresli dönemimde bitti.
Derken ek gıdaya geçtik.Sağolsun bu dönemdede yardımcım oldu benim.Gece mamayı kaldırıp süte geçtiğimizden sütünü ısıtır verirdi;akşamlarıda Alyanın muhallebisini yada kendi yaptığımızdan yemeklerden 2 tahta kaşığı ile alır blendara vurur yedirir,suyunu içirir sonra oyalardı ben biraz dinleneyim diye..
Yani şöyle ki...
Ben eşimi baba olduğunu tam anlamıyla gösterdikten sonra tanıdım..Bir eşim vardı benim tanıdığım;bir de eşim vardı tanımadığım baba olan eşim...Zaten bir erkeği tanımak için baba olması gerekirmiş ya.Bizimkide o hesap...
Bugn bizim 4.yılımız kocamla.4 yıl önce uzattığı eli hala ellerimde..Varlığıyla yaşamıma ayrı bir boyut kazandıran eşime minnet borçluyum..Ve kendisinede söylediğim üzere:
-Beni seninle tanıştıranlar hepsi girsin Cennete:)))
Akşam da gidiyorum bu arada günüm geldi şükürler olsun..Kutlama yemeğini dün akşam yedik.İçimde garip bir burukluk var..Onu bırakmak tek başına bana her zaman hüzün veriyor nedendir bilmiyorum..
Hiç bir şey istemedi yiyecek olarak,zaten evde herşey var dedi.Dışardan yerim yada evde kahvaltılık,tost bilimum yumurta çeşitleri;deepfrezedeki pideyi ısıtırım diyede ekledi..
Ama duramadım;zeytinli ve kaşarlı puaça ile çaylı kek yaptım ona.Birde çok sevdiği ezogelin çorbamdan...Alyada çok sevdiğinden çok işe yaradı yapmamıştım ne zamandır çünkü..Annemlerde kalırım diyor ama eve de gelir mutlaka biliyorum ben onu:)Afiyet olsun bitanecik kocama..
Akşam havaalanına babannemiz,teyzemizde gelecekler beni yolcu ederken.15inde de dönüyorum kısmetse;gece burdayız.Teyzemiz de 12sinde geliyor yanımıza,15inde o da dönüyor.Orada da buluşuyoruz:)))
Güzel haberler güzel fotolarla 15inde görüşmek üzere diyorum...
İyi tatiller bana...Kızıma..

4 Temmuz 2010 Pazar

Pazar Pazar Keyif...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 22:32 0 Dusunce
Hava çok güzeldi.Güzel bir kahvaltının ardından hemen attık kendimizi denize.Karadenizde güneş çok ısıtmadığından saat maat beklemedik,çok da kalmayacağız nasılsa diyerek.
İki eltim,kaynımlar,çoluk çocuk yaklaşık 50 mt karşımızda olan plaja indik.Alya en keyifli olanıydı sanırım..
Denizden ürperir diye düşündüm ama maşallah ki hiç korkmadı.Bana benzemeyecek anlaşıldı:)))
Babasıyla keyifte..



Arada bir biz:)Yüzüm çamur gibi çünkü çekme diyorum ben Alyayı hemen denizden kapıp giydirip gidicem ayol:))Girmedim Alyanın yemek saati ve uyku zamanı geçmesin diye..




Babasıyla olan diyaloğu harika Alyanın..Özellikle yükün benim üzerimde olmadığını düşünürsek daha bir harika:)


Ve denizden çıkmaya ramak kala çekilen bir foto...



Denizden çıktıktan sonra çok ağladı.Ben üzerini değişirken özellikle.Bıcı bıcı diyerek.Bu kadarını beklemiyordum dedi babası.Ama yapacak bir şey yoktu,ilk kez denize giriyordu fazla kalmasını istemedik.
Eve geldikten sonra duşunu aldırıp çorbasını içirip uyuttuk.Tekrar gitmekti niyetim ama o kadar yorulmuşumki gözüm almadı,uyudum kızımla.Babamız,amcamız ve çocuklar geç vakte kadar denizdelerdi..Bizede ana kız keyif yapmak kaldı geriye evde...Biz çarşamba günü gideceğimiz Bodrumda çıkaracağız asıl denizin keyfini.Umuyorum yani:)
Akşam biraz üzücü bitse de kaçınılmazdı sanırım bu son..
Alt katımızda oturan eşimin babanne ve bekar halasındaydık akşam üzeri.Kalabalık aile ortamı yani..
Babanne çok bunaltıyor Alyayı.Aslında sevdiğindendir mutlaka ama,çocuk bu..Sürekli kollarını ısırıyor,inceck narin kollarından çekiştiriyor yakalayıp poposuna vurup ağlatıyor.Duran çocuk huysuzlanıyor haliyle..Ve gitmek istemiyor sonrasında da..Gitmek istemiyor diye bir şaplak daha yiyor.
H:ayatım boyunca hiç eşime karşı bir dolduruşum olmamıştır varolan olayları anlatim de,gaz veriyim.Kafasına edim gibi.Kaldı ki kayınvalidemlerle ve eşimin ailesiyle gayet iyi anlaşırım maşallah.
Bu Babanne olayını da hiç söylemedim çok bunalıyor diye Alya.Otururken Babamız sordu bana Alyanın kolunu kim ısırdı diye Babanne dedim gayet kabullenmiş bir şekilde.Bozuldu..Anladım.
O dakikalarda babanne Alyayı gene yakalayıp aynı yeri aynı anda ısırıp yine o narincik kollarını çekiştirip aynı andada poposuna vurunca;babamız sinirlendi.
Sitemli olarak'ya babanne böyle davranınca çocuk istemiyor dedi ve sizden uzaklaşıyor.El kadar sebi ısırılır mı ' dedi..Benim çiçek gibi baktığım yavrumun böyle sevgi gösterilerine maruz kalmasını bende kabul edemiyorum haliyle,hoşlanmıyorum ama Babasının söylemesi iyi oldu diye düşünüyorum..
E tabi bozuldu Halası.Bizimki gerçi hiç umursamaz öyle şeyleri:))Orda bozulan bende olsam aynı umursamazlıktı olurdu yani..Yapacak bir şey yok.
Eşimin zaten bu bağımsız yönünü seviyorum ben.Kimseye maddi manevi bir bağlılığı olmadığından bu kendine güveni..Çalışıyorum,ekmeğimi taştan çıkarıyorum,kimsenin 5 kuruşu boğazımdan geçmez dolayısıylada kimsenin hakkı yok üzerimde mantığında..
Ben başkasının çocuğunun nasıl canını acıtmıyorsam severken aynı hassasiyeti bizde bekliyoruz anne baba olarak.Ki gözüne bakıyoruz her anne baba gibi kızımızın.Seviyorum adı altında bu tarz hareketlerede gerek yok diye düşünüyorum..17 aylık bir bebek doğduğundan bu yana sürekli ağlatılırsa,ısırılırsa,poposuna vurulup kkolları çekiştirilirse psikolojisinide sorgulamak gerek..En azından bundan sonrası için daha dikkatli olur herkes....

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Kuzenimdeydik..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:56 0 Dusunce
Baba tarafından;Babamın amcasının kızı Özlem.Benden 2 yaş küçük,aynı tarihlerde evlendiğim kuzenim.Kızları Dila ile Alya arasında 5 ay var dolu dolu.Dila büyük.
Bizi akşam oturmasına çağırınca gittik.İki çocukla biraz zor olsada gece ileredikçe keyfini çıkardık.
Dilanur biraz edepssiz:)))Tutturma huyu var fazlaca,Özlem kayınvalidesi ve annesi 3 kadın büyütünce;3ünden de ayrı bir ses çıkınca çocuk ortada kalmış.İstediği olana kadar canından et koparmışcasına ağlıyor.Ama ne ağlama..Alyanın kolundaki bileklikleri istediği için bile ağladı,o kadar yani:))
Bizim Alya saf o kadar ittirilmeye karşın hala gözü Dila da.Ona karşı atacağı bir öpücükte..



Çok seviyorum seni:)


Hay Allah bu fotodaki kavuşan eller kimin elelri merak ettim şimdi:))


Güler yüzlü kızım benim.O güzel yüzünden o gülücükler sevinç çığlıkları hiç eksik olmasın inşallah..


Kınamıyorum ama ben tutturan çocuğu hiç sevmezdim.Allahım gönlüme göre verdi sanırım.Alyada şükür ki tutturma huyu yok.Gerçi tuttursada bizde onu kabullenecek potansiyel yok babasıyla.
Birde hep derim çocuk bir kişinin eğitimini almalı diye.Babanne,anane,komşu teyzeler işin içine girdi mi çok daha zorlaşıyor işler.Annenin kurduğu düzen nasılsa bakan kişinin de ynı düzeni devam ettirmesi bence çok önemli..
Annenin hayır dediğine,karşıdakinin evet dememesi gibi..
Dilanur böyle bir çocuk.Anane ve babanne aslında teyze kızları.Aynı apartmanda oturuyorlar.Özlem de evine daha 1 ay önce geçti.Hep o taraftaydı.Annesinde kalıyor,gün içindede kayınvalidesinde hep birlikte oluyorlardı.Çocuk şimdi anneden istediğinde babanne yapıyor isteğini,yada anane.Dolayısıylada bir karışıklık mevcut.
Anne olarak hayır diye tepkisini bile koyamıyor,aile büyüklerinden olan korkusuna.
Bana çok ters.Çok zıt konular bunlar.Elbette torunlarını mutlu edecekler,ama kişiliğini oluşturacak mevhumlara yer vererek değil..
Bazı büyükler inat olarak annenin her hayır dediğine ever derler.Şükür bizde böyle bir durum yok...Hiç yaşamadım,Allah da yaşatmasın..


Alya Doğana kadar Neler Yaşadım...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 16:48 0 Dusunce
Bugünkü boşluğumdan olsa gerek Alyaya hamileliğimi öğrendiğim günü yazmak istedim.Ona hatıra kalması açısından..
Alyadan önce bir hamileliğim daha olmuştu,ordan başlıyayım.Ne demişler söz gider yazı kalır.Aklı erdiğinde an be an ne yaşadığımı unutabilirim ama burayı asla!..
'006 Temmuzda evlendiğimizde çocuk düşünmüyorduk haliyle de hiç böyle hevesli değildim..Sonra ne olduysa bebek istemeye başlamıştık.Ki kistlerim olduğunu öğrendim.Doktorum önce kistleri temizleyelim dedi.Yaklaşık 6 ay sonra ilk bebeğime hamile olduğumu öğrendim.Sorunsuz gbi gözüküyordu herşey.Doktorumda destekliyordu beni.7.haftada bir düşük tehlikesi geçirip hastanede 3 gün kadar yattım..Ama ne yatma berbattı..Sırtım hep yatakta,elimde serum..Gayet güzel geçiyordu hamileliğim..Genel olarak iyiydim.Ayda 2 kere doktoruma gidiyor durumumu takip ediyordum.16.haftada cinsiyet öğrenmeye gittiğimde eşimle doktorum hay Allah neden böyle oldu dediğinde gözlerim faltaşı gibi açılmıştı.Bebeğin kalbi durmuş meğerse.Ölüymüş içimde 10 gündür filan.İyiki seni zehirlemedi dedi bana.Oradan nasıl çıktığımı bilmiyordum ağlaya ağlaya.Ben bizim arabadayım eşim şirket arabasında ikimiz ayrı ağlıyorduk..Eve geldi herkes.O gece kalabalık bir topluluk beni teselli etme durumundaydı.Hiç bir şey anlamıyordum.Hemen ertesi gün yattım hastaneye tahlillerim yapıldı.Doktor normal doğum yapacaksın dediğinde korkumu anlatamam.Alamayız dedi rahmi çok zedeleriz..Serum ve hapla normal doğum başlatıldı..Akşam 6ya gelirken idrarımın geldiğini düşünerek tuvalete gittiğimde meğerse normal doğum başlangıcımmış benim.Hemen hemşireye bağırdık,yanımda o gece teyzemin kızı kalacaktı.Hemşire kenara geç dedi.Bebek çıkıyordu inanamadım,ablam bebeği çekip çıkardı.Plesenta içerde kalmıştı,hemen kürtaja alıyoruz dediler.Çok ağladım..Yatakları tırmalaya tırmalaya resmen.Şubat 9du,bebeğim artık yoktu...
e tabi büyük bir travma geçirdim,1 hafta raporluydum.Herkes yanımdaydı,ama ben tek kalmak istiyordum.Kimseyi istemiyordum.İşe başlamayı bu kadar isteyeceğim hiç aklıma gelmezdi..
Doktorum 3 ay korunma önerdi,sonra bırakabilirsiniz dedi.Biz çok bebek istediğimizden 3 ay sonra tekrar bıraktık.Hemen hamile kaldım..Kist filan olmadığı için..

28 Haziran 2008 de Önce bir idrar testi alıp kendim yaptım sonuç pozitif çıktı.Ki hala saklarım o testimi.Sonra ikinciyi,o da pozitif çıktı.Eşime kimseye söylemeyelim bu kez dedim,tamam dedi.Ama endişeliydim ne yapacağım ne oldu konusunda..30 Haziranda dayanamayıp kan tahlili yaptırmaya karar verdim.Aynı gün şirketten başka bir arkadaşın düğünü vardı,aynı işyerimde çalıştığım kızarkadaşımı almaya gitmeden kanı verdim Anadolu Hastanesine.
Düğün sonrası arkadaşı bırakıp tekrar döndüm hastaneye.Sonucum çıkmıştı,bayan sevinçli olarak verdi tahlil kağıdımı.Hamileydim 2.kere ama içimdeki korkuya engel olamıyordum nasıl olacak diye..
O gün zaten kardeşimle,halamla ve sadece kayınvalidemle paylaştık durumu.Duyulmasın istedik birde.Ertesi gün doktorumdan randevu alıp muayenanesine gittim.Baktı kese görünüyordu yaklaşık 5 haftalıktı Alya..Bu kez dedi riske atmayacağız hemen kan sulandırıcı iğneye başlayacağız.Diğer bebekteki ameliyatımda kanımın fazla olması sebebiyle kan pıhtılaşması mevcuttu çünkü bende.Bunu kaybetmeyeceğiz dedi.
Hemen multivitamine,corasprin ve kan sulandırıcı iğne olan innohepe başladık.Önce her gece doğumevine gidiyordum iğneyi vurdurmak için.Sonra deri altı iğnesi olduğundan çok bast dedi doktorum,eşin öğrensin.Eşime gösterdi.Artık o vuruyordu iğnelerimi..
Kollarım mosmordu ama.Yaz olduğu içinde kolsuz giyemiyordum kısa kollularla geçiştiriyordum..
Şirkettekilerde bildiği için hamileliğimi benim için rahat bir dönem başlamıştı.Doktor için rahatlıkla izin alıp çıkıyordum..
Derken aşerme dönemine girdik.Ama ne aşerme..Canım hep tuzlu ve ekşi şeyler istiyor,tatlılardan kusuyordum.Yağlı,salçalı yemekleri görmek istemiyordum.Yemekhaneye bile çıkamaz olmuştum.Pilav,çay,ekmek de yiyemiyordum.Yoğurt,ayran,peynir kireç gibi geliyordu bana.Berbat bir dönemdi be o...
Sadece çubuk krakerle yattığım günlerim var...
Ağustosun 15ine yakındı işte 12.haftayı dolmuştum kontrollerimde doktorum cinsiyetini söyledi bana.İçime hep doğduğu gibi Kızdı bebeğim..Ayda iki kere gidiyorduk muayeneye.Sağolsun ne muayenede ne de gecenin bir yarısı açtığım hiç bir telefonda zıt bir hareketini görmediğim Ersan Bey bu işe çok sevinmişti..Çünkü 2 kızı vardı:)
Herkesi aramıştım kız oluyor diye..Çok geçmeden isminide bulduk..Ben Derin ismini istiyordum,kardeşimde Alya.İsim ve soyisim olarak çok yerinde bulduk.Zaten cinsiyetini öğrenir öğrenmez ismide bulundu gibi oldu..
Derken taşınma telaşımız başladı.Ev sahibimiz çok sevdiğimiz evimizi satmaya karar vermişti,bize oturun demişti ama eşim durur mu..Biz ev ararken zaten ben hamile kaldığımı öğrenmiştim..Bu sefer kirada oturmayacaktık,aile büyüklerimize ait olan aile evine geçecektik.Giriş kat boş,2.katta eşimin babannesi ve bekar olan halası,üzerinde amcası,Onun üzerindede biz oturacaktık.Atakent denilen semtte cadde üzeri deniz manzaralı bir ev.Biraz büyükçe bir ev orası başka:) Telaşıda ayrı bir post konusu.Evin içinin yapılması filan..
Bir hafta sonu izin alıp eşyalarımızı kayınvalidem,kardeşim,eşim ve ben bir gecede toparladık.Pazardı da taşındık.Herkes yanımdaydı sağolsun,kardeşim,en yakın arkadaşım Özge,2 eltim,2 kaynım,kayınvalidem,kayınpederim,alt katta oturan amca ve karısı.Herkes bir yerden tutup bir gecede yerleştirdiler beni..Yorulmuştum ne kadar az iş yapsamda..
Ara ara olan kanamalar beni çok korkuttu..Doktorum 13.haftada rapor yazacağım sana yatacaksın böyle olmaz dedi.İşim araç satış olduğundan yoğun tempolarımdı bunun nedeni..Eve gelip düşündüğümde gerçekten çok yorulduğum için olduğunu idrak ediyordum..Ve bu bebeği kaybetmek istemiyordum.Her gece iğne oluyordum çünkü bu bebek için ben..Ve bir karar aldım...
Ertesi gün hemen satış müdürüne mail attım.MAil yoluyla bizim şirkette olduğu için iletişim güzel bir mail yazdım.Mazeretimi bildirdim bu sebeplede ayrılmak istiyordum dedim..Neticede işlerin aksaması benim yüzümden olmazdı..
Aynı gün bayi sahibimiz çağırdı beni yanına.Satış Müdürü aynı mailli onada göndermiş.Biz ayrılmanı istemiyoruz dedi.Ama bebek için sana ücretsiz izin verelim,bu da 1 eylül itibariyle olsun.Bebekten sonra gel dedi..Kafama da yattı.Çünkü ben çalıştığım firmayı gerçekten seviyordum,işimide tabiki..
Kollarımdaki morartılar herkesin dikkatini çekiyordu,millet dayak yiyorum sanıyordu..Bilmeyen düşür tabi..Bu arada yakın çevremdeki herkese saçma gibi geliyordu bu iğne olayı,bir bebek kaybı oldu diye olurmuymuş hiç iğne...
Ama kmseyi duymadım,dinlemedim ben..Sadece doktoruma güvendim eşimde bana çok destek verdi sağolsun..Her söylenene inat yaptık iğnemi..
İşten ayrıldıktan sonra evdeydim artık.Ayaklarımı uzatıp keyfini çıkarıyordum doğacak kızımın..HEr halinin fotosunu alıyor,videosunu veriyordu doktorum..
22.haftayı sürerken şirketten bir telefon geldi..O dönemde işler çok kötüydü konuşuyordum zaten.Araç satışı çok çok çok düşmüştü.Bayi sahibi utanıp sıkılıp ssk mı durdurmak zorunda olduklarını söyledi.Tamamen zorunluluktan.O kadar utanarak söylemişti ki ben onun utanmasına ezildim.Ayrılma isteğimi kendileri reddetmişlerdi çünkü.Dedim ne demek,o kadar iyisiniz ki hiç üzülmeyin.Olabilir.Bana tekrar çalışmak istersen olurda bir gün gene bekleriz demişti..Ki düşünüyorum:)
Aşermemde bitmişti yavaş yavaş.Hamilelik bana sanki ayrı bir güzellik kattı.Kız alır güzelliği derler ama çevremin söylemi bu..Kilo artışımda çok yavaştı,sadece karnım büyüyordu..(ki ben doğumdan sonra kilo aldım zaten:) )
Bebeğin aşağıya çok yakın olması,başının aşağıda olması sebebiyle doktorum erken doğum olabileceğini söylediğinde çok ağlamıştım..Neden diye..Normal doğum yapacaksın diye zorlaması ise tam bir fiyaskoydu benim için..Bir doktor zorlar mı hiç,benim doktorum zorladı.Hiç bir sorun yok,normal doğum yapacaksın sezeryana alamam ben seni filan diye..Ben ısrarla sezeryan isterken o normal doğumda kararlıydı.Bana ben sezeryan yapmıyorum,hekim değiş o zaman diyecek kadar ileri gitti..Biliyor ondan vazgeçemeyeğimizi..Ki hep derim o benim kahramanım,doktorum değil diye..
Son 2 hafta kala ağlaya ağlaya muayenesine girip iğne olan bir hastanın normal doğum yaparken öldüğünü söyledim ve çok korkuyorum dedim.Yapamam asla dedim..
O Gaddar adam gitmiş,yerine beni anlayan hak veren biri gelmişti.Ağlama dedi bebeğe birşey olacak..Kadınlar erkekleri herzaman gözyaşları ile kandırır bu tecrübeyle sabit:)
23 Şubatta 40 haftam dolarken resmen beklercesine doktorum bana gün vermyordu.Sancılarım başlamıştı.Şişmiştim artık.Karnım aşağıya düşmüştü.Eşim ayaklarım için dolma ayak diyordu:)))))Dalga geçe geçe kızımızın ayaklarıda benimki gibi oldu:)Bu da ayrı tabi..
17 şubatta hastaneye çağırdı beni yarın alıyorum sezeryana dedi..O keyifle kayınvalidemlere dönüp bir sucuklu yumurta yemişimki:)))
Geriside burada..
http://alyaderinsonmez.blogspot.com/2009/07/ben-alya-deringumbur-gumbur-geldiiimm.html


Güzel oldu be...

1 Temmuz 2010 Perşembe

Teyzem..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 13:47 1 Dusunce
Teyzoşumun çalıştığı bankada aldık soluğu gene dün:)Biz açıyoruz diyebilirim bankayı:)Bizden sonra çalışanlar geliyor,beni görünce asık olan yüzleri birden neşe doluyor:)
Teyzemin masasında tur atmaya başladım bile...


Annem gitmeyeyim diye sıkıştırıyor ama hayır gideceğim,o masanın üzerinde duran çerçevedeki fotoğrafımı öpeceğim.Biraz megalomanca evet kabul ediyorum:)



Teyzoşuma tapıyorum desem yeri.Dedeme de öyle.Çok iyi anlaşıyoruz,her dediğimi yaptıklarından olsa gerek.Annem söyleniyor,nolur her istediğini yapmayın diye.Geçende Dedem ben istiyorum diye buzdolabının üzerine oturtmaya kalktı;Baba alıştırma diye annem koştu.



İyi Teyzoşum iyiki hayatımda diyorum..
Annem hep diyor bakarken burnumun ucu sızlıyor diye..Nazar değer diye yazamıyorum.Ama Teyzem arkamda ya..Gerisi hikaye..


Sabah Teyzemle oynaştıktan sonra eve geldik.Annem alt kattaki Yengeyle çarşıya çıkacağız diye işlerini çabuk çabuk bitirdi.Sonra beni hazırladı.
Tam 5 saat gezdik,Çok kıyafet denedi ama istediği tarzda bulamadı.Sonuca değdi o kadar gezmesi.Olan bana oldu ama.5 saat bebek arabasında gıkım çıkmadan oturdum..Saflığım işte.Etraftakileri izlemek pek keyifli gelince bana oturduğum yerden daldım demekki..
Eve geldiğimizde babam da gelmişti.Erkenciydi bu akşam..
Teyzoşum arayıp gelicem sizde kalıcam diyene kadar sakindik:)Annemle tekrar gittik bankaya;sabah biz açmıştık akşamda biz kapattık.Teyzoşumla Dedemlere gittik kıyafetlerini ayarladı o.Sonrada eve döndük.
Babam banyosunu yapmış hazırlanmış bizi bekliyordu..Teyzem aramış ;Biz Teyzemlere gidicez;sen de kafeye geç:))demişti çünkü:)
Babamı kafeye bırakıp,Annemlerin teyzesine geçtik.Ben her zamanki gibi uyku moduna erkenden girdim,Annemlerde saat 12ye gelirlerken gelmişler eve.Babam evdeymiş,zaten bizsiz dışarı pek çıkmadığından sıkılıp 22:30 gibi dönmüş eve:)
Annemle Teyzem biraz konuşup yatmışlar....
Güzel b gün oldu hepimize..


Blog Widget by LinkWithin

Beni Sevenler:)

Kimler Gelmiş??