17 Aralık 2010 Cuma

Kuzucuk..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 14:16 0 Dusunce

Nasıl seviyorum nasıl özlüyorum anlatamam..
Burnumda tütüyor sürekli,çok zor oluyor o anlarda çalışmak..Aklım hep onda.Gözümün önünde anne yaağğğ deyişi..Şımarması.dudağıma gelip öpmesi.O patates ayaklarını uzatıp öpp demesi,kreşde öğrendiği aç kapa oyununu yapması..Ali Babanın bir çiftliğini söylemesi,5e kadar sayıp 5 den sonra yedi-üç-on-attıı demesi..

Şu an yazarken bile çıldırıyorum.
Yeterince vakit ayıramadığımı düşünüyor bu sebeplede dolu dolu yaşıyorum her dakikayı.Sabah evden çıkarken son dakikaya kadar oynuyoruz onunla,makyaj yapmakla harcamıyorum o değerli vaktimi.Hazırlanıp sadece göz altı kapatıcımı sürüyorum.Sonra da ya babanneye yada kreşe bırakıp işe geçiyorum.A-B-C noktalarını düşünelim.A noktasında oturuyorum, B noktasında çalışıyorum,C noktasında babannemiz oturuyor ve merkez orası zaten.Her gün önce A noktasından C ye geliyorum,sonra B ye geçiyorum.Akşamda yine önce B den çıkıp önce A ya sonra Cye geçiyorum..Yol ve koşuşturma yoruyor zaten.Araba olmasa bu tempo beni ne ederdi hiç bilemiyorum...Babamız işe daha erken başlamak durumunda olduğundan o çoğu zaman kendi gidiyor..Bende şirkete arka kapıdan girip önce lavaboda makyajımı yapıyorum,sonra mesaiye başlıyorum;)
Alya artık koca kız oldu..Her dediğimizi diyor,cümleler kuruyor kendini ifade ediyor.Kreş çok çok yaradı ona.İletişimi zaten çok güçlüydü,dahada güçlendi.Öğretmenleri için Alya bir değişik.Kreşin maskotu imiş.Gerçekten de ırakırken hissediyorum bunu gururluyum..Şirinliği sempatisiyle hepsinin gönlünü kazanmış,sıcak kanlı güleç kızım benim..
Kreşde oynadığı oyunları evde tekrarlıyor,şarkıları söylüyor.bizimde katılmamızı alkışlaa anne diyerek istiyor.Sorularımıza cevap veriyor,geçende küpesi düşmüş.Alya küpen nerde dedim;gelen cevap;güpe duğçe alldı..Hımm...Küpesinin arkası düşmüş,Tuğçe ablasıda küpesini kaybetmesin diye kulağndan almış..
Zaten artık altın değil gümüş nazar boncuğu aldım.Halkası vardı altın tekini kaybetti,top küpesini takmıştık onunda teki kayıp.Babamız hemen el koydu bu duruma gümüş alarak..
Sevindirici diğer bir gelişmede katı gıdalara olan sempatisi.Keki yiyor artık koparıp koparıp.Helvayıda.Tatlıyı tüketmeyi daha çok seviyor.İştahı da yerinde bir kaç gündür.Balık yağını kullanmaya devam..
Birde mekan tanımaları..Arabamızı tanıyıp ona koşması yanında beklemesi filan.22 aylık bir çocuk için gayet normal değil mi? :)

13 Aralık 2010 Pazartesi

Ölüm...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 13:19 0 Dusunce

Yaklaşık 2 haftadır hastanedeydi Aliye..
Güler yüzlü arkadaşımız,hayatı tozu dumana kadar hızlı ve kaliteli yaşayan,ardında bir kalp bile kırmadan tertemiz bir geçmiş bırakan güzelimiz..
Eşiyle çıktığı cumartesi gecesi eğlencesinde bir anda geçirdi..O an yığıldı yere.Ve başladı onun için tehlikeli saatler.72 saat kritik dendi önce..O gece hastaneye gittiğimizde eşimle gecenin 11i olmasına rağmen o kalabalık iyiliğinin göstergesiydi.
Tümçevremiz,arkadaşlarımız,ailelerimizden birileri vardı orada..Hastane bahçesini doldurmuştuk..Ağladık,ağlamanın fayda etmeyeceğini anlayınca dualarımıza başladık..
2 haftadır dualarımızdaydı Aliye.
Aslında kendimizi hazırlama evresimiydi bilemiyorum..
Yoğun bakıma kimse alınmaz kuraldır ya bu..Artık isteyen içeri girip görebiliyordu Aliyeyi..Doktorlar adeta kendinizi hazırlayın son kez görn diyorlardı..
Ve bu sabah acı haber geldi..
Yağan yağmur sanki onun içindi..
Bizim gözyaşlarımızdı..
Bu zamana kadar bir hık demeyen Aliye içindi..
Uyanıp kalktım ben şaka yaptım be deliler demesini beklediğimiz 29 yaşındaki arkadaşımız içindi.
Olmadı..
Kazanamadı..
Bizde kaybettik onla birlikte..
Onun gibi biri daha karşımıza çıkar mı bilemiyorum..
Güzel arkadaşım..Melekler hep seninle olsun..

11 Aralık 2010 Cumartesi

Makinemiz Yok..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 03:22 0 Dusunce
Fotoğraf makinemi evin içinde kaybedince hem foto çekemiyorum hemde olanlarla yetinmek zorunda kalıyorum.Ne ediyim? :) Bu soğuk havada içimiz ısınsın bari diyerek koydum bu fotoyu..
Bizden haberler çok güzel:nazar boncuğu:
Alyanın yadırgama evresi geçti gene,kreşinde mutlu.Öğretmeninin boynuna atılması var ki hele beni sinir eden..Neyse orada mutlu olası yeterli benim için..Artık koşa koşa içeriye giriyor,elindeki oyuncağını götürerek göstererek.
Zaten kreşin en küçüğü olduğu için 2008lerle aynı sınıfta Alya.Bu onun için inanılmaz faydalı oldu farkı fark ediyorum..Çok dillendi söylemediği yok gibi..
Geçende telsiz telefonu almış,yenge Alya getir bana onu kızım diyince gelmiş 'yeyine kooodum ' demiş:)
Gayyyyusunu izlerken sesi kısıksa eğer Alyadan bir ses ' annneee sesini aç'...
Alya ne yaptın bugün okulda kızım diyen annesine 'hhhiiiiççç' diyen bi çocuk oldu.. :)
Annesi gibi laf çok maşallah...
Pazar günü çalıştığım için perşembe izinliydim birlikte temizlik yaptık ana kız.Çok zevkliydi,ikimizin başında taçlar elimizde bezler.Ona gardropun köşeleri ve kapının alt kirişlerini sildirdim.Yalap şap oldu ama olsun en azından tozu kalmadı:)))
Oyunlar oynadık birlikte temizlik yaptık.11 gibi yattık birlikte ben 12de kalktım.O uyurken diğer işlerimi toparlıyım dedim ütülerimi yaptım.Evimi sildim.Yemeklerimi yaptım.Kuzum saat 3ü geçiyordu uyandığında.Gayyusunu izledik,güldük birlikte laf atarak gayyuya..
Hava güzel olmasına rağmen canım hiç dışarıya çıkmak istemedi çok özlemişim evimi.Kızımla sere serpe uzanıp televizyon izlemeyi sorumsuzca..
Akşama babamız geldi,yemeğimizi yedik birlikte.Tatlımızı da çayımızla hallettik..Güzel bir gündü.Özlediğim bir gündü..Bu pazarda ailece keyfini çıkarırız umarım..
Gelelim işe..Fasülyenin faydalarına der gibi oldu ama..
Araç satış çok zevkli,iletişimde olmak;onları birer araç sahibi yaparken o heyecanı paylaşmak..Kapıdan girdikleri ilk andan sonra hayatlarında olmak.Aracı anlatmak,test sürüşüne çıkmak..Sonrasında bir çay içerken birlikte kredi koşullarından bahsetmek..Sonrada O satış sözleşmesini imzalamak..Nufus cüzdanını alıp kapora almak..İşlemlerin başlaması,kredinin girilmesi,evrakların tamamlanması,faturanın kesilmesi.Plakanın çıkarılması..Ve araç teslimatı..Aracı a dan z ye her donanımıyla anlatıp anahtar parasının alınarak müşterinin gönderilmesi.Ertesi gün elinde bir yaşpasta yada baklavayla gelmeside ayrı bir güzellik..Sanki anahtar parasını bırakan o kişi değil gibi..Sonra güzel süren sotluklar..
İşimi çok seviyorum..Ama çalıştığım yeri değil.Hala alışamadım.Hala zorlanıyorum..Belkide onlar gibi olamadığım için.Dedikoduyu sevmiyorum,sadece işimin başındayım.Çenem işim için çalışıyor,işim için muhabbet ediyorum çoğunlukla..Bir iki kişi var,satış müdürmüz ve satış ekibimizle gayet iyiz ancak iletişim çok çok az.Didişme ve höt höt genelde bizim şirkette.Neler değiştirebilirim diyorum ama insanın ailesinden alamadığını ben nasıl bu yaşlarından sonra vereyim..1.5 aydır çalışıyorum ama psikolojik olarak acayi etkileniyorum.Geçende bi konuşayım dedim,ocakta çıkacağımı söyliyim satış müdürüne..Sonra dedim ne için,kim için..Anormal olan ben değilim ki,onlar..
Bir ortam var,birbirlerine güvenmeyen birbirleri hakkında sürekli konuşan ancak yanyana geldiklerindede toz kondurmayan..O birbirleriyle ilgili şikayetlerini satış müdürüne anlatırken hallerini gördüğüm için belkide ikili oynamalarını midem almıyor..İyi olabilirler ki o da tartışır.ama ben korkarım öyle insanlardan,ki hayatım boyuncada uzak durmuşumdur yüzüme ayrı arkamdan ayrı konuştuğunu bildiklerimden..Bunun uyumsuzluğunu yaşıyorum..
Prim sistemi çok çok iyi bir çok firmanın üzerinde.Ama insanın çalıştığı yer evinden daha fazla vakit geçirdiği bi yer.Ne ediyim ben parayı huzurum yoksa diyebiliyorum..
Bakalım gittiği yere kadar...
Birde çok yorulmamın ve işimle ilgili yan şeyleri yapmanında beni yorması cabası elbette..Müşteri girişleri,bandrol alımı filan.O bandrol listesi acayip karışık,bi düzene sokamadım gitti:)
Şimdilik işle ilgili haberlerim bu şekilde...İyi olur umarımm...

2 Aralık 2010 Perşembe

Çirkinn.....

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 22:27 2 Dusunce

Çirkinsi şımarıksı gülüşleri..Canıma can katan.Ömrümü uzatan..
Artık haftada 3 gün gidiyor Alya kreşe.Bu sabah izin aldım,gittim görüştüm tekrar hem ödemeyi yaptım...
''Çocuğunuzu yorun,ne kadar yorar-tempoya alıştırırsanız ilerde o kadar uzak olur yavaşlıktan odak sorunundan..Rahat bir yaşama alıştırırsanızda sürekli rahat bir ortam ister ve ilerde zorluklarla karşılaştığında hemen pes eder..Temposu olsun koştursun,bir şeyler öğrensin.Yorulsun '' dedi psikolog kreş sahibimiz..
Çok da mantıklı geldi bana..Sene sonundada artık tamamen kreşli olacağız.Ultra durumlar hariç.Gene babanne sevgisini alacak,babanne dede torun iletişimi çok güçlü olacak..
Köşe yastığı gibi körelmiş bi çocuk istemiyorum.Hareketli,atik,elli ayaklı olsun benim kızım.Yorulmak nedir bilmesin istiyorum.Uyuduğunda dinlensin,ertesi gün yine aynı tempoyla koşuştursun istiyorum..Koşuşturdukça üretsin,aklı başka bir yerde bedeni başka yerde olsun istiyorum..Pratik,aynı anda 4-5 işi yapabilen,yaptığına doymayan daha fazla tempo arayan bir çocuk bir genç kız olsun istiyorum..
Çok şey mi istiyorum..
Annesiyim..
Onunla ilgili kararlarda sadece benim..Bugün bunu başardım..
Daha bizi kim tutar...

1 Aralık 2010 Çarşamba

Anne İşte..

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 22:56 0 Dusunce
Bu sabah Alya kreş günü olduğunu bilircesine huysuzdu.Herşeye tepkili,ağlak bir durumda evden çıkarken bile mutsuzdu..Ayağındaki ev ayakkabısını çıkarmak istemedi,suyunu eline aldı sadece..
Kreşin kapısına geldiğimizde arabayı daha park ederken binaya baka baka anne hayıy hayııyy demeye başladı..Binanın dış merdivenlerini temizleyen teyzemizle konuştuk biraz,kapıyı öğretmenimiz açtı.Arkadaşları geldi yine kapıya,Ayaaaa geedii diyerek.Ama Alya bu..Durur mu,ayrılmak istemedi.Boynuma tutuldu,öğretmeni gel Alyacım hadi diyip aldı elimden.Hemen kapıyı çektim üzerine.
Dışardan her zamanki gibi dinledim,Alyanın sesi kesilince bindim arabaya işe geldim.Aklım Alyadaydı her zamanki gibi.Gün içinde bir sorun olmamasına rağmen,genede aklım oradaydı..Kendimi işe veremedim uzun süre,gün içindeki toparlamam gerekenleri toparladım ancak işte öylesine bi toparlama.
Sonra hemen kreşin sahibini aradım,içimdekileri anlattım ona.Endişelerimi.Alyanın babanne,kreş,haftasonu teyze ve yenge ile büyümesini.Bunun Alyadaki etkilerini..
Çocuğun bir elden çıkmasının her zaman için en iyisi olduğunu söyledi Gül Hanım uzun uzun konuştuk sağolsun..Haftada 3 güne çıkaralım dedik kreş gününü,onun için daha iyi olacağını söyledi bana.Ve anlattı..
Alyanın ikindi uykusundan kalktıktan sonra diğer arkadaşları gibi bugün ilk defa yatağını topladığını.Tam toplayamamış.Yorganını bi o yana bi bu yana savurmuş.Pijamalarını katlıyormuş sözde ama rulo yapmış tabi.Öğretmeni çok gülmüş bu haline Alyanın..Bunları duymak da çok etkiledi beni.Kararımı vermiştim aslında haftaya 3 gün çıkaracak Alyanın haftasonu unuttuğu kreşi pts göndererek tekrar hatırlatacaktım..
Babamızı aradım,sen bilirsin senin için hangisi mantıklıysa onu yapalım dedi bana..Bunun huzuru ile işe verdim kendimi..Alyada iyi tabi,daha ne isterim..
Akşam olup eve gelince babannemizin haftada iki gün kreş için yeterli olduğunu,kendisinin yorulmadığını aksine seve seve baktığını söyleyince tüm hayallerim gitti.Ben onun yorulduğunu biliyorum.Ben yeri geldiğinde bir çocukla baş edemezken o 3 çocukla nasıl uğraşacak ki..Sinir sistemi iyice yıpranacak filan ..
Olmadı tabi..Sağlık olsun..Şimdilik gene düzenimiz yada bu şekildeki düzensizliğimiz devam edecek..
Hayırlısı..



Seni çok seviyorum..Defalarca yineleyebilirim bunu..Yinelerkende ağlayabilirim..

30 Kasım 2010 Salı

Anne Denir...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 22:55 2 Dusunce
Bu ara facede döndürdüğümüz anne denir söylemlerine buradan devam edeyim dedim..


-Yarasın diye muhallebinin içine ciğer katarak blendarlayıp yediren manyaklık derecesinde yaratıcı insan dişisine Anne denir..
-Her kaka yaptığında bezi mıncık mıncık deşeleyip ne var ne yok,bişe yutmuş mu acaba yada kakası nasıl diye merak edip daha pis bir koku yayılmasına neden olan,çevresindekilerin aksine o kokuyu duymaktan haz alan kişiye Anne denir..
-Muz yemeyi seviyor diye gece yatarken muzunun içine bir tane köfte atıp ezerek yediren kişiye Anne denir.
-Seviyor diye Caillou nun tüm bölümlerini ezbere bilmesine rağmen,ilk kez izliyormuş gibi yapıp gülerek kızının kahkahalarına eşlik eden kişiye Anne denir.
-Trafikte ilerlerken kızının bağırmasıyla arabayı sağa çekip işe geç kaldığını bile bile elinden yere düşürdüğü minicik minnacık topu dakikalarca arayan düzenle saçını taradığı halde dağılmasını umursamayan sözde işkadınına Anne denir...
-İşyerine gelen ailelere özenip eğer üstüne üstlük yanlarında birde çocuk varsa o an dönen sıkı pazarlığa karşın izin isteyip hemen kızının sesini duymaya giden kişiye Anne denir..
-Eskiden tahammülsüz olduğu konularda şimdi gayet relaks davranabilen,tüm mızmız çekilmez modunda olan kızına karşın yorgun değilmişcesine gene de izah edip ikna çabalarında bulunan kişiye Anne denir..
.....
.....
-Ve ve Ve...
Tüm katı gıdaya geçmeye başladığının söylentilerine inanmayarak bu akşamki yemeğini löp löp yedirdiği halde öğürmeyen kusmayan kızına dayanamayıp,bu günleride mi görecektim diye ağlayan Kadına Anne denir...



29 Kasım 2010 Pazartesi

Hın Hınn Çekilin Yoldan Vahşi Batıdan Geliyorlar....

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:01 1 Dusunce
Artık 22 ayını yaşayan bir çocuk oldu Alya,bebeklikten çıktı.Koca bir kız..
Babasına naz yapan,ikisiyle aynı ortamda duurlmaması için elinden gelen yapan bir çocuk..Babaa babaa diye mızmızlanan bir çocuk..
Anne diye ağlar bebeler değil mi?Hııh o da ne,ne annesi.Kapı gibi babası dururken anneyle kim uğraşır..Baba..Tek hayatımız baba..Herşeyimiz baba...
Gün içinde ne babanneyi,ne kreşteki öğretmenlerini yoruyormuş Alya.Gayet ılımlı olumlu..KEyifli.Ama babayı gördü mü,o çocuk gidiyor yerine çekilmez sürekli mızırdanan babayada nefes aldırmayan bir çocuk geliyor..
Bu ara telefonlara koşma başladı Alyada.Ev tlfnu çaldığında nerde olursak olalaım koşturuyor,allooo diyor büyük kız edasıyla..Babannemiz pek dertli bu durumdan,tlfnu açıyor sonra bana vermiyor.Masanın etrafında dört dönüyoruz telefonu almak için diyor..Kadını 1 ayda 10 senelik yaşlandırdık diye düşüüyorum artık..
Bu arada kendi kendine 5 e kadar sayabiliyor.Biz alfabeyi çok söylerdik birlikte a-b-c...diye devam ederdik.Hepsinide tekrar ederdi benimle.Sonra rakamlara geçtik.22 aylık olupda ilk 5 rakamı ezbere bilmesi bence gayet iyi bir şey:)
Gün içinde çok özlüyorum onu.Şirkete ailesiyle gelen birilerini görünce etkileniyorum,helede Alyam gibi küçükse çocukları..Hemen kızımı arıyorum seisni duyuyorum..Annecim dediğinde bitiyorum..
Artık herşeyi konuşuyor.Demediği şey az gibi,cümleler kuruyor.Dudağını kabarta kabarta.Kuzum benim..
Ama mızırdanma olayı felaket.İstediğini ağlayarak yaptırma olayımız başladı.2 yaş sendromu başlıyor mu ne diyoruz.Geçende kreş öğretmeniyle bunu konuştuğumuzda Alyanın bir çok çocuğa göre evden uzaklazma psikolojisini bu şekilde yenmeye çalıştığını söyledi.Mantıklıda geldi..
Hala çabuk kandırılıyor.Ağlarken bi anda başka bir konuşmayla,hikayeyle yada objeyle kandırabiliyoruz onu.Unnutuyor yada unutmuş gibi yapıyor:)
Gayuu hala favorimiz.Geceleri yataktan gayyu diye ağlayarak uyandığı oluyor.Hemen gayu bebeğini yanına alıp tekrar uyumaya devam ediyor..
Gün geçtikçe haraketleride değişiyor elbette.Bugün ayağındaki ayakkabısını aşağıya atmış balkondan.Anlam veremedik yaptığına.Mantık aramakda saçmalık mıdır bilemiyorum ama,eskiye dönmesek diye düşünüyorum.Çünkü bir dönem alağıdan attıklarını toplamak için günde 5 6 kere iniyorduk..Unuttu derken gene başa dönmesek iyiydi be...

Geçen akşam çok sevdiğimiz arkadaşlarımız geldi..Alyaya 3 çift ayakkabı almışlar.Diyorum ya benim kızım çok nasipli çok kısmetli diye:)


Güzel bebişim,mis kokulum..Annesini Can'ı..


Alya bu ara fotoğraf çekimine başladı.Babası eline verip nereye basılacağını söyledi o da anladı!!
Bu aşağıdakiler en iyileri,zira bir sürü poz çekiyor olsun basıyorum ya der gibi:))
Bu arada ne kadar estetik görünüyor Alyayı oyalamak için sehpaya babaısnın koyduğu çekirdekler..O gece o çekirdekleri her bir yerden topladık salonda..Neyse amaç neydi geliimi iyi olsun:P :))))


Ah be kuzum göbeğimi çekmesen iyiydi.. :))



ÇEkirdeği dişleriyle açmayı öğrendi alya bu aralar.
Hepsini değil ama çocuğunu açabiliyor artık.Tuzluymuş acıymış hiç önemli değil..Yeterki kırılsın çekirdğein kabuğu:)
Çok özlüyorum hep aklımın bi köşesinde.Ne yapıyor acaba diye düşünüyorum sürekli.Geçer di mi?İnşallah geçer...

23 Kasım 2010 Salı

Blog Boş İnsan İşi Sanırım...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 00:39 0 Dusunce
Çok seviyorum yazmayı..Alyaya dair notlar almayı,ilerde ona okuyabileceğim bir şeyler bırakmayı..Ancak şu aşağıdaki bayram postunu bile kaç gün üzerine yazabildim ancak..Boş olmayı,evde oturmayı bunun için özlüyorum..
Eskiden çalımıyormuşum dedim geçende babamıza..Ben gene müsait olur internete filan girerdim.Şimdi ne mümkün yeni markamda.Söylediğim bir bardak çayımı yarılayabilirsem lüksün alasını yaşıyorum..Bu zamana kadar da bunu en fazla 5 kere filan becerebilmişimdir..
Ama genede herşeye rağmen şükürler olsun çok yoruluyorum,evede yorgun argın geliyorum Alyayı alıyorum yediriyorum oyun oynuyoruz,o yattıktan sonra işlerimi ayarlıyorum ama değer..Sonuçta bir çok çalışan annenin yada kadının temposu bu zaten..
Alyaya dair aslında kreşte yaptığı aktivitelerle ilgili fotoları mevcut ancak onları bile makineye atamadım..
10 Kasımda Atatürk köşesi yapmışlar kreşte.Evde geldiğinde baktım bana Adadkk anne diyor.Bi kaldım kapıda ne oluyor diye.Yakasındaki yapıştırmayı gösterdi sonra bana..Kendi boyamış,öğretmenide kesip yapıştırmış yakasına..Şimdi nerde Atatürkü görse gösteriyor.İlk öğrendi dönem 21 aylıkken..Çok özel bir duygu..Hep gözlerim doluyor,anlatmadığım kişide kalmadı..Bugünleride görecek miydim diyorum kendime..Şükürler olsun Rabbime..




Kreşteki düzeni hala aynı..
Beslenmemiz daha katı gıdaya yöneliyor ancak öğretmenleri yavaş yavaş olacağını söylüyorlar.Çok sıkıştıramadıklarını bunun kreşe alışma döneminde yanlış olacağını,kreşi seven Alyanın oradan soğuyabileceğini ve bu konuda tamamen onlara güvenmemi söylüyorlar..
Bende bu uzman ekibe çok güveniyorum..



Haftada 3 gün babannede,2 gün kreşde bir gün alt kattaki yengede olan Alya gerçekten büyüyor artık..Hepsiyle ayrı ayrı uyumu,hepsiyle ayrı keyfi var..
Babannedeyken Tuğçe ve Mertle oyunun dibine vuruyor...
Kreşteyken aktiviteler,oyun,arkadaşları,öğrendikleri filan..
Alt katta yengedeykende daha bir başka alemde oluyor..Balıklar tavuklar arka taraftaki inekler,yengenin çocuklarıyla daha bir pışpışlanıyor..Kuzum benim..
Gözüm hiç arkada kalmıyor çünkü çok mutlu..İlerde anne çalışma diyecek mi bunu merak ediyorum..Dersede karar onun..Çünkü ben onun annesiyim..
İletişimi çok güçlü.Bana benziyor,herkesle iletişime girebiliyor.Ortamı çabuk benimsiyor.Şu an için olumsuz bir hareketi yok,bizide üzmüyor..
Hep böyle kalsın inşallah..

21 Kasım 2010 Pazar

Bayramda Yoktukkk...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:45 0 Dusunce
Bayramda yol demedik iz demedik kalktık gittik İstanbula.Yoğun bir trafik vardı gece çıkmamıza rağmen genede kalablıktı yollar.Bir kaç kere tehlike atlattık ancak babamızın dikkati sayesinde kolayca geçirdik yolculuğumuzu..
Gece 11.30da başladığımız yolculuk sabah 7 gibi son buldu..Alya yeni uyanıyordu bu sebeple çok rahat ettik.Hiç bunalmadık zırt pırt durmadık..
Köprüden geçerkenki tat,hala damağımda..



Hani yol yorgunluğu olur,gece çıkmışsınız yola bi dinlenin dimi?
O da ne,yeniliyor mu:)
Gezgin bir gelin,gezgin bir görümce,gezgin bir kayınvalide olunca ne iki çocuk-ne kocalar-ne kalabalık filan..Hepsi hikaye...
İki çocuğu bebek arabasına attık mı ohh daha ne isteriz..Az da dursalar olsun babalrın dinlenmesi için bir çözüm yolu...


Alya çok güzel bir çocuk oldu.Her çocuk annesine göre güzeldir mantığıyla yazıyorum.Dileğim bahtı şansıda annesi gibi güzel olsun.Akıllı olsun,sağlıklı olsun.Mutlu olsun..


İkea evimizin herşeyi:)Kayınvalidemle görümcemleri beklerken hadi çekinelim dedik..İkeaya gelmişken raf aldılar onlar işlemleri hallederken biz dinlenelim diyoruz..Malum kocamaaan bir yeer...


Bu fotonun adı zaptd.. :))
Taha ve Alyayı koskoca İkeada zapt etmek için sık sık bu yöntemle durduruldular.Malum kalablık ve iki küçük çocuk..Saklanmayıda seviyorlar oyun haline getiriyorlar..


Süperler:) Kocam ve görümcemin kocası:)Onları böyle görünce çekmemek olmaz tabi..Yorulan kocam kendini damada taşıttırıyor.Eee kız almak kolay değil:)


Alyaya kreş çok yaradı,Atatürkü öğrenmesiyle ilgili postu yazıcam aklımda.Gözlerim doluyor bunu bile yazarken..Adadüüüük diyordu 10 Kasımda yakasındaki atatürk resmini göstere göstere.Şimdi nerde Atatürkü görse anne bak Adaddük diyor yavrum..
İkeanın çıkışında orda ablaları görünce hemen yanlarına koştu ve bunu yapmak istedi.ablalarımızda sağolsunlar hiç kırmadılar aldılar kucaklarına,biraz öğrettiler.


Başka bir gün gene sokaktayız ve iki bebe gene bebek arabasında..İlk böyle başlıyoruz sonra dağılıyoruz tabi..



Babannemiz ve halamız,hala oğlumuz..Gezmelerdeyiz.Alya bu aralar burun delikleriyle çok haşır neşir.Ananesi kızıyor yapma kızım diye ama kayınvalidemin görmediği dakikalarda el burunda bu şekilde..

Görüntümüz bu şekilde.Bu fotodan sadece 10 saniye sonra yerdeler...
Çok yoruldu babalarımız,biz alışveriş derdindeyken iki çocukla babalara olan oldu..İyide oldu:)
Mağazalara kaçışan bebeler,arkalarından koşan babalar,saklanan bebeler,onları reyonlarda arayan babalar.Mağazadan çıkan bebeler,tezgahtar kızların beyefendi çıktılar bakıın gidiyorlar demesiyle fırlayan babalar..Bir o mağaza,bir bu mağazaya giren bebeler...Onları yormanın ve tutmanın tek çaresi olarak nanayları gören babalar(alışveriş merkezindeki oyun salonları yani) :)))


Bakırköyde Carruselde bu su gösterisine bayıldım hatta çok etkilendim..Alyaya bir hatıra kalsın istiyorum..



Kapışan iki bebeyi nasıl yola getirirz.Elbette gayyu açarak.Tahacık henüz gayudan anlamıyor çok ilgiside yok,ama Ayla yatıyor ya o da yatacak..Koşuşturmadıları ve birbirleriyle savaşmadıkları nadir anlardan...
Videomuzda var aslında ama çok uzun..Ayyyaaa diye bağıran Tahaya deddddiiim diye cevap veren Alya evde koşturuyorlar..Biz oturuyoruz nasılsa her zamanki halleri diye,babannemiz bir bakayım diyor nerdeler..Bir bakıyoruzki görümcemin yatağına çıkmışlar,yatak başlığında zıpzıplıyorlar..Nasıl mı çıkmışlar,Alya profosyoneldir o konuda küçük tabureyi götürüp iki adımda yataktalar:)))


Ve dönüyoruz...
Çok eğlenceli ama yorucu bir haftadan sonra evimize yol alıyoruz.Bu fotodada kocamın göbeği dikkatimden kaçmadı. :)


Çocukla gündüz yolculuğu yaparsanız uyumadığı zamanlarda onu oyalamak için çeşitli yollar deneyebilirsiniz.ama eline pişik kremi vermek en uçta olsa gerek...


Bakım zamanı.. :)
Pişik kremiyle olmasa çok iyiydi..... :))))





Çok güzel anılar ve fotolarla döndük..İyiki böyle bir ailede gelinim ve iyiki bende iyi bir gelinim dedim yine..Mutluluk her insana yakışır..Ama bize çok yakışıyor.Hiç bozulmasın bu huzurumuz iyi niyetimiz birbirimize beslediğimiz bu ince duygular inşallah...















































7 Kasım 2010 Pazar

Bir Haftanın Özeti...

Diyorum.. Alya Derin Sönmez zaman: 23:37 0 Dusunce
Yoğundu ilk haftamız..Çok yoğundu hemde.Alışmaya çalışırken yeni düzenimize aksilikler bizi bulmadı ama bütün gün evdeki yaşamdan sonra çalışma hayatı,en ve Alya biraz yordu sanırım..
Bunada şükür dedik..
İlk iki gün evde kaldık 7yi eçerken evden çıkıp Alyayı ananeye(babanne yani)bırakıp oradan servise binmek sonrada dönüp alıp tekrar eve geçmek yorucu geldi.Babannemizin ısrarlarıyla iki günü orda geçirdik.
Aklım hiç kalmıyor biliyorumki çok çok iyi bakıyor babannesi ona.Gözü gibi,dikkatli.Kime güvenebilirdim ki zaten bu şekilde...Kimseye.
Çarşamba ve perşembe günüde kreşe götürdü babannesi.Uyum süreci bizi zorlar diye beklerken öğretmeninden çok onure olacağım sözcükleri duydum..
Ne kadar iyi yetiştirmişsiniz kızınızı,ağlaması zırlaması yok.Yormuyor hiç bizi.Ne dersek yapıyor,söz dinliyor maşallah çok akıllı..Kimseye zarar vermiyor,hayırdan anlıyor ve kendini çok iyi ifade ediyor dedi..Bir anne olarak inanılmaz duygulandım..Kimseyi dinlemeyerek büyüttüğüm kızım bu küçücük yaşında beni o kadar farklı bir yere koydu ki..Sağolsun canımın içi...
Tabi profosyonel bir kreş olmasının avantajınıda yaşamadım desem yalan olur.Gittiği günlerde 3-4 kere aradım müdüre hanım hep aynı incelikle aynı titizlikle cevapladı beni.Yemesi,poposundaki pişik konusundaki tedirginliğim uyumu konusunda sürekli aydınlattı..
Cuma da tekrar babannedeydi,emice çocuklarıyla haylazlıklarının dibine vurdular..
Cumartesi de alt katımızdaki yenge sağolsun baktı,onuda hiç yormamış hiç üzmemiş prensesim.Yemeğini yemiş,gaayyyuuusunu izlemiş,abileriyle oynamış dışarlarda dolanmış filan..Keyifli bir gün geçirmişler..
Cumartesi akşamı gelen misafirlerimizin çocuklarıyla pek iyi anlaşamadığından mıdır nedir 20:30 gibi uyku moduna geçti.Hiç ilgilenmedi yemeğini yerken kapanan gözleri bitirdikten sonra
hemen kapandı.O kadar sese rağmen uyudu ya helal benim yavruma dedim..
Ve bugün..
Kahvaltıdan sonra babannemizide alıp Bafraya gittikHavanın güzel olması ile birlikte dolandık meşhur pidesi olan Bafraya gidipde pide yemeden dönmek olurmu dedik..

Ortaya şöyle manzaralar çıktı..



:)))))))))))
Her zamanki gibi restoranda babasının yanında oturan Alya,karşıda oturan babannesi ve ben:)Alıştım bu duruma.
Ne kadar eğlenceliler..İkiside hayatım benim..Hayatımın ta kendisi..
Güzel bir pazar yaşadık,babannemizi bıraktıktan sonra babamlara uğradık teyzoşu ve dedesiyle oynayıp iyice yorgunluk attı..
Akşamda yine misafirimiz vardı Kamil ve Eşi Ayşe oğluşları Yiğitle.Fazla oturmadılar 2 saat kadar oturup çayımızı içerken bir şeyler yedik..
Yiğitlede eğlendiler onları izlemekde en güzeliydi diyebilirim..
Gelebilirim işe...
Aslında bildiğim prosedürler,bildiğim işlemler herşey aynı.Değişen hiç bir şey yok..Şirketi keşfettim bu hafta,sattığım marka araçları birde..Araç satış çok zevkli.Çok keyifli.İnsanların hayallerini şekillendiren insan olmak sonrasındada iletişi devam ettirmek,başarı üzerine başarı katmak demek..
Ancak yeni olduğumdan biraz daha fazla yorucu geçiyor bunu da kabulleniyorum..Yer yapana kadar diyelim.. :)
İyi yöneticilere sahip,başarılı bir firma umud ediyorum böylede devam eder..
Blog Widget by LinkWithin

Beni Sevenler:)

Kimler Gelmiş??