30 Mart 2011 Çarşamba

Havalar Güzelleşiyor...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 05:29 0 Dusunce

İşte son Alya:)

Haftasonu yoğunduk.Cumartesi günü İstanbul'dan ve Umreden dönen ananemiz(babannemiz)için evde temizlik yaptırdık.Her zamanki kadınım Nurteni aldım geçtim kayınvalidemlerin evine.Alyayıda eltimlere bıraktık..Tuğçeler pek sevindi haliyle,aynı şekilde Alyada..Özlemişler birbirlerini..Biz temizlik yaparken bir ara öğleden sonra geldiler,emmileri almış 3 çocuğu parka götürüyormuş..İyi de oldu...

Pazarda gene sabahtan babannemizde aldık soluğu.Pidelerimizi yaptırdık ve gittik.Özlemişiz 2 aydır yoktu tabi..Umreden getirdiği hediyelerimizle çocuklar gibi sevindik..

Öğleden sonra gene emmilerimizle dışarı çıktık..Bu da Alyadan bir kare:)

Faytona bindiler,salıncakta sallandılar.Güzel havadan faydalandık nihayet...

----------------------------------------------------

Alyaların kreşinden gene başarılı bir organizsazyon..

''''Sevgili Gelişim Ailesi,

Bir fidanınız olsun ister misiniz?

Öyleyse,

'ŞİRİN KÖY HATIRA ORMANI' Fidan dikme kampanyasına katılıp,çocuklarımızı ve yüreklerimizi yüreklendirelim.Yapacağınız ilk iş katkıda bulunacağınız fidan sayısını sınıf öğretmeninize bildirmeniz.Herkesi bu projeye davet ediyoruz.

1 fidan 5 TL... '''''


Biz 10 fidan alıp kreş olarak ağaç dikmeye gidiyoruz en uygun havada ailelerle birlikte...

24 Mart 2011 Perşembe

Biz Susalım Onlar Konuşsun...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 00:43 1 Dusunce
Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur misali,facede Alyanın krei ile arkadaşız.O harika hayran olduğum 3 kadın aybaşında dağıttıkları tüm programı uyguluyorlar bununla birliktede ekliyorlar sayfalarına..Neden o ekibi,kreşi,ortamı ve o kaliteyi sevdiğimi daha iyi anlıyorum..
Pardon!..Başlık neydi..Biz susalım,onlar konuşsun...

Alya'nın öğretmeni Burcu eklemiş bunu,Şirinem adıyla..


10 Kasım Atatürkü anma günlerinde kapı girişindeki karşılamaları..

Yakalarına Atatürk'ü takıp poz almışlar..

Ne denir ki bu isme?...

Tiyatro günleri ve çiçek olduğu dakikalar...Bu arada tüm kreşin dahil olduğu program bu.

Alya ve Emir..Çapkın Emir iş başında,Alyanın peşinde:)


Bu pozlar da Emir'in annesi tarafından eklenmiş kendi sayfasına.Kuzum ve küçük aşkımız Alya adıyla:)


Bakıcımız,emektarımız Ümmü teysemis.(Alyanın deyişiyle tabi,Ümmühan teyze yemekten sorumlu)Alya için çok değerli..Karşılıklı bi sevgi onlardaki..
Yılbaşı kutlamalarından bir kare..Soldaki ortak Asiye Hanım.Sabahları arada bir alıyorum onu bize çok yakın oturuyor.Kucağındaki Zeynep..Kucağında Alyanın olduğu bayan Sabriye Abla.Kayınvalidemin psikolog arkadaşı gene kreş ortağı..Aynur öğretmenimiz,yanındakide bizim balımız Burcu öğretmeni Alyanın Noel Baba olmuş:)Ve son olarakda 3.ortak Gül Hanım..Asaletin simgeleri benim gözümde..

Mükemmelsiniz ve iyiki varsınız...
Gene bir veli tarafından eklenmiş siteye güzelliğimin fotosu...


Ailelerin etkinliği geleneksel kahvaltı günümüz:)

Ve son olarak da 2 sınıf.2-3 ve 3-4 yaş arası..

Hepiniz bizim gözbebeğimizsiniz..Gelişim ailesine kuru bir teşekkür yetmez biliyorum ama ben onlara zaten tüm iyi dileklerimi belirtiyorum..

18 Mart 2011 Cuma

İki Yer Arasındaki Fark...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 14:59 0 Dusunce
Detaylıca yazabilirim...
1.Özel sektörde girişte danışmada bulunan kağıtlarda isminizi bulur,giriş çıkış saatlerinizi yazar imzanızı atarsınız.
Kamudada girişte (benim çalıştığım yer için konuşuyorum) kartı geçirirsiniz..
2.Özel sektörde giriş saati 08:30dur,
Kamuda 08:00 de başlar mesai.
3.Özel sektörde bir çay içmeye fırsatınız olmaz çünkü çay içerken müdürünüz yada üstünüz görse laf geçirmese bile imalı bir bakış atacaktır..Bir bardak çay için değmez diye düşünürsünüz.
Kamuda ise vakit bol olduğundan ve çay çok tüketildiğinden olsa gerek 100 adet markaya 12 lira ödemek durumunda kalırsınız.Tabii mideniz içine karbonat koyulmuş çayı içmeye hazırsa..
4.Özelde bir çalışma arkadaşınızın yanına geçemezsiniz nedir ki,görülüp performansıma yansımasın diye..
Kamudada eğer işiniz yoksa arkadaşların masasında takılırsınız..Vakit bol nasılsa..
5.Özelde Öğle yemeğini zar zor vaktinde yani 12:00 den sonra yiyebilirseniz ne ala ki ondada 10 dakika içinde hızlı hızlı yiyip inmek durumundasınız göze batmayayım diye..
Kamuda sizin için ayrılan 1 saat tüm özel işlerinizi yapmanız için bile gereken zamandan daha fazladır.Rahatsınızdır yani no problem..
6.Özelde içeri giren her kişiyle ayrı ayrı ilgilenip tüm güleryüzünüzle hizmet vermek durumundasınız.Tüm kelimeleri tek tek anlayıp hata yapmamak durumundasınızdır.
Kamudada muhtemelen siz amcayı değil amca sizi yanlış anlar!...
7.Özelde müdürünüz sanki başbakan edasında dolaşır ve siz bir şey yapamazsınız.
Kamudada görevli olduğunuz birimin müdürü işini yapar,sizden ektra bir saygı yada pohpohlanma beklemez.Onun için işinizi yapmanız yeterlidir.
8.Özelde çıkış saatiniz 18:30dur ancak siz o saatte çıkmaya kalksanız ertesi gün bir yazı yayınlanır.'Arkadaşlar burası devlet dairesi değil 18:30 da çıkmaya bu kadar alışkın olmayın' diye..
Kamudada kimseye sormadan 17:00 de çantanızı alır iyi akşamlar deyip kartınızı çektirip çıkarsınız.Zaten 10 dak gecikseniz aa çıkmadın mı diye sorgulanır...
9.Özelde işe girerken söylenen haftada bir izin hakkınız sadece söylemde kalır.Bırakın o haftaki izninizi içerde bir kaç haftalık izniniz vardır,kullanmak istediğinizde size söylenen hedefimiz var-yoğun oluyoruz-sana ihtiyacım var-bu işi sen yaparsın gibi pohpohlayıcı sözlerdir.Ağız burun eğsende alamazsın o izni..
Kamuda istediğinde sevkini alırsın,istediğinde raporunu mazeretini.Tek yapılan otomasyon sistemine eklenmektir.Onunda ne işi yaradığı bilinmemektedir.
10.Özelde senin bir ailen olduğu unutturulmak istenir kariyer hedefin yok mu diyerek!?!..Senin eşine,çocuğuna bağlılığın hep gizli kapılar ardında sanki bir tek anne o,bir tek hasta olan çocuk onun çocuğu denir.Ve duyarsın..
Kamudada çocuğun önceliklidir birim müdürüne sadece iletmen yeterlidir.

Bu maddeleri daha da fazlalaştırabilirim.Benim bu kararı almamdaki en büyük nedenlerimden biride Alyam hasta ve babası yoldayken izin almak için satış müdürüne gittiğimde,doktora götür sonra eve bırak;ama mutlaka gel buraya sen lazımsın!..Yani çocuğum hasta,mızmız ve ben annesi olarak gidicem o kafayla kendimi işe vericem de verimli olucam.Ne saçma..
Özelde unutuluyor sizin bir eş olduğunuz,anne olduğunuz,eve gitmeniz gerektiği..Saatlerce patronun arkadaşlarıyla odasında muhabbetinin bitmesini beklersiniz çıkabilmek için..
Saçma sapan işler...
Bugün kızım gene hasta ve ben evdeyim..En büyük huzurumda bu..İlerdede tek gayem yapılacak Kpss ile kalabilmek.Hayırlısı...
Not:Her özel yada her kamu böyledir diyerek genellemeyeyim.Benim çalıştığım iki şirket arasındaki farkları belirttim...

14 Mart 2011 Pazartesi

Haftasonu...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 22:08 0 Dusunce
Öncelikle Perşembeden itibaren işe başladım..Bununla ilgili bir post yakında:)Özellikle özel sektör ve kamu arasındaki farkları yazıcam:))
Cumartesi ve pazar evde olmak müthişti.
Pazar günü arkadaşlarımızı uyandırıp hadi çıkalım 1 e doğru alırız sizi dedik..Amacımız aslında çok açılmamaktı yakın bir yerlere kaçmaktı.Ama yanımızda bay gırtlak Engin olunca ve et diyede tutturunca hadi dedik ilerleyelim..
Hedefimiz etiyle meşhur Bolaman'dı..Sahil yolu üzeri virajlarıyla meşhur Bolaman..
Önce ufak bir viraj turu attık.Sonrada oturduk Enginin meşhur etcisine..

En güzeli benim kızım elbette...
Yemekler müthişti..Ve o kadar dolu doluydu.Bir kilo köfte yarım kiloda eti ortaya gelen iki çeşit salata kızarmış ekmekle iyi götürdük..En güzelide porsiyon denilen bir şeyin olmaması..
Gözünü seviym Karadeniz insanının..



Şekerim Yaseminim çekmiş bunuda..Pek beğendim:)


Bolaman Tepesi.Enfes bir manzara..O keskin virajlardaki her adım zaten çok güzel.Az cesaretiniz varsa her durulacak yerde durabilir bu güzelliği izleyebilirsiniz..

Yasom benim.Canım arkadaşım..

Eee gitmeden de bir foto çekinmek gerek diye düşündük.Yaratıcılık o biçim bizde...

Saatlerin nasıl geçtiğini anlamadık.Ki şüphesiz en mutlu Alyaydı..Eee şımarıklık yapacağı 4 kişi vardı..Bir Enginde bir babada durdu..Oyunlar şarkılar havada uçuştu..
Tekrarını yaşamak dileğiyle diyelim :P







9 Mart 2011 Çarşamba

Karmaşık Kurmaşık İşte..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 09:40 0 Dusunce
Çoooook uzun zamandır oldu olacak diye beklediğim kamu kurumundan sonunda cuma günü haber geldi.Çok sevindik tabi ama neticede memur değilim,sözleşmeli olarak şirket çalışanı olarak görünüyorum filan.Mesai saatleri sabah 8-akşam 5.Haftasonu ve tüm resmi tatiller mevcut.Ve KPSS ye girerek birde performans sınavını kazanarak memur olma şansım mevcut.
Ancaaaak...Ne kadar köfte o kadar ekmek gibi oldu.Mesaisi az,çalışma saatleri rahat bu işin geliri de az tabi.Az da derken elbette şükürler olsun iyi ama tomotivde kazandığım paranın yanında adı bile edilir cinsten değil...
Otomotivde maaşın yanısıra,araba başına prim,taktığın her aksesuar (tavan çıtası,navigasyon,paspas,çelik jant,zenon far..vs.),yapılan kasko,kullandırdığın kredi sana prim olarak döner.Birde hedefi tutturduğundan dolayıda ekstra ödeme yapılır dilan..Güzel paradır yani.Bununla birlikte harcadığın mesai,çıkış saatlerinin çok geç olması,her zaman bakımlı ve moralinin yüzde yüz iyi olma ihtimali,sabrının her zaman için en üst seviyesinde seyretmesi gibi dezavantajları mevcut...
Ben geçen posttada yazmıştım zaten yoğunum bırakabilirim filan diye..Ancak işler gerçekten bırakma yada bırakmama durumuna gelince umduğum kadar kolay olmadı.
Mesaisi az,çalışma saatleri rahat ama maaşıda az olan devlet kurumumu;
Çalışma saatleri yoğun,yıllardır dibini bucağını iyi bildiğim ,tatil sayısı az ama geliri çok olan otomotiv mi..
Çok sordum kendime bu soruyu.Herkese sordum..Sonra bir gece hiç uyumadım düşündüm...Hangisi diye..Kararımı Alyamı düşünerek devlet kurumu olarak verdim.Ve bunu açıklamak için geçtim satış müdürünün karşısına.3 günlük bir süreçti.Çok zorladı beni..
Sırf bırakmayayım diye maaşıma yapılan ekstra zam,kreşin parasının yarısını ödeme teklifi,nerdeyse iki katına çıkan prim sistemi filan..Haftada bir gün tatilini verelim kesinlikle,birde erken çık gibi müsamaalar...
Tekrar oturdum yerime..Zaten işimi çok seviyorum bu bir gerçek..İstedim mi satamayacağım bir müşteri yok benim.Çünkü arabama,markama çok güvenirim.Dolayısı ilede bunu yansıtırım karşı tarafa.Showrooma gerçekten araba bakmaya girdiyse biri takibimle ona araba satarım.Aksesuarı,kaskosunuda ben yaparım..Satıcılıkta üçkağıtçı çok..Ben hiç öyle olmadım.Hiç ama.Bir şey oluyorsa olur dedim,olmuyorsada olmaz.Ya-pa-mam...Bundan dolayı zaten otomotivde referansım güçlüdür.
Satış müdürüm,patronum 3 gün boyunca ikna etmeye çalıştılar.Evet benden memnunlar biliyorum ama ya sonrası..Yani bir akşam çıkarıladabilirim ne kadar iyi olursam olayım.Neticede adı üzerinde özel sektör..
Derken pazartesi herzaman çok düzgün gittiğim otomotive sıfır makyaj ve spor giyinerek gittim.Anladılar elbette..Sonrası çok ozr oldu.Nasıl ayrılıcam egzoz kokusundan diye saatlerce ağladım..Neticede yıllarım geçti benim bu sektörde..
Vedalaştım tek tek.Yıkamadaki çocuklar,servisdeki stajerlerle bile.Çok güzel bir ayrılık oldu.Patronum,satış müdürüm her zaman kapımız açık sana dedi,istediğin zaman tekrar başlayabilirsin.Full kadroda olsak senin yerin hep baki dediler filan...Ağlayarak ayrıldım..
Şimdi evdeyim.Evraklarımı hazırlayıp bıraktım,işbaşı yaptırmalarını bekliyorum..
Hayırlısı olsun benim,kısım ve ailem için inşallah...

27 Şubat 2011 Pazar

:)

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 20:59 2 Dusunce
Evden çıkıcaz Alyanın keyfini beklediğim dakikalardan biri..Almış eline kreşde hediye edilen kitabını sonya,sonyaa diye diye okuyor:)Okusun tabi de onu kreşe bırak sonra işe geç derken ben 15 dakika rötarlı gidiyorum:))
Tam bie maymun oldu..Sakız çiğnemeyi öğrendi 2 yaşıyla birlikte.Şakız çiğnicem diyor bize:)

Her lafa verilecek bir lafı var..Herşeye ama.Sebep sonuç ilişkisi mükemmel..
2 yaş sendromu bizden uzak sanırım maşallah diyelim şu anlık pek bir durum yok.Kreşe gidiyor olmasıyla atlattık gibi bu durumu..
Yemesi gayet iyi,yemicem diyor önce tabağı görünce ama sonra itirazsız yiyor.Kreşdede aynı durumdaymış.Kreşe bayan pimpirik olarak gene yemesini istediklerimi götürüyorum.Her gün kahvaltısına katsınlar diye yumurtasını,ikindisi için muzunu,kahvaltısı için fındık ezmesini,kırılmış cevizini götürüyorum.Güzel bir kahvaltı,öğlende mutlaka içinde et yada tavuk olan çorba yada yemek yanında az yoğurduyla ,ikindide muzuna dahil edilen bir dilim ikinci meyve(elma,portakal,kivi)akşamda eve gelir gelmez tazecik pişirdiğim ekmek içi koyup yedirdiğim yemeğini yiyor.Yemek yapamasamda tavuksuyu çorba,yayla çorbası,mercimek çorbası favorilerinden..Patates püresine gene hayır diyemiyor.Dediğim gibi beslenmesi istediğim düzeyde.
Hastalık ateş filan yok.Keyfi yerinde.Aramızda yatan Alya şebeklikle uyanıp babasına doğru aykamı dayiiim(arkamı dayıyayım)diyerek yüzü bana dönük kendince oynuyor..
Babasıyla hala sevgili gibiler.Hatta yapışık ikiz desem tam yeri...
--------------------------
Gelelim bana..Bir kriz anımda işi bırakabilir burayada yazabilirim artık dayanamadım ayrıldım diye.Yoğun iş tempom ve bitmek tükenmek bilmeyen istekler bana bir anda bu kararı aldırabilir.Ciddi ciddi tempolu ve yorucu işim.
Bilemiyorum her an her kararı alabilirim...Neticede mecbur değilim...
Otomotivi seviyorum ama ileriki kariyer hedeflerimde malesef yok otomotive dair birşeyler...Müdürlük filan ise aklımın köşesinden hiç geçmeyen bir durum..Eğer buradan kaçarsam muhasebe üzerine eğitimlere katılıp,var olan yeteneğimide gösterip muhasebe yolunda ilerlemek istiyorum.
Mütevazilik diz boyuuuuuuuuuuu:))))

23 Şubat 2011 Çarşamba

İyiki Doğdun Bebişim..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 07:46 1 Dusunce
Güzel kızım,hayattaki duruşumuz,çiçeğimiz hayattak dostların olsun.i tek varlığımız..
Dilerimki yürüdüğün yollarda yeni başlangıçların ve hayallerin olsun.Zor gününde yanında bulunabilecek gerçek dostların olsun.Başarısızlık,keder ve kötü yazgı senden uzak;düşlerin gerçek olsun..Hayatının her dönemi kalbinin güzelliği,şu anki en saf halinin yansıması gibi geçsin.İçindeki çocuğu,yüreğindeki umudu hiç yitirme..
Bu satırlarla kutladım kızımın doğum gününü..
Yegane varlığım..En değerlimin yaşını.
O akşam neneye bir büyük pasta aldık,alt katımızda oturan büyük amcalarıda çağırıp orada bir pasta üfledik.

Aslında mümle üflemeyi iyi değil diyor büyüklerimiz.Geleceğin aydınlık günlerini üfler karartırmışsın..Batıl inanç ama hep aklımda...
Ve pazartesi günü.Beklenen gün oldu.Alya arkadaşlarıyla kutladı doğum gününü.Sınıflarında 5 kişi var aslında.Emir,Duru,Rüzgar,Zeynep ve Alya..
Ama biz bir üst sınıfıda dahil ettik.Güzel gayyulu pastası ile iznimi alıp gittim.Tuğçe ablasınıda okuldan aldım.Ben gittiğimde emmisi,babası ve Mert abiside ordaydı.Alt katta oturduk biz.Alyaların sınıfı üst katta..Pastası hazırlandı,içeri girdik hepsi oturuyor bu şekilde:)


Kolları bağlı.Bu çiçek olmuş halleri imiş:)Yerim onun çiçekliklerini ben..Hepsi pırıl pırıl hepsi mükemmeller..İyi ailelerin çocukları olmaları yanısıra kendileride pek tatlılar.İçime sokasım geliyor vallahi..
Pastasını Burcu öğretmenle üfledi Alya.İki yanında oturan Mert abisi ve Tuğçe ablası:)Ve biz..Güzel sağlıklı senelerimiz olsun inşallah..


Emimiz...Birtanedir kendileri..Her daim varlığı ile hayatımızda..

Alyanında mama saati tabi.Evde kendini babaya hazırlatan,altını aldıran Alya kreşdede aynı şeye devam etti..Baba yediysin dedi.Babasıda yedirdi:)


Ve okulumuzun hediyesi.Burcu Öğretmenimiz veriyor.Kocaman bir hikaye kitabı.Hep Alyanın elinde şu anda..

Şımarma dakikaları son olarakta...


Koşturmalı ama bir o kadarda güzel geçti herşey..
Kendimle gurur duydum,ne kadar güçlüyüm ve ne kadar bilinçliyim diyerek..Alyayı kreşe en önemlisi güvenebileceğim bir ekibe emanet etmenin gururunu yaşadım ben o gün..
Çiçek olup kollarını kapatmaları,pastaları önlerine koyulduğu halde dualarını okuyup öyle pastalarını yemeleri yedikten sonra elhemdülillah Allah olmayanada versin demeleri;ellerini yıkamak için sıraya girmeleri filan..
iyiki anneyim,iyiki Alyanın annesi,kocamında karısıyım...Ne diyeyim..

17 Şubat 2011 Perşembe

Çok Da Hoşsun Şekerim:)

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 07:08 0 Dusunce
Hımmm..Oturuş edepli,düzgün:)
Eteğinin açılacağının farkında.Her an tetikte..Kuzuuuu..
Çok özlüyorum çok..Gündüzleri gelen Alya krizim kreşi 3 kere filan arayarak da dinmiyor.Çalışmaya alıştım ama onsuzluğa alışamıyorum...
Eltimin oğluşu 5 yaşındaki Mert abimizde başladı kreşe.Haftada 3 gün o da Alyaya eşlik ediyor artık.Sınıfları ayrı ama yemeklerde etkinliklerde filan görüşüyorlarmış.İkiside pek mutlu:)Pek mesut..
Bende erken çıkmıyorum işten kafam daha rahat,eltim Mert gitmesede Alyayı okul çıkışı alıp onlara götürüyor..Rahat oldu sağolsun..Neticede plaza orası ve akşam saatlerinde soğuk oluyor.Kabanla durmak stemiyor koşturuyor filan derken..İyi oldu iyi..
Yarın doğum günümüz ancak biz pazartesi günü yapıcaz kreşde doğum gününü kuzunun.Pastası şeker hamuruyla değil artık.Kreş yönetmeliği gereği pek şekerli hamurlu olmasını istemediler.Bizde Gaaayulu klasik pasta yaptırıyoruz.Bende 3 gibi izin alıp,Tuğçe ablasını da alıp kreşe geçeceğim inşallah..Yarın akşamda kendi aramızda küççücük bir pasta keseceğiz.Sessiz sedasız:)
Yemesi iyi,ancak sanırım hareketleri fazlalaştı ki kilo alımı yavaş gibi geliyor.Zayıflamadı ama boya gitti.Nasıl oluyorsa..
Her bir şeyi konuşuyor artık.Herşeye bir cevabı var 5 dakika susmuyor.Derdini anlatıyor,istediğini yapıyor.Sebepsiz ağlamaları yok.Nazı kaprisi oluyor ara ara o da anne babanın gün içinde yanında olmayışla alakalı diye düşünüyorum -kendimce işte- :)
Gene çok mutlu bir çocuk çok tatlı çok..Uyuyor bende erken kalktım iki arada yazayım istedim..
Detaylar bu akşam uzun uzun..2.yaşına özel...

6 Şubat 2011 Pazar

Sonunda Hasta Olduk..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 17:50 1 Dusunce

Dün Yengedeydi Alya..Sabahtan başlayan kahvaltı çatışmamızla bıraktım onu alt katımıza.Yemezse yemesin dedim,babamız dayanamadı kendi yaptırdı kahvaltısını.Tam kaseyi bitiremedi.Alya tabi bu arada huysuzzz,aksi,ciyak ciyak ağlıyor bir yandan da babasına bende geliym sizinle baba diye yalvarıyordu..
Bıraktım Alyayı..Sürekli aradım aklım oradaydı..Keyifsizmiş,huysuzmuş gün içinde..
Çok sevdiği muzu yemek istememiş bir kaşık alınca kusmuş..Sonra Danone teklif etmiş Yenge,onuda alır almaz ağzına kusmuş..Sonra uyku..
Alya yayla çorbasını çok sever..Yenge uyanır uyanmaz çorba yapmış,yarım kase yemiş..Ateşi olduğunu söyler söylemez babası hemen doktorunu aradı doktoru boğaz enfeksiyonu olabilir diyor..Bir ateş düşürücüsü veriyor yenge..
Akşam ben gelmeden öncede bir muzu yedirmiş.Keyifsiz tabi..Beni görünce boynuma sarıldı,anniciim diyerek...
Babamız geldikten sonrada arkadaşlarımızda alıyoruz soluğu..Eltimlerde geliyorlar toplamda Alyayla birlikte 7 çocuklar.Alya gene keyifsiz..Gene ateşi var.Hemen ateş düşürücü veriyrodum tekrar..Kucağımda oturmak istiyor yada uzanmak..Sonra çorba içiriyorum babasının kucağında otururkende uyuyor..
Gece 12 ye gelirken kalkıyoruz ve Alyanın doktorunun olduğu hastanenin acilinde alıyoruz soluğu.Nöbetci doktor çok ilgili hemşireler filan..Evet diyor Emel Hanım (Alyanın doktoru)bilmiş,boğazları şiş.Hemen ant tedavisine başlamamız gerek.2 gün zorlamayın yemek için kafasını kaldıramayacak çok normal diyor.
Eve gelir gelmez Alyaya ilaçlarını içiriyoruz..
Bugün yine keyifsiz..Ne zamandır görmediğimiz teyzoşumuza gidiyoruz dedesiyle oynuyor,teyzoşuyla filan..Ama zor adım attığı belli..
2 saatin ardından eve döndük,tavuk suyuna çorbasını içti ve uyudu..Yaklaşık 4 saattir uyuyor kuzum..
Yarın kreşe gönderio göndermeyeceğimi bilmiyorum,bakalım hali ruhiyeti bugünkü gibi olursa yarın göndermeyi düşünmüyorum.Yengede kalır artık.Ateşi olup keyifsiz olmasa gene gönderirim ama bir mayhoşluğu var gibi..Sersem tavuğum benim..
Yarın da aklım onda olacak.İnşallah kuzum bu akşam atlatır yarına daha diri kalkar...

1 Şubat 2011 Salı

Anne Olunca..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 22:12 2 Dusunce
Bugün babamız ters yönde yolda...İmkansız yetişmesi Alyaya,alamaz..Geçde gelecek birde.
Bizdede ay kapanışı inanılmaz yoğun bir gün,Bir bardak çayımı yarılayamamışım..Faturaları düşüyorum,müşterilerimin kredi para transferlerini takip ediyorum..Kredi girişlerini yapıyor,araçlarımın aksesurlarını takıyorum filan..Benim gibi iki tane olsa anca...Zaman su gibi akıp gidiyor saat olmuş 17:30..Eyvah diyorum Alya alınmalı...
Bu arada Gece ateşlenip kusan kuzumu iki kere yokladım kreşi arayarak.Hiç bir arazı yok..Ama var bir şeyler...Su çiçeği olabilir mi diye kuruyorum bu aralar kafamda?
Satış müdürümüzüze soruyorum,Alyayı alıp geleyim ben iyisi eve geçmiyim diyorum..Yok diyor bir arkadaşı yönlendirelim.Sağolsun dışarı işimizi halleden satış destek arkadaşımızı gönderiyoruz..
Arka orta koltuğa emniyet kemerini takıp oturtmuş yavrumu..Kapıdan bir girdi Alya surat 5 karış.Kucakta ayakta putsileriyle..Şaşkın ürkek...Beni gördüğü an dudaklarını büküp ağlaması bittiğim an...

Hemen masama oturtuyorum onu..Satış müdürümüze gelen bir koli kekten veriyor müdürümüz.Alyaya başlıyorum yedirmeye...Masama kurulmuş halde...Çok seviyorum seni..


Hala alışmaya çalışıyor plazaya..Anne gayyu aç diyor tamam diyorum bilgisayarda işim bitti nasılsa.Elindeki kalemle heryeri çiziyor bu arada..Hadi bir poz daha annem..


Ne olursak olalım anneyiz işte..Terlemiş mi diye bakıyorum plaza biraz soğuk çıkış saatimiz yaklaştığı için kaloriferler ısısını kaybetmiş klimalar yeterli gelmiyor..Dışarda azar azar yağan kar..

Eve girer girmez babasına koşu..Oynaştık yemek derken şimdi uykuda..Ateşi varla yok arası..Hasta olmasın diye gözünün içine bakıyorum..Olmasın,olmasın noluuur olmasın...
Mışıl mışıl uyuyor bebeğim..Annesinin guzusu..

Blog Widget by LinkWithin

Beni Sevenler:)

Kimler Gelmiş??